ANASAYFA
19 Kasım 2017 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘12 Eylül anlayışı bitmedi’
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Edirne Şubeler Platformu 12 Eylül'ün karanlığının dünden bugüne aynı faşizan anlayışıyla devam ettiğini ileri sürdü.
Haberin Yayın Tarihi: 13-09-2017 07:46
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘12 Eylül anlayışı bitmedi’

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Edirne Şubeler Platformu adına Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Ayhan Fırtına yaptığı yazılı açıklamada, “Emekçilerin yoğun mücadeleler ile kazandıkları haklarının ve Türkiye halklarının biriktirdiği tüm değerlerin üzerinden bir silindir gibi geçen 12 Eylül askeri darbesi üzerinden 37 yıl geçti” diyerek özetle şunlara yer cerdi:
“AKP şaibeli referandum sonrası kuvvetler ayrılığı yerine ülkeyi yasa ve anayasaya aykırı bir şekilde yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplama gayretine girişmiş, 2019 yılını bile beklemeden tek adam diktasına gitme yolunda hızlı adımlar atmaya başlamıştır.  TBMM'de hükümet olmuş partinin genel başkanının değiştirilmesiyle seçilmiş bir başbakan tasfiye edilmiş, TBMM'de milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasıyla meclise adeta darbe yapılmıştır. Böylelikle 7 Haziran seçimlerinden sonra halkın iradesi bir kez daha yok sayılarak parlamenter sistem sivil bir darbe ile karşı karşıya kalmıştır.
15 Temmuz'da ülkemiz yeni bir askeri darbe karşı karşıya kalmıştır. 15 Temmuz darbe girişimi en sistematiği AKP Hükümetleri döneminde olmak üzere bir kez daha devlet kurumları içerisinde beslenmiş, halklarımıza ve emekçilere karşı gerçekleştirilmek istenmiştir.
AKP 15 Temmuz darbe girişimini kendi otoriter-totaliter, tekçi, mezhepçi, dayatmacı, toplumu kutuplaştırıcı bir siyaset ile başkanlık sistemini inşa etmek için bir fırsat olarak kullanmaya çalışmıştır. AKP, darbe girişimini yarım kalmış operasyonlarını tamamlamak için de bir bahaneye dönüştürmüş durumdadır.
AKP, darbe girişiminden hemen sonra, 20 Temmuz 2016 tarihinde OHAL ilan edip sivil darbe ile Meclisi devre dışı bırakarak ülkeyi KHK'lerle yönetmeye başlamış, torba yasalar, genelgelerle her türlü demokratik hakkın kullanımını ortadan kaldırmış, kendisine muhalif olarak gördüğü tüm kesimlere karşı adeta savaş başlatmıştır. AKP, kuvvetler ayrılığı yerine kuvvetler birliğini ikame ederek tüm yetkileri Cumhurbaşkanı'nda toplamıştır.
20 Temmuz sivil darbesiyle birlikte milletvekilleri cezaevine konulmuş, kayyumlar ile birçok belediyeye el konulmuş, birçok belediye eş başkanı ve çalışanları tutuklanmıştır.
Onlarca medya kuruluşu kapatılmış, çalışanları ve yazarları cezaevlerine konulmuş, basın yasaklarına sosyal medya yasakları da eklenerek haber alma hakkı engellenmiş, düşünce ve ifade özgürlüğünde Cumhuriyet tarihimizin en karanlık günlerine imza atılmıştır.
Yargı, OHAL düzeninin bir parçası haline gelmiş, AKP'nin siyasal ihtiyaçlarına uygun kararlar alması nedeniyle güven endekslerinde hızla diplere doğru yer almıştır.
Nükleer enerji projelerine ve HES'lere yeniden yol açılmış, OHAL gerekçe gösterilerek halkın demokratik talepleri engellenmiştir.
Kadına yönelik şiddet, ayrımcılık, güvencesizlik zirve yapmış, LGBTİ+ bireylere yönelik baskılarda, çocuklara dönük taciz ve istismarda artış görülmüştür.
15 Temmuz'dan bu yana110 binden fazla kamu emekçisi ihraç edilmiştir. Bunlardan 4009'u konfederasyonumuza bağlı sendikaların üyesi olup yüzlerce arkadaşımız açığa alınmış, 1100 Eğitim Sen'li arkadaşımız okulların açılmasına günler kala sürgün edilmişlerdir.
Kamuda iş güvencesini fiili olarak işlemez kılarak açığa aldığı, ihraç ettiği kamu emekçilerine ilişkin herhangi bir delil sunma ihtiyacı bile duymamaktadır. Sendikal örgütlülüğü, temel hak ve özgürlükleri açıkça hedef alan AKP iktidarı, muhalif sesleri susturmayı kendi deyimiyle “ölüm kalım” meselesi olarak görmektedir.
12 Eylül faşist cuntasının tüm hukuk-kurum ve yasaları bugün iktidardadır ve 'Demokles'in Kılıcı' gibi emekçi halkların üzerinde sallanmaya devam etmektedir. AKP+MHP ittifakının anti-demokratik, tekçi, otoriter, faşizan ve emek karşıtı uygulamaları 12 Eylül ve sonrası iktidarların devamı niteliğindedir.
AKP 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ülkede OHAL ilan edip KHK ile ülkeyi yöneterek 12 Eylül darbeci anlayışını devam ettirmektedir.
AKP'nin kodlarında var olan siyasal İslamcı ideolojiye bağlı olarak başta eğitim olmak üzere toplumsal yapı dinsel referanslarla bezenerek yeniden yapılandırılmaya çalışılmaktadır.
İşçilerin ve emekçilerin kendi kaderlerini belirleme haklarını ellerinden alan, iradelerini yok sayan, kazanılmış haklarını gasp eden 12 Eylül zihniyeti tarafından uygulanmaya başlanan 24 Ocak kararlarının hükmü bugün AKP iktidarında da işçilerin ve emekçilerin yaşamlarını tek başına belirlemektedir. İşçilerin yaşamlarını bile değersiz gören ödünç işçilik, kiralık işçi büroları, vb. Uygulamalar gibi 19'uncu yüzyılın kölelik koşulları bu hükümlerden aldığı mirasla bugün yaşamımıza taşınmaktadır. Azgın sömürü ve kar hırsıyla tarihin en büyük işçi katliamlarına imza atan AKP hükümeti, bu katliamlara neden olan güvencesiz ve taşeron çalışmayı yasalarla kalıcı hale getirirken, sadece kamu emekçilerini değil, en temel hak olan kamu hizmetlerinden yararlanan tüm halkın yaşamına doğrudan etki eden kamu alanını da taşeron cehennemine dönüştürmektedir.
Bugün, halkın büyük çoğunluğunun yoksulluk ve sefalet içinde yaşadığı, özgürlüklerinin kısıtlandığı, OHAL ve KHK'ler aracılığıyla anayasanın ve uluslararası sözleşmelerden doğan hakların askıya alındığı, gençlerin gelecek umutlarının yok edildiği, kamu emekçilerinin hukuksuz ve keyfi olarak açığa alınıp, işten atıldığı, ülkemizin siyasi, ekonomik ve askeri bakımından emperyalizme daha da bağımlı olduğu, gericiliğin toplumsal alanı kuşattığı bir ülkede yaşıyorsak, bu 12 Eylül ile birlikte kurulan ve bugün AKP iktidarıyla devam eden yeni sömürü düzeninin bir sonucudur.
KESK olarak, 12 Eylül'ün 37 yıldır sürdürülen karanlığında AKP darbesi ile şiddetlenen tüm saldırıları geriletmeye, barışı egemen kılmaya dönük laik, demokratik bir ülke temelinde halkların özgürlüğü ve eşit yurttaşlık talepleriyle, yeni bir anayasayı hayata geçirinceye dek toplumsal muhalefetin tüm unsurlarıyla birlikte ortak mücadeleyi esas almaya devam edeceğiz.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Av. Türkay, İYİ Parti İl Başkanı
7 saat 15 dakika Edirne'de
Hayvancılık böyle bitiyor!
Yerel yönetimlere 'yurtdışı' şartı
Bisiklet yola hasret
Özel kuzenlerin başarısı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Zamanlama hatası olmuş’
Dersleri ‘Kavala’
Kurtuluş Yürüyüşü
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE