ANASAYFA
20 Temmuz 2019 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Trakya'yı bekleyen tehlike
Trakya Doğal Kaynakları ve Enerji Derneği Başkanı, DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, RES'lerin başta kuş göç yolları olduğu gibi doğal rüzgarların akım yolları olan Istranca ve Korudağları ve uzantılarındaki ormanlık alanlara kurulduğuna dikkat çekerek, doğal işleyişi ve dengeyi bozacak ortam yaratılması halinde iklimsel ve doğal yaşamın değişmesinin bölgeye zarar vereceğini söyledi… Bölgede hızla çoğalan kaya ve mermer ocaklarına fazlaca izin verilmesinin orman tahribatlarına sebep olduğunu, dolayısıyla ekolojik ve iklimsel dengenin bozulmasına hız kazandırdığını belirten Erkin, “Son yaşanan yağışlar iklimsel değişikliklerin ayak sesleridir” dedi…
Haberin Yayın Tarihi: 07-08-2017 09:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Trakya'yı bekleyen tehlike

Bülent AYAN
Trakya Doğal Kaynakları ve Enerji Derneği Başkanı, DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, RES'lerin başta kuş göç yolları olduğu gibi doğal rüzgarların akım yolları olan Istranca ve Korudağları ve uzantılarındaki ormanlık alanlara kurulduğuna dikkat çekerek, doğal işleyişi ve dengeyi bozacak ortam yaratılması halinde iklimsel ve doğal yaşamın değişmesinin bölgeye zarar vereceğini söyledi.  Bölgede hızla çoğalan kaya ve mermer ocaklarına fazlaca izin verilmesinin orman tahribatlarına sebep olduğunu, dolayısıyla ekolojik ve iklimsel dengenin bozulmasına hız kazandırdığını belirten Erkin, “Son yaşanan yağışlar iklimsel değişikliklerin ayak sesleridir” dedi.
Erkin yaptığı açıklamada, Trakya'nın Avrupa  Asya kıtalarını birleştiren önemli bir bölge, yüzyıllarca birçok medeniyete şahitlik yapmış, kültür  ticaret  savaş yolu olmuş önemli bir coğrafya olduğunu söyledi. İnsanlar için önemli olan bu bölgenin aynı zamanda özellikle göçmen kuşlar ve doğa canlıları içinde önemli bir yaşam alanı abitat ve ekolojik bölge olduğunun altını çizen Erkin, açıklamasında şunlara yer verdi:
ENERJİ TABİ Kİ ÖNEMLİDİR
“Taa ki 1970 li yıllara kadar Trakya'da tüm canlılar için doğal yaşam döngüsünde bir sıkıntı yok iken, önce Trakya'nın ekolojik ana damarı olan Ergene ve kolları üzerine (doğal yaşam için su bırakılamamıştır) baraj ve göletler yapılarak. Debisi azalan Ergene ne yazık ki hızla artan fabrikaların sanayi proses suyu olarak kirletilen yeraltı sularının boşaltıldığı drenaj kanalı haline dönüştürüldü. 25 yıldan beri Ergene nehri kirliliğinin bölgeye verdiği zararlar için verilen mücadele sonuçsuz kalmış ve bölge bu  konuda  kaderine terk edilmiştir. 
Suyu ve toprağı kirlenerek tarımsal ve çevresel etki zararlarına uğrayan Trakya'da şimdi ekolojik ve iklimsel dengeyi bozacak olan bir başka tehlike zuhur edebilecektir. Şayet Trakya'da sanayileşme oluşurken göz ardı edilen mevzuat ve riskler görmezden gelinir birçok sorun gizlenip göz ardı edilirse bölgede oluşturulacak RES ler de gelecekte bir çok sorunu beraberinde getirecektir. Bilindiği gibi RES'ler Istranca ve Korudağları ve uzantılarındaki ormanlık alanlara kurulmaktadır. Bu bölgeler başta kuş göç yolları olduğu gibi doğal rüzgarların akım yollarıdır. Şayet RES'ler için oluşturulan ÇED raporları bahse konu dengeleri bozmayacak ve riskleri yaratmayacaksa sorun yok. Lakin doğal işleyişi ve dengeyi bozacak ortam yaratılıyorsa iklimsel ve doğal yaşamın değişmesi bölgeye zarar verecektir.
Enerji tabi ki önemlidir. Rüzgardan da yararlanacağız ama türbinler konuşlandırılırken bütün bu dengeler korunarak tesisler inşaa edilmelidir. Yoksa Ergene havzasında birçok mevzuat emri göz ardı edilerek ve gerekli tedbirler alınmayarak oluşan sanayi tesislerinin yarattığı kirlilik çevresel etkilerinin başka türlüsü gelecekte yaşanabilecektir. 
Diğer bir önemli tehlike de bu santrallerin kurulduğu ormanlık alanlarda özellikle Istranca ve Korudağ bölgelerinde hızla çoğalan kaya ve mermer ocaklarına fazlaca izin verilmesi orman tahribatlarına sebep olmakta dolayısıyla ekolojik ve iklimsel dengenin bozulmasına hız kazandırmaktadırlar. Son yaşanan yağışlar iklimsel değişikliklerin ayak sesleridir. 
Dünyanın hiç bir bölgesine nasip olmayan zenginliklere sahip Trakya havzasını ne yazık ki koruma ve yaşatma becerisini gösteremedik. Bölgede zengin olan tarihsel ve kültürel değerleri tanıtıp koruyamadığımız gibi  sahip olunan nimetlerden de yararlanamadık. Çeşitli sebeplerle hızla kaybolan tarım kültürü sonrasın da yerleşik insanlarımız için Trakya'da yaşam zorlaşacaktır. Temennimiz Trakya için yeni bir master plan yapılarak sahip olunan zengin mirasın her dalından projeler üretilmelidir. Bu sayede gelecek nesillere daha iyi bir Trakya bırakma sorumluluğumuz vardır. Başta siyaset kurumları sivil toplum birimleri ve bürokrasi bu önemli miras için ortak akılla bir çok proje üretip hayata geçirebilir.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kuyumcuları dolandırdılar
3 yıllık utanç bitiyor
Tekirdağ kapandı Edirne'nin yükü arttı
Yeniimaret Spor'da 6 imza
İnflamatuvar barsak hastalığına dikkat
Şentop'tan Edirne'ye destek sözü
Kıbrıs Barış Harekatı 45 yaşında
Edirne'nin kahramanı kitap oldu
Tavan arasından sokağa
'Ulus'a çeki-düzen
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE