|
Çokal skandalı
Haberin Yayın Tarihi: 19 Temmuz 2011 Salı - 12:08
Kırkpınar'ın Altın Kemerli Başpehlivanı Hüseyin Çokal'ın 650'nci Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde kapıdan içeriye alınmadığı ortaya çıktı....
Eski Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu, 1982-83-84 yılları Başpehlivanı Denizlili Çokal'ın gittiği her yerde en ön planda karşılanması gerektiğini belirterek, “Dolanıp duruyordu. Hüseyin Çokal'ın özel kartı olmalı. Öyle herkese verilen değil. Kaç kişi var ki altın kemerli yaşayan?" dedi...
![]()
Sevcan KALIPÇİNDEN
Kırkpınar'ın Altın Kemerli Başpehlivanı Hüseyin Çokal'ın 650'nci Tarihi Kırkpınar Güreşleri'nde kapıdan içeriye alınmadığı ortaya çıktı. Eski Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu, 1982-83-84 yılları Başpehlivanı Denizlili Çokal'ın gittiği her yerde en ön planda karşılanması gerektiğini belirterek, “Dolanıp duruyordu. Hüseyin Çokal'ın özel kartı olmalı. Öyle herkese verilen değil. Kaç kişi var ki altın kemerli yaşayan?" dedi. 650'nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Başpehlivanlık güreşlerinde minder kurallarına göre oyunlar sergilenmesi bu yıl da eleştiri konusu oldu. 1991-1992-1993 yılları Tarihi Kırkpınar Ağası Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Derneği Başkanı Alper Yazoğlu, son yıllarda hiç hoş olmayan Kırkpınarlar izlediklerini söyledi. Bu yıl ki açılış törenini özensiz, düzensiz ve ilkel bulan Yazoğlu, yağlı güreşin üvey evlat olarak görülmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Puanlamanın da minder kuralı olduğunu hatırlatan Yazoğlu'na göre, güreşlerin hareket kazanması için; puanlamanın sadece finalde değil tüm boylarda kalkmalı. Tarihi Kırkpınar'ın bu yıl her yönüyle üzdüğü Alper Yazoğlu, eski Kırkpınarlar'la son yılların Kırkpınarlar'ını karşılaştırdı. Türkiye'de 26 ilin güreş eğitim merkezinin kapısının kilitli olmasını eleştirdi ve önceki dönem Federasyon Başkanı olan Osman Aşkın Bak'la aralarında geçen bir konuşmayı aktararak söze başladı. "Yağlı güreşe ayıracak vakitleri yok" Yazoğlu, "Federasyonun işleri o kadar ağır ki yağlı güreşe ayıracak vakitleri yok. İnternetten Güreş Federasyonu sayfalarına girip baktığımda hatalarla dolu yarım yamalak hazırlanmış yağlı güreş sayfası görüp üzülmüştüm. Bu konuda bu kadar ilgisiz ve bilgisizler. Yağlı güreş bizim kaynağımız. Özü kaynağı ayağımızın altından kayıp gidiyor. Bunların farkında değiller" dedi. "Tören özensiz, düzensiz ve ilkeldi" Açılış gününü de değerlendiren, Yazoğlu açıklamasının devamında şunlara yer verdi: "Açılış törenindeki o düzensizlik, özensizlik, ilkellik, başı boşluk yağlı güreşe verilen değerin bir göstergesiydi. Çok üzüldüm. Federasyon Başkanı yoktu ve açılış konuşmasını yapan çocuk da onu temsilen gelmiş. Resmi kortejde ilk gün beyaz lastik ayakkabı giymiş lastik ayakkabının altına, oradan bu çoçuğun yetişmemiş insan olduğunu, kurallardan çok uzak olduğunu anladık. Konuşmasını yaparken koskoca tarihi Kırkpınar'ın açılışı var, seramoni var ve ona önem vermek lazım. Bir baktım yine son derece basit kıyafetle çıktı ve zaten ne söylediğini de anlamadım. Çünkü konudan uzak. Hatta bayrağı çeken geçen yılın Başpehlivanı Mehmet Yeşil Yeşil çocuğa öğretilmemiş ki bayrağı ağır ağır çekti. Bayrak hızlı çekilir, indirilirken yavaş yavaş indirilir. Tören başladığında bayrağımız geçerken protokol tribününde hiç hareket yok. Çok üzüldüm, dalgınlıklarına geldi galiba. Halbuki tören geçişinde Türk Bayrağı geçerken biz her yıl ayağa kalkardık. Bu da bir özensizlik. Yılların hocaları hep şunları derler, üniversitede yaptırdığım araştırmalarda, yağlı güreş yapan insanın oksijene çok ihtiyacı var. Açık havada saatlerce güreşmek zorunda. Minder güreşinde salonda güreşir bir kaç dakikada müsabaka biter. Bir defa buradan bir farkı var. Adale yapısı, antrenmanı, özü farklı. Mustafa Dağıstanlı'dan dinlemiştim ki en büyük şampiyonlardan biridir ve rahmetli hocaları Yaşar Doğu onlara, 'Sakın yağlı yapmayın yağlı yapan da mindere gelmesin. Çünkü ayrı ayrı dallar'. Dünyada Japonlar'da güzel bir örneği var. Geçen yıl da gelip burada gösteri yaptılar. Japonlar'ın geleneksel güreşi ayrı bir federasyon, Sumo güreşi bizim ki de yağlı güreş. Bunları hep birarada toplamanın bir alemi yok. 'Güreş bir bütündür' deniyor, toplu oynanan sporların hepsi bir bütün müdür yani? Öyle şey olur mu? Hentbol, basketbol, futbol hepsi bolla oynanıyor ama hepsi bolla oynanıyor ama ayrı federasyonlar.” "Kırkpınar'a gelip şov yapıyorlar" “Belki hakikaten bilmiyorlar ama şu anda ki görünüm o ki, birileri bu işe öyle çöreklenmiş, sahip çıkmış ve hiç hoş olmayan Kırkpınarlar izlemeye başladık. Osman Aşkın Bak, 'Yağlı güreş bizim kaynağımız den ne kaynağı?' Hiç yağlı güreşten yetişip de mindere geçip de bir şey yapan bugüne kadar hiç görmedim. Çok yorulduklarını ve olimpiyatlara hazırlandıklarını söylediği yıl Çin Olimpiyatları'nda koskoca Türkiye'den bir tane çocuk altın madalya aldı. Ramazan adındaki bu çocuğun arkasına Bak geçti madalyasını salladı hiç unutmuyorum ve onunla övünmek zorunda kaldı. Bu çocuk tek bir Türkçe kelime kullanamadı. Meğer Türk değilmiş Dağıstan'dan devşirme gelmiş bir onunla övünmek zorunda kaldı. Ayıptır ya. Türkiye'de benim bildiğim 26 tane güreş eğitim merkezi var hiç birinde doğru dürüst faaliyet yok, hepsinin kapısında kilit var. Kırkpınar'a geliyorlar burada bir sov yapıyorlar. Türkiye'de 200 civarında güreş yapılıyor. Bu sene düştü. Giderek düşüyor. Bir çok nedenleri var. Her gidilen yağlı güreşten güreş vakfına para gelir. Ayrıca buralara giden hakemler, cazgırlar pehlivanlar hepsi nemalanıyorlar. Yöneticilerde de bir grup var. Bunların hepsi buradaki yolluklardan güzel para kazanıyorlar. Tüm mesele bu.” Hüseyin Çokal “Bu sene Hüseyin Çokal ortalıkta dolaşıyor. Anlı şanlı bizim Denizlili Hüseyin Çokal'a görev dahi vermemişler. Bir de kapıdan içeri almamışlar adamı. Tanımıyorlar, federasyon ya da belediyeden kimlik verilse. Öyle bir şey de yok. Çokal gittiği her yerde en ön planda karşılanması gerekir. Dolanıp duruyordu. Hüseyin Çokal'ın özel kartı olmalı. Öyle herkese verilen değil. Kaç kişi var ki altın kemerli yaşayan?" "Puanlama minder kuralıdır, kaldırılmalı" Güreşlerin hareket kazanması için de puanlamanın tüm boylarda kaldırılması gerektiğini belirten Yazoğlu, puanlamanın minder kuralı olduğu vurgusunu yaptı ve şunları söyledi: "Puanlama zaten niye finalde kalksın hepsinde kalksın, puanlama minder kuralıdır. Minderle yağlığı birleştirdiğiniz zaman işte ucube bir şey çıkıyor. Tam bir ucube. Onun için bunun en güzel en kestirme yolu şudur ki, biz yıllardır bunun deneyimini yaptık ve ne gördük? Tüm yağlı oyunları, kuralları uygulanacak eğer pasif güreşme varsa ihtar kuralı çalıştırılacak. Hiç gözünün yaşına bakmadan bir, iki ve üçüncü ihtarda diskalifiye edilecek. O zaman mecbur güreşecekler. İşte o zaman kıran kırana güreş olur. Kule hakeminin verdiği ihtar bir anlamda güreşmeleri için tehdittir. Hakem futbolda kırmızı kart gören en kral futbolcuyu dışarı atıyor. Burada da atabilmelidir. Hiç yağlı güreş oyunu izleniyor mu? Bir sürü oyun var. Taşçı pasa kasnaktan çevirirdi, künde atardı. Hiç görüyor muyuz? Yok ki?!" |
|
|
Copyright © Edirne Hudut Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.
Babademirtaş Mah. Demirtaş Sok. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE Tel: 0.284.212 53 59 | Fax: 0.284.212 38 74 |