ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘Kafam daha da karıştı’
AKP Edirne İl Başkanı İlyas Akmeşe'ye, cevaplaması istemiyle 5 adet soru yönelten ve daha sonra Akmeşe'nin özel davetlisi olarak TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'un toplantısına katılan Edirne Barosu Avukatı Fatih Altun, “Eğer ikna ederlerse 16 Nisan'da 'Evet' diyeceğim” açıklamasına karşılık bulamadığını söyledi...
Haberin Yayın Tarihi: 08-03-2017 10:52
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘Kafam daha da karıştı’

Orkun AKMAN
Referanduma ilişkin sorduğu sorularla gündeme gelen Edirne Barosu Avukatı Fatih Altun, AKP İl Başkanı İlyas Akmeşe'nin davetlisi olarak TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop'un 'Yeni Anayasa' toplantısına katıldı. AKP İl Başkanı İlyas Akmeşe'ye 5 soru yönelten ancak Akmeşe'den cevap yerine davet alan Altun, Şentop'un toplantısında, “Eğer ikna ederlerse 16 Nisan'da 'Evet' diyeceğim” açıklamasına karşılık bulamadığını, kafasının daha çok karıştığın söyledi.
Geniş bir katılımla gerçekleşen toplantıda TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, 1 saati aşkın süren konuşmasında özetle; Cumhuriyet rejiminin devam edeceğini, bunun bir rejim değişikliği olmadığını, Cumhurbaşkanı - Başbakan çekişmesinin sona ereceğini söyledi.Lalezar'da gerçekleşen toplantı sırasında Şentop ile görüşme imkânı bulan Edirne Barosu Avukat Fatih Altun, bu görüşmeyi Hudut Gazetesine özel olarak değerlendirdi. Şentop'un açıklamalarından seçilmiş Cumhurbaşkanı ve seçilmiş milletvekillerinin hakları olan sürelerine dokunulmak istenmediğinin anlaşıldığını ifade eden Altun, “Bu durumda elbette insanın aklına, 'Madem bu sistem ile en azından terör derhal bitecek, onlar koltuklarını kaybetmesin diye daha şehitler vermeye devam mı edelim' sorusu gelmiyor değil! Açıkçası kafamdaki sorulara cevap bulmak için gittiğim toplantıdan, kafamda daha çok soru birikmiş olarak döndüm ve maalesef ikna olamadım” dedi. Altun, gazetemize şu açıklamaları yaptı:
'KİTAPÇIKTAKİ YANLIŞI DOLAYLI OLARAK KABUL ETTİ'
“Sayın Şentop'a Türkiye'de artık vesayet döneminin tamamen sona erdiğini söyledim. Ve Atatürk'e kadar gidip örnek verilmesine rağmen nedense, Abdullah Gül dönemindeki Cumhurbaşkanı-Başbakan sürtüşmelerinin ve son seçilmiş Başbakan olan Ahmet Davutoğlu'nun görevden gönderiliş şeklinin atlandığını nazik bir üslup ile hatırlattım. Ki aslında bu hatırlatmanın içinde anlayan için, 'Vesayetin en önemli göstergesi seçilmiş Başbakanı değiştirmek ise bu durumda yeni vesayet düzeninde işin nerelere vardığının bir örneği' yer almaktadır. Ayrıca Şentop'a, partilerinin referandum için hazırladığı kitapçığın 16'ncı sayfasında 'Şu an Bakanlar Kurulu'nda olan kararname çıkarma yetkisi, hükümetin başı olan Cumhurbaşkanı'na devrediliyor' ifadesinde kast edilenin; “Meclis tarafından önceden çıkartılan yetki kanuna dayanarak Bakanlar Kurulu'na verilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mi yoksa OHAL dönemindeki KHK mı kast ediliyor?” diye sordum. Verdiği cevapta, bendeki kitapçığın ilk dönemde acelece hazırlanan kitapçık olabileceğini söyledi. Yani bu cümlenin yanlış olduğunu dolaylı olarak kabul etmiş oldu. 
Ancak eve dönünce AK Parti'nin resmi internet sayfasındaki kitapçıkta hala aynı ifadenin olduğunu gördüm.Cumhurbaşkanına verilen Kararname yetkisinin benim sorumdakiler gibi değil, Bakanlar Kurulunda halen var olan tüzük çıkartma yetkisine bezer olduğunu söyledi. Tüzükler bir kanunun uygulanmasını göstermek ve emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay'ın incelemesinden geçirilmek şartıyla Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Normlar hiyerarşisinde kanunların altında yer alır. Hâlbuki getirilen sistemdeki kararname yetkisi, kanunla eşdeğer olacak ve Danıştay incelemesi yapılmayacak. Maalesef bu açıklama doğru bilgileri içermedi ve konuyu bilmeyenler için tam bir geçiştirme / kandırmacaya dayanmış oldu.
'POLİTİZE OLMUŞ YARGI DAHA SAKINCALI BİR DURUM YARATACAKTIR'
Hâkimler Savcılar Kurulu'nun Cumhurbaşkanı ve Meclis tarafından seçilmesinin, seçilmek isteyen hâkim ve savcıları siyasetin içine çekeceğini ve bunun da politize olmuş bir yargı yaratacağını, böyle bir durumun ise FETÖ yapılanması örneğinde sakıncalarını gördüğümüzü söyledim.  Verilen cevap, bu sistemin, 'yargıyı siyaset üzerinden millete hesap verir duruma sokmak' düşüncesine dayandığı şeklindeydi. Ancak bana göre, politize olmuş bir yargı çok daha sakıncalı bir durum yaratacaktır. Üst yargı organları da politik tercihlere göre şekillenecektir.Ayrıca tarafsızlık yemini eden partili Cumhurbaşkanın, nasıl tarafsız davranacağı ile ilgili soruma ise bir cevap alamadım. 
'ABD ÖRNEĞİ VERİLDİ AMA ABD'DE BAŞKAN ÜZERİNDEKİ KISITLAYICI ETKİLERDEN BAHSEDİLMEDİ'
Cumhurbaşkanı için getirilen yargılanma ile ilgili 400 milletvekilinin evet demesi zorunluluğunun seçilmemiş olan Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar için de getirilmesinin mantığını ise ABD örneği ile açıkladı. Ancak ABD'de atamalar dâhil Kongre'nin Başkan (Burhan Kuzu'nun deyimi ile zavallı Obama) üzerindeki kısıtlayıcı yetkilerinden hiç bahsedilmedi. 
'MANTIKLI HİÇBİR GEREKÇE YOK'
Toplu sorularımda, “Bu sistem ile ülkemiz çok daha güçlü olacaksa ve terör bitirilecekse neden; uyum yasaları için gerekli 6 aydan hemen sonra geçmeyip,iki yıl daha fazladan bekleyip Kasım 2019'da geçeceğiz?” diye sormuştum. Ancak bu soruma bir cevap alamadım. Bunun üzerine soruyu daha sonra tekrar sordum.Mantıklı hiçbir gerekçe yok. Sadece seçilmiş Cumhurbaşkanı ve seçilmiş milletvekillerinin hakları olan sürelerine dokunulmak istenmediği anlaşılıyor. Bu durumda elbette insanın aklına, 'Madem bu sistem ile en azından terör derhal bitecek, onlar koltuklarını kaybetmesin diye daha şehitler vermeye devam mı edelim' sorusu gelmiyor değil! Açıkçası kafamdaki sorulara cevap bulmak için gittiğim toplantıdan, kafamda daha çok soru birikmiş olarak döndüm ve maalesef ikna olamadım.
ALTUN'UN SON SORUSU: ŞIRNAK'TA PKK İLE SAVAŞAN BEN, ‘HAYIR' DERSEM PKK İLE DOST MU OLMUŞ OLACAĞIM?
Orada ortam müsait olmadığı için soramadığım şu soruyu da buradan sormadan geçemeyeceğim.Seçim meydanlarında; “15 Temmuz gecesi ölenler 'Evet'çi idi, F-16'larla bomba yağdıranlar bugünün 'Hayır'cılarıdır. Kandil'le beraber hayır diyenler onlarla aynı değil mi?” deniyor.Peki ben; 2011'de Albay olarak Şırnak'ta PKK ile savaşırken FETÖ'cüler beni Balyoz'dan tutukladı. Her ikisinin de düşmanıydım. Şimdi ben 'Hayır' dersem FETÖ ve PKK ile dost mu olacağım?”
Bilindiği gibi Edirne Barosu Avukatı Fatih Altun, AKP İl Başkanı İlyas Akmeşe'nin “18 maddeyi okuyan bir Türk vatandaşının 'Hayır' diyeceğini düşünmüyorum. Eğer akıllarına takılan bir madde varsa gelsinler anlatalım” çağrısı üzerine Akmeşe'ye 5 adet soru sormuş ve Akmeşe de kendisini, Mustafa Şentop'un toplantısına özel olarak davet etmişti. Altun ayrıca karşılıklı diyalog kurulmasının da çok güzel olduğunu ifade ederek 'Nazikçe' olarak yorumladığı Akmeşe'nin davetini geri çevirmemiş ve önceki akşam Lalezar'da düzenlenen toplantıya katılmıştı.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Ertene'den veda
Tarihi köprüde korkutan kaza
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
'Hayvanlar oyuncak değildir'
Alzheimer'i geciktiren merkez
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE