ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Emre amade
7 Haziran 2015 Milletvekilliği Genel Seçimleri'nde Ak Parti tarafından Edirne'de birinci sıradan aday gösterilerek parlamentoya giren, ancak 1 Kasım 2015 Erken Seçimleri'nde ise liste dışı kalması nedeniyle daha önce FETÖ tarafından “Tayyipçi, sakıncalı, ihbarlı” diye fişlendiği için tüm gözler üzerine çevrilen Şemsettin Emir, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası parti içerisinde gerçekleştirilmesi beklenen temizlik dolayısıyla Genel Merkez'den işaret bekliyor...
Haberin Yayın Tarihi: 05-08-2016 10:46
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Emre amade

Sevcan KALIPÇİNDEN ELMACI
Hudut Gazetesi Haber Merkezini ziyaret ederek Genel Yayın Müdürü Bülent Ayan ile görüşen Emir, “Tayyip Erdoğancı olduğumuz için bize de zarar verme ihtimalleri yüksek gözüküyor. Bu süreç bittikten sonra genel merkez tarafından masaya yatırılacak. Biz burada kimi aldık, yerine kimi koyduk, bunun referansı kim, kim bunu önermiş bize, bunun alınmasını kim önermiş, verilmesini kim önermiş? Dolayısıyla bunların hepsi masaya yatırılacak” dedi.
Şemsettin Emir, 7 Haziran seçimlerinden başlayarak süreci şöyle anlattı:    
EMİR 7 HAZİRAN SEÇİMLERİNDEN BUGÜNE GELİNEN SÜRECİ ANLATTI
“7 Haziran seçimlerinde AK Parti'den 11 tane aday adayı vardı. Ben aday adaylığı müracaatımı yapmamıştım. Genel Merkezimizin daveti üzerine adaylık müracaatımı yaptım. Türkiye'de 7 Haziran seçimlerinde partimizin oyu yüzde 9,5 civarında düştü, yüzde 41 civarında oy aldık. 7 Haziran seçimleri çok sıkıntılı bir süreçte. 11 arkadaşımız da elbette milletvekili olmaya layık kardeşlerimiz ancak genel merkezimizin takdiri bu yöndeydi. Bize bunu tevdi ettiler. Biz de görev istenmez verilir anlayışı vardır. Biz görev istemedik, bu görevi genel merkez tevdi etti. 7 Haziran seçimlerinde Türkiye'de farklı bir konsept vardı. Bilhassa CHP'nin yaptığı bir çalışma ile HDP'yi baraj üstüne çıkarmak, daha fazla milletvekili sağlamak için hepimiz o günleri hatırlarsak Nişantaşı, Bebek, Şişli'de CHP'nin yoğunlukla oy aldığı bölgelerde HDP'nin birinci olduğunu gördük. Şimdi böyle bir tablo içinde haliyle Edirne bölgesinde de Doğu'dan Edirne'ye yerleşmiş Kürt kardeşlerimiz daha önceki seçimlerde AK Parti'ye oylarını veriyorlardı. Fakat 7 Haziran konseptinde bunlar da gördüğüm rakamlara baktığım kadarıyla HDP'ye yönlendiler. Dolayısıyla biz Edirne'de 1 milletvekili çıkartıyorduk fakat o zor koşullarda yine 1 milletvekilimizi muhafaza ettik, oylarımız da düşmedi, 1 milletvekili çıkardık. Tabi 7 Haziran seçimlerinde burada Milliyetçi Hareket Partisi de seçimlere azami derecede asıldı. Her türlü maddi ve manevi imkanlarını ortaya koyarak 1 milletvekili alınması için tüm gayretini gösterdiği bir dönemdi o dönem. Arkadan koalisyonlar kurulamayınca tekrar seçim oldu. Bu erken seçim falan değil, tekrar bir seçimdi. Tekrar seçimde de Edirne'de de baktık ki, CHP, MHP, HDP hiç biri adaylarına dokunmadı, aynı adaylarla tekrar seçimlere girdi. Yalnız AK Parti de değiştirildi. Bu da tabi genel merkezimizin takdiriydi. Bizi aday adayı olmadan aday gösteren irade genel merkezimizdi. Genel merkezin bizi aday göstermeyip üç adayı da değiştirmesi yine genel merkezimizin idaresiydi. Ancak bu hadise gerçekleştikten sonra sokakta şu konuşuldu:
'Niçin, neden oldu? Gerekçesi ne idi? Daha henüz milletvekilliği yapılmadan nerede fazla nerede eksik yapıldı ki böyle bir değişim talebi oldu' diye halk bunu konuştu. Her gittiğimiz yerde böyle sorulara muhatap olduk. Tabi biz aldığımız siyasi terbiye bu tamamen genel merkezimizin inisiyatifi içindedir diye cevaplar verdik. Ama bu sorular milletin kafasından bugüne kadar hiç eksilmedi. Bugün geldiğimiz nokta, bir darbe girişimi oldu. Hadiseleri izliyoruz, yorumlamaya çalışıyoruz ya da yorumları dinlemeye çalışıyoruz. 
"DAVA ADAMI ÇİZGİSİNDEKİ İNSANLARLA PROBLEMİ VAR FETÖCÜLERİN"
Baktığımızda tablo şunu gösteriyor; bu milletin üzerine bomba yağdıran bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu FETÖ'cü terör örgütü ile alakalı söylüy-orum. Ben Şemsettin mesela Şemsettin Emir olarak 40 yıl bu davanın çizgisinde yürüyen bir kardeşinizim. Yani biz AK Parti'den önce de aynı davanın peşinde gidiyorduk, AK Parti ile birlikte de aynı davanın peşinde gidiyoruz. Şimdi bunlar dava adamı çizgisindeki insanlarla problemi var bu FETÖcülerin. Bizim liderimiz bu noktada bir numara. Neden? 'Ben bir dava adamıyım' diyor. Dava çizgisi içinde gidiyor. Nedir bu dava? Türkiye'nin yükselmesi, milletin refahının artması, alan el değil veren el olması memleketin bayrağının dalgalanması, yurtdışına çıkarken pasaportunun itibar görmesi, yabancı devlet adamlarının karşısında eklim büklüm değil, dik durarak gerekirse bacak bacak üzerine atacak kadar onurlu bir duruş göstermek devlet adına, dava adamlığı bu. Ezanın susmaması, bayrağın dalgalanmasıdır dava adamlığı. Bunu gösteren Tayyip Erdoğan tabi bugüne kadar tüm siyasi partiler iktidara gelenler için söylüyorum; memleket meselesinde ciddi adımlar hangi lider atıyorsa zaten başına gelmedik kalmamış.
Menderes'in başına gelmiş, Demirel altı yedi kere gidip gelmiş, Özal Türkmenistan'a gitmiş üç gün ziyaretin sonunda yine FETO'nun okullarını ziyaret etmiş, geldikten üç gün sonra vefat etmiş. Hala vefatı bile soru işareti. 14 yıldır Türkiye sevdalısı bir lider var. Türkiye'de ki siyasi partiler kendisi ile uğraşıyor. Bu siyasi partiler aslında birbirlerinin düşmanları olmamalı, ancak rakipleri olur. Herkes kendi eteğindekileri döker, millet bunları değerlendirir aklı kime basıyorsa gider oyunu kullanır ve 'Ben seni iktidarda görmek istiyorum. Sen beni yönet'. Şimdi hal böyle olunca normal sahada kendisiyle yarışılamayan bir lider olduğundan Tayyip Erdoğan, değişik şekilde kumpaslar 14 yıldır sürüyor. Malum Balyoz, Ergenekon, şu bu v.s bunlar aklandı paklandı şu oldu bu oldu ama hiç bir şey de olmamış kimse vicdanında bunu hiç bir şey olmamış diyemiyor. Neden? Bizim askerimizde genlerinde darbe anlayışı var. Bizim kuşak 80 darbesini gördü, 28 Şubat, 27 Nisan muhtırasını gördü. Bu sürede ayrıca AK Parti kapatma davası yaşadı. Bir oyla parti kapatılmaktan kurtuldu. Laikliği bahane ettiler, başörtüsü savunmayı bahane ettiler bunlar laikliğe aykırı değil, laikliğe aykırı hareketten dolayı kapatılacak noktaya kadar da getirdiler. Türkiye'de tek başına iktidara gelmiş, yüzde 50'nin üzerinde oy almış bir siyasi hareket. Türkiye bunları da yaşadığı için..
Şimdi gördüğüm kadarı ile yapılan çalışmalar içinde olağanüstü hal dönemindeyiz şu anda. Askeriyede, poliste, jandarmada, hakimler, savcılarda bir yapılanma var. Kamuda nereye yerleştirilmişse bunlar Sağlık Bakanlığı'nda mı, Tapu Kadastroda mı? Milli Savunma Bakanlığı'nda mı? Hangi bakanlıkta varsa inlerine kadar girilerek bunların tespiti için çalışılıyor. Süre üç aylık bir süre aldı hükümet ama bu altı aya kadar uzatılma ihtimali var. Bu süre içinde bu temizlikler olacak. 
Daha önce de reisin ifade ettiği gibi, 'Bunların tabanı ibadetle, ortası ticaretle, tavanı da ihanetle meşgul' demişti. Artık tabandakilerin de eğer hala Pelsinvanya'dan talimat alıyorsa merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Yani 'Başınıza gelecekleri siz tasavvur edin' dedi. İş bu kadar şerazesinden çıktı. Dolayısıyla ben bu arkadaşlarımıza önerim şudur:
“KİMSEYE KAFANIZI KİRAYA VERMEYİN”
Kimseye kafanızı kiraya vermeyin. Dini öğrenmek istiyorsanız gidin Kur-an'ı Kerim'den, sünnetten öğrenin.  Bana Fethullah, FETOŞ şah damarımdan yakındır diyen anlayışla bu ülke yönetilmez. Dolayısıyla bu anlayış bir şekilde ortadan kaldırılmalı. Mukaddes dinimize, 'Müslümanım' diyenlere de zarar veriyor. Türkiye'ye zarar veren bir anlayış bu. Bu uğurda çalışmalar süratle sürüyor. 
Şimdi tüm bunları niçin anlatıyorum? Bakıyorum gelişen hadiselere; Hablemitoğlu cinayetinin arkasında bunlar gözüküyor. Merhum Yazıcıoğlu Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın helikopter hadisesinde yine bir astsubayın tutuklandığını görüyoruz. Uludere hadisesinde uçakları oraya gönderen o pilotları oraya bomba atanlarında yakalandığını görüyoruz. Rus uçağını düşüren pilotlarında tutuklandığını görüyoruz. Şimdi bazı hadiseler gün yüzüne daha iyi çıkmaya başlıyor. Demek ki bu yapı, reisin ifadesi ile kanser gibi tüm vücudu sarmış. Gezi olaylarını incelediğinde yine altında, işte Hüseyin Avni Mutlu. valiydi bugün adliyede. Demek ki orada da bir takım yanlış işler olmuş. Tüm bunlara baktığımızda sadece bunlarla sınırlı olmayacağını millet de görüyor, herkes görüyor. Bunlar siyasete de el attılar. İşte Doğu'da HDP'yi desteklediler. Onların bulunduğu bölgelerde bakıyorsun HDP'ye maşallah büyük oylar çıkıyor. Bir dönem CHP'yi desteklediler. Geçen gün facebookta gördüm Recep Gürkan 2014 seçimlerinde kendilerini ziyaret etmiş buradaki imamlarını destek istemiş falan. Bu siyasettir, gider destek isteyebilirsin, şu olabilir bu olabilir. Eğer bunların gerçekten muhafazakar anlayışı olmuş olsaydı muhafazakar demokrat olan bir AK Parti'ye oy vermeleri gerekiyordu. Diyelim ki Edirne'de talimat geliyor CHP'yi destekliyor, işte Siirt'te talimat geliyor HDP'yi destekliyor. Bir zamanlar hatırlarsanız bunlar Ecevit'in DSP'sini destekliyorlardı bir dönem Özal'ı, bir dönem Demirel'in peşinde koştular. Dolayısıyla geldiğimiz nokta, dünden bugüne gelinmiş bir nokta değil. 1970 senesinden itibaren gelinen bir nokta. 40-50 senelik bir hadise bu, 75'te okulları açmaya başlıyorlar eğitimle birlikte bu işin içine giriyorlar.
“HER YERE SİRAYET ETMİŞSE AK PARTİ'YE ETMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Tüm siyasi partilerin içinde bir şekilde olma gayreti içinde oldular. İşte kaset olayında CHP'yi dizayn ettiler. MHP'yi kaset olayı ile dizayn etmeye çalıştılar. HDP'nin içine adam soktular. AK Parti'den de iki üç milletvekili vardı daha önce ama Tayyip Bey onları ikinci seçimde Hakan Şükür gibi onları ikinci seçimde vekil olarak ayıkladı. Ha bu bitti mi MHP'nin, CHP'nin, içinden bunlar söküldü mü? HDP'nin içinde bunlarsa ki ben var bunlar ayıklandı mı hayır ayıklanmadı. Şimdi bu büyük her yere sirayet etmişse askerine, polisine, hakimine, bürokrasisine, siyasetine AK Parti'ye de sirayet etmemesi mümkün değil. Bu eşyanın tabiatına aykırı. Bir şekilde buralara da girmişler. Girdikten sonra ne yapmışlar ne yapmamışlar?     
“RÖPORTAJIN ANLAMI NE?”
Bu röportajın da anlamı ne? 2014 senesinde bir Edirne ile ilgili paralel fişlemesi var. O arada bizimde ismimiz geçiyor. İşte 'Şemsettin Emir Ak Parti Tayyipçi, önü kesilmeci, sakıncalı, ihbarlı, itibarsızlaştırılmalı. Bu paralel yapının Edirne'deki fişlemesinin dökümanı. Ne demiş Şemsettin Emir için? 'Bu adam Tayyipçi' demiş. Tayyipçi olmak çok sakıncalı bir şey onlara göre. Çok sakıncalı Tayyipçi olan bir yerde bunların su içme şansı yok. Tayyipçi olan bir kimse için söylüyorum. Su içme şansı yok. Burada da Tayyipçi bir Şemsettin olursa hortumu keser su içemeyiz bile, hava bile alırken sormamız lazım. O anlayışta olduklarından bunu rapor haline getirmişler, demek ki bir üst akıllarına vermişler. O üst aklın temsilcileri nerededir, AK Parti'nin içinde midir dışında mıdır biz bunu göremiyoruz. Hatta geçen gün Tayyip Erdoğan bir konuşmasında 'Burada bile olabilir Beştepe'nin içinde bile olabilir mesajı verdi. Partinin içinde de kılcal damarlarına kadar girmiş olabilir. 
“TAYYİPÇİ OLDUĞUMUZDAN BİZE DE ZARAR VERME İHTİMALLERİ YÜKSEK GÖZÜKÜYOR”
Tayyip Erdoğancı olduğumuz için bize de zarar verme ihtimalleri yüksek gözüküyor. Bu süreç bittikten sonra genel merkez tarafından masaya yatırılacak. Biz burada kimi aldık, yerine kimi koyduk, bunun referansı kim, kim bunu önermiş bize, bunun alınmasını kim önermiş, verilmesini kim önermiş? Dolayısıyla bunların hepsi masaya yatırılacak. Ben inanıyorum ki genel merkezin tüm bu çalışmaları, doğruları doğru istikameti gösterecektir diye düşünüyorum.” 
.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Ertene'den veda
Tarihi köprüde korkutan kaza
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
'Hayvanlar oyuncak değildir'
Alzheimer'i geciktiren merkez
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE