ANASAYFA
23 Kasım 2014 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
'Edirne Yahudileri'
Edirne Yerel Tarih Grubu Başkanı ve eski Belediye Başkanı Güngör Mazlum, üçüncü kitabında 520 yıl önce İspanya'dan göç eden Edirne Yahudileri'ni konu aldı...
Haberin Yayın Tarihi: 24-05-2013 12:27
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
'Edirne Yahudileri'
Sevcan KALIPÇİNDEN
Edirne Yerel Tarih Grubu Başkanı ve 1977-1980 Dönemi Edirne Belediye Başkanı Güngör Mazlum, 'Suskun Güvercin' ve 'Kırık Kanatlar'dan sonra üçüncü kitabında da Edirne Yahudileri'ni konu aldı.
Ortaokul yıllarında yaz tatillerinde babasının Yahudi esnafının yanına çırak olarak verdiği, öğrencilik hayatında pekçok Yahudi arkadaşı olan Mazlum, bu kez de Edirne'nin Yahudileri'ni yazdı. Lise yıllarında Yahudi bir kıza aşık olan, evliliğinin ilk yıllarında şarapçı Yasef Adato'nun evinde altı yıl kiracı olarak kalan Mazlum bu nedenle Edirne Yahudileri'ni çok yakından tanıma fırsatı bulmuş. “Edirne Yahudileri” adını taşıyan kitapta Edirne'nin Fethinde Osmanlılar'ın karşılaştığı Yahudiler, Avrupada'ki baskınlardan kaçarak Edirne'ye yerleşen Yahudiler, Ağalama Duvarı, Yedi kollu şamdan, Eğitim-Alyans İsrailite okulları, Talat Paşa'nın Edirneli Yahudi kızı Ester ile yaşadığı aşk hikayesi, Sabatay Sevi'nin Edirne Sarayı'nda yargılanması, 1934 Trakya olayları, Siyonizm, Laydi Montegü'nün mektubu, Atatürk dostu Hahambaşı Haim Becerano, Edirne Alyans Kız Okulu Müdüresi Angel Geron'un Balkan Savaşı Günlüğü ve İğneli Fıçı ile buna benzer bir çok ilginç konuyu ele alıyor.
MAZLUM'LA KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ
Edirne Yerel Tarih Grubu Başkanı Güngör Mazlum'la söyleşimizde Edirne Osmanlılar'ın eline geçtiğinde Yahudiler'in yaşayıp yaşamadığını sorduk ve Mazlum, "Edirne, I.Murat tarafından fethedildiğinde Edirne'de yerleşik küçük bir Yahudi grubu vardı. Şarapçılık ve dericilikle uğraşıyorlardı" dedi.
Yahdui topluluğunun nereden ve hangi nedenle gelmiş olabileceğine ilişkin de Mazlum, "M.Ö 70 yılında Romalılar, Kudüs'ü yakıp yıktılar. Hatta Kudüs'te Yahudiler'in Hz. Süleyman'ın büyük tapınağını da yıktılar. Batı Duvarı yalnız ayakta kaldı ve şimdi o Batı Duvarı'na Yahudiler gidip ağlıyorlar ve oraya 'Ağlama Duvarı' diyorlar. Aynı zamanda dua ediyorlar ve eski günlerini tekrar istiyorlar. Bir de yedi kollu şamdan kalmıştır Hz. Süleyman'ın tapınağından ve yedi kollu şamdan da kutsal sayılır, her Yahudi'nin küçücük bir tane evinin köşesinde vardır. İşte Edirne fethedildiğinde Yahudiler vardı diyoruz ya M.Ö 70 yılında Romalılar Kudüs'ten kovuyor ve onlar dünyanın her yerine yayılıyor. Anadolu'ya, Trakya'ya bu arada Edirne'ye de gelmişler" diye konuştu.
Kitabında, "Edirne, Avrupa'nın en büyük yahudi topluluğuna sahipti" diyen Mazlum bu topluluğun Edirne'ye nereden geldiğine ilişkin de, "Bu topluluk daha ziyade Avrupa ülkelerinden gelmiştir. Osmanlı'nın bir ekonomik politikası da var. Bursa'dan sonra Edirne'yi başkent yapınca burada ekonominin canlanması, nüfusun artması için bir takım tedbirler alıyor. Vergi indirimleri bir takım ticari kolaylık sağlıyor. Osmanlı topraklarından olsun, diğer Avrupa ülkelerinden olsun Yahudiler Edirne'ye göç etmeye başlıyor. Bir de Haham Sarfati var. Almanya'daki zulümlerden kaçıp Edirne'ye gelmiş haham ve Edirne'de rahat bir yaşam var ve mektup yazmış Avrupa'daki Yahudiler'e. 'Gelin buraya, burada kültürümüzü, dinimizi çok rahat yaşıyoruz. Bir elimiz yağda bir elimiz balda. Üstelik Edirne Kudüs'e yakın buradan Hacılığa da kolay gidersiniz' demiş. Ve arkasından Avrupa'dan Yahudiler gruplar halinde Edirne'ye geliyorlar.
Avrupa'da devamlı din baskıları var. O vesileyle çok kaçıp gelenler olmuş. Edirne'ye İspanya ve Portekiz'den gelenler olmuştur. İspanya Kralı Ferdinant D'Aragon ve karısı İzabel Granada'da bir beyanat veriyor ve Yahudi ve Araplar'a ülkeyi terk etmeleri için dört aylık süre tanıyorlar. Zamanı gelince terk ediyorlar ve o zaman Padişah II.Bayezit ve o da kucak açıyor, sınırlara ve gümrüklere fermanlar yayınlıyor, 'Yahudiler'e sahip çıkın, onlar bizim misafirimiz' diye.. Böylece İspanya ve Portekiz'den Osmanlı topraklarına çok gelen oluyor, bu arada Edirne'ye de geliyorlar.”
Edirne Havrası'na da kitabında yer veren ve sahip çıkılması gereken bir turizm anıtı olarak değerlendiren Mazlum, "Aslında sahip çıkılması gereken bir turizm anıtı. Onun kıymetini bugüne kadar bilemedik. 1905 yılında Edirne'de büyük bir yangın çıktı ve Yahudiler'in 13 havrası da yandı. Avrupa'dan da bir sürü yardımlar geliyor. Yardımlar bol miktarda geliyor ve 13 tane havra yerine 1 tane güzel ihtişamlı bir havra olsun diyerek yapıyorlar. Günümüze kadar maalesef gelemiyor, çöktü. Ak-San Şirketine ihale edilmiş vaziyette 3 milyon 704 bin Lira'ya 28 Aralık 2012'de inşaatının bitmiş olması gerekiyordu ama hala inşaat sürüyor" dedi.
Trakya olaylarını da kitabına taşıyan Mazlum bu olayların Edirne ile ilgisi olup olmadığını sorduk ve Mazlum bu sorumuzu da şöyle yanıtladı:
"Edirne ile ilgisi var tabii. 1933 yılında Hitler Almanya'da başa gelince çok büyük bir milliyetçilik cereyanı başlıyor Almanya'dan başlamak suretiyle. O milliyetçilik cereyanı perde perde Türkiye'ye ve Edirne'ye de geliyor. Vatandaş Türkçe konuş, bildiriler, gazetelerde dergilerde gayri müslümler ve özellikle Yahudiler'in aleyhinde tahrik edici yazılar vs. Havraların altına bile bildiri atıyorlarmış 'memleketi terk edin' diye. İnsanlar böyle tahriklere kapılmak suretiyle 1934 yılında Kırklareli'nde başlıyorlar Yahudiler'in evlerini dükkanlarını yağmalamaya, taşlamaya. Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale olmak üzere dört Trakya şehrinde büyük bir Yahudi yağmacılığı oluyor, kaçıyorlar daha ziyade İstanbul'a gidiyorlar. Maalesef böyle bir olay yaşanmış."
Kitabında adı geçen Leyde Montegü'yü de Mazlum özetle şöyle anlattı:
"İngiliz Elçisi Edward Montegü Edirne'ye resmi görevle tayin ediliyor ve eşi de geliyor. Eşi de edebiyatçı. 1717 yılında Edirne'den İngiltere'ye mektuplar gönderiyor. Hatta Çiçek aşısının ilk defa Edirne'de yapıldığını bir mektubuyla o göndermiştir. Edirne'deki sosyal yapıyı, insanlar nasıl yaşar, ne yerler ne içerler diye anlatırken, Yahudiler'i de anlatmış. Ben kitabımda Leydi Montegü'nün o Yahudiler'le ilgili olan mektubunu aynen yayınladım."
Eskiden beri var olan İğneli Fıçı söylentilerine de değinen Mazlum, "Biz küçükken annemiz bizi korkuturdu. 'Uzaklara gitme açılma Yahudiler seni alır iğneli fıçıya koyar, ondan sonra kanını içerler' diye öyle bir söylem vardı. Bunu şehir efsanesi tahmin ediyorum. Yahudiler'i aşağılamak için yapılan bir şey ama bu konuda çok araştırma yaptım, kitaplar okudum. Doğru olduğunu iddia edenler de var. Yanlış olduğunu iddia edenler de var. Şehir efsanesi olduğunu tahmin ediyorum."
KİTABINDAKİ DİĞER KONU BAŞLIKLARI
Kitabında değindiği konu başlıklarını da Mazlum özetle şöyle sıraladı:
"Yahudiler hafta sonunu nasıl geçirirler, ne yerler ne içerler. Şubat Günü dediğimiz, Cumartesi günü ışık da yakmıyorlar ya. Edirne Yahudiler'i arasındaki yardımlaşma. Aynı zamanda Cumhuriyet öncesi eğitimler, Cumhuriyet'ten sonra Türk çocukları nasıl eğitiliyorsa onlar da öyle eğitiliyorlar. Ama daha önce onlar kendi kendilerine eğitimlerini ve yardımlaşmayı sağlıyorlardı. Mesela İnönü İlkokulu Alyans İsrailite Okulu. O okulu, Yahudi Mezarlığı Maşatlık'ın nasıl talan edildiğini anlatıyorum. Edirne'de peynir imalatı Yahudiler'in elindeydi. Bu mesleğin Türklerin eline nasıl geçtiğini, Borsa Başkanı Mustafa Yardımcı'nın dedesinden, Eczacı İbrahim Ay'ın babası Mehmet Ay'dan bahsediyorum. Onlar bizim ilk mandıracılarımızdır Türk olarak. Rifat Mitrani'den bahsediyorum. Kendisi bizim için çok önemli. Burada 20-30 bin Yahudi yaşamış ve Rifat Mitrani ve eşi ile Bella Bemalki kaldı Edirne'de. Yasef Romano da İstanbul'a gitti. Rifat Mitrani Edirne'nin son Yahudisi. Onun ataları tam 1492'de gelmişler, tam 520 yıl önce İspanya'dan göç edip Edirne'ye gelen Safarat Yahudilerindendir. Havrada da son kıyılan nikah Rifat Mitrani'nindir. Edirneli Sadrazam Talat Paşa'nın aşk hikayesi, Yahudi dönmelerinin lideri Sabatay Sevi'nin Edirne'de yargılanması, Edirne Alyans Kız Okulu Müdiresi Angel Geron'un Balkan Savaşı anılarına yer verdim."
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE