ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘Bu yetki Atatürk'e bile çok’
Önümüzdeki süreçte halk oylamasına gidilecek olan 'Başkanlık Seçimi' ile ilgili hazırladığı soru cevaba dayalı çizelge ile sosyal medyada fenomen haline gelen Balyoz Davası'ndan 32 ay tutuklu kalan Emekli Kurmay Albay, Edirne Barosu Avukatı Fatih Altun, başkanlık sisteminde denge denetleme isteminin çok önemli olduğuna dikkat çekti...
Haberin Yayın Tarihi: 06-02-2017 10:05
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘Bu yetki Atatürk'e bile çok’

Orkun AKMAN'IN RÖPORTAJI
Balyoz Davası'ndan 32 ay tutuklu kaldıktan sonra Edirne Barosu'nda avukatlığa başlayan Kurmay Albay Fatih Altun, soru ve cevaba dayandırdığı ve 'Geçmişteki tercihlere göre geleceğe karar verme matrisi' adını verdiği bir çizelge ile başkanlık seçimine yönelik yaptığı değerlendirme ile adından söz ettirmişti. Twitter'da ve Facebook'ta binlerce paylaşım alan ve Sözcü Gazetesi'ne dahi haber olan Fatih Altun ile 'Başkanlık Seçimi' üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. 
Hazırladığı çizelge ile beklediğinden çok daha fazla tepki aldığını ifade eden Altun, olumlu yorumların yanında bir miktar olumsuz yorumlar da aldığını belirterek, Evet cephesinden gelen tepkilerin tamamının çizelgenin içeriği dışında genel yorumlar olduğunu söyledi. 
Hudut: Referandum seçim sürecine girildiği şu günlerde Türkiye'nin kutuplaştığı ve her iki cephenin de birbirine 'vatan hainliği' gibi ağır suçlamalar yönelttiği bir dönemdeyiz. Sonuç ne olursa olsun kaybeden, kazananı vatan hainliği ile suçlayacak. Bu konu hakkında görüşünüz nedir?
- En büyük sorun; Türkiye şu an tamamen kamplaşmış vaziyette. Bir grup diğerini PKK, HDP ve FETÖ ile işbirliği yapmakla suçluyor, diğer gurup ise karşı tarafı vatanı satmakla Türkiye'yi bölünme tehlikesine sürüklemekle suçluyor. Seçmen sayısı ve sandığa gidecek seçmen sayısı göz önüne alındığında kaybeden tarafın en az 20 milyon oy alacağını düşünüyorum. Bu da o sayıda insanı düşmanmış gibi görmek demek. Dolayısıyla bu tür söylemler yerine karşılıklı hoşgörüye başvurmak, sağduyulu davranmak daha rasyonel bir metot olacaktır.
“2009'DAKİ HABUR OLAYINI ASKERLERE ANLATMAKTA ZORLANDIK”
Hudut: Hazırladığınız çizelge sosyal medya aracılığı ile çok sayıda kişiye ulaştı. Yapmış olduğunuz tespitlerden Hayır diyeceğiniz ortaya çıkıyor. Bu nedenden ötürü de Evet cephesinden PKK'lı, FETÖ'cü gibi suçlamalara maruz kaldığınız görülüyor. Bu suçlamalara bir cevap vermek ister misiniz?

- Ben bu durumda Hayır'cılarla birlikte göründüğüm için beni de PKK ve FETÖ ile aynı safta göstermiş oluyorlar. Halbuki ben defalarca Şırnak'ta görev yaptım. Özellikle 2010 yılında görev yaparken İstanbul'daki savcılar tarafından Şırnak'ın Gabar bölgesinde gözaltına alınıp İstanbul'a getirilmem yönünde talimat verildi. 2010'daki bu emirle beni PKK ile mücadeleden alıkoyup İstanbul'da tutuklanmamı istediler. Bu durum o anki sebeplerle biraz ötelendi ama 2011 yılında yine Gabar'da iken tutukladılar. Gabar'da terörle mücadele eden tugayda Kurmay Albay olarak Tugay Komutanından sonra iki numaralı adamdım. 6 ay sonra da generalliğe terfiim görüşülecekti. Ben de listede çok iyi durumdaydım. Zaten öyle olmasaydım FETÖ'cüler beni hedef almazdı. Şimdi beni PKK ile yakın durmakla ya da 'Hayır' dersem onlarla aynı safta olmakla suçlayanlar önce bunun hesabını vermeli. PKK'lıların 2009'daki Habur girişinde ben Şırnak'ta idim ve o gece operasyona katıldım. Sabah döndüğümde biz o görüntüleri üsteğmen arkadaşlara anlatmakta çok zorlandık. Biz yine de kışkırtıcı şekilde değil, devletin bir bildiği vardır diyerek askerleri motive etmeye çalıştık. Dolayısıyla benim PKK ile bir arada olmam mümkün değil. Gelelim 'FETÖ ile bir arada olabilir miyim?' sorusuna. Beni tutuklayan hâkimlerin hepsi şu an FETÖ'den içeride yatıyor. İmzası bulunan 4 savcı da şu an FETÖ'den tutuklu. Dolaysıyla benim FETÖ sayesinde 32 ay içeride yatmışlığım varken ben, onlarla bir arada tutmanın hiçbir anlamı yok. 
Hudut: Sizce bu kadar yetkinin tek bir kişide toplanması ne kadar doğru? Ne gibi sonuçlar doğurabilir?
- İçinde bulunduğumuz 21'nci yüzyılda Atatürk'e bile çok göreceğimiz bu yetkiyi kimseye vermemek lazım. Başkanlık sistemi çok fazla denge denetleme sistemi ögeleri içerir. Bunların hiçbiri yok. Parlamento ve Cumhurbaşkanını karşılıklı olarak birbirini azledebilir karşılıklı olsa da parlamentodaki 400 kişinin bir araya gelmesi gerekiyor ki cumhurbaşkanını denetleyebilirsen. Dolaysıyla diğer tarafta tek kişi istediği zaman parlamentoyu feshedebiliyor. Bunları bizim tartışmamız lazım. Bunun gibi hukuki meseleleri tartışsak zaten insanlar o zaman düşmanlık gözetmez. Biri ben böyle istiyorum, öteki de ben de böyle istiyorum der. 
“MHP'NİN YARISI 'HAYIR' DİYECEKTİR”
Hudut: MHP bu referandumda kilit parti rolü üstlenecek. MHP'de de Evet'çiler ve Hayır'cılar var. Bahçeli'nin bu çıkışını nasıl değerlendirirsiniz?

- MHP gibi bir parti 1,5 - 2 sene önce, muhalifler de başkaldırmamışken 1 Haziran'da yüzde 16 oy almıştı. 7,4 milyon oy almışlar. En az yarısı 'Hayır' diyecektir. Çünkü görünen öyle. Diyelim yarısı 'Evet' yarısı 'Hayır' dedi. 2 sene önce aynı cephede olan MHP'liler şimdi birbirine düşman mı olacak? Tam da MHP'nin durumu niye kutuplaşmamız gerektiğini gösteren bir durum. Siyasetçi olmadığım için bir şey diyemiyorum ama Sayın Bahçeli 2002'deki seçim çıkışı ile bugünlere gelen bir liderdi. 'Hayır' çıkarsa AKP'nin önü kesilecek, AKP'yi durduracak. Evet çıkarsa da Türkiye'de gerçekten bir eksen kayması olacak. Sistem değişikliği olacak. Ben rejim demiyorum sistem değişikliği diyorum. Ama tek adam sistemine geçilmiş olacak ya da bunun önünü açan olacak. Dolaysıyla MHP çok rizikolu bir işlem yaptı. İyi ya da kötü ne olacak bilemiyoruz. 
Hudut: Evet cephesinin hazırladığı bir liste var. Bu listede terör örgütlerinin yanı sıra CHP gibi Cumhuriyetle yaşıt parti de yer alıyor. 'Hayır' diyecek olanların terör grupları ile eşleştirilmesi ne derece doğru?
- Erdoğan'a düşman olan herkesi Hayır'cı kısma alıyorlar. HDP deniyor bir ara çok samimiydiler. PKK deniyor PKK ile dolaylı olarak samimilerdi. Kandil'e heyet gelip gidiyordu. Apo hayır diyecek deniyor, geçmişte üst düzey AKP'li yöneticiler onun için Ortadoğu'ya yön gösteren lider diyorlardı. Esad diyorlardı Esad ile dostlardı. Amerika diyorlar Amerika ile samimiydiler. CHP dışında yer alanların yarısından fazla ile dost oldular. CHP ile hiçbir zaman dost olunmadı. 
Hudut: Sizin gözlemlerinize göre Evet ve Hayır diyeceklerin oranı ne şekilde olur?
- Oran konusunda bir şey söylemek mümkün değil ancak referandumun kaderini yaklaşık 15 milyon civarında olan seçmen grupları belirleyecek. Genelde sandığa gitmeyi tercih etmeyenler ve kendisini herhangi bir partiye bağlı hissetmeyen kararsızlar.  Bu seçmen kitlesi kavga ve benzeri gerilimden hoşlanmaz. Onun için gerilim stratejisi yerine bu kitleyi yanına çekecek ikna stratejisinin başarılı olacağını düşünüyorum.  Evet cephesinin çok önemli lider figürü ve çok büyük bir medya desteğine sahip olduğu düşünüldüğünde, başarı için Hayır cephesinin sokak sokak, ev ev dolaşması gerektiği net olarak görülmektedir.
Hudut: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
- Ben hiçbir siyasi partiye yakın durmadım ve hiçbiri ile de adımın anılmasını istemiyorum. 2010'daki referandumda da 'Yargı paketi geçerse bunlar bizi tutuklayacak hapse atacak' diye yakınlarıma dahi bir şey demedim. Hatta 2011 seçimlerinde tutukluydum yine kimseye 'Bunlara oy vermeyin' demedim. Çünkü kişisel durumum sebebi ile husumet sahibi olarak görülebilirdim. Ama şu an kişisel bir durum yok. Şu an ülkenin tarihsel sürecini ilgilendiren bir durum hakkında karar verme zamanı. Hiçbir siyasi oluşum içinde olmadan, herkesin fikrine saygı duyarak, kimseyi ötekileştirmeden 'Evet mi? Hayır mı?' sorusuna Hayır diyorum.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Tarihi köprüde korkutan kaza
Ertene'den veda
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
'Hayvanlar oyuncak değildir'
Alzheimer'i geciktiren merkez
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE