ANASAYFA
16 Aralık 2018 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘Yeni Sevr'ler yaşanmasın’
ADD Edirne Şubesi, 98 yıl önceki Sev Antlaşması ile toprakları paylaşılan, ordusu güçsüzleştirilen, ekonomisi İtilaf Devletleri'nin kontrolüne giren Osmanlı Devleti ve Türk milleti yok sayıldığını söyledi…
Haberin Yayın Tarihi: 10-08-2018 07:40
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘Yeni Sevr'ler yaşanmasın’

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, 98 yıl önceki Sev Antlaşması ile toprakları paylaşılan, ordusu güçsüzleştirilen, ekonomisi İtilaf Devletleri'nin kontrolüne giren Osmanlı Devleti ve Türk milleti yok sayıldığını söyledi.
ADD Şube Başkanı Celil Özcan, Sevr Antlaşması'nın I. Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr banliyösünde bulunan Seramik Müzesi'nde imzalandığını anımsattığı açıklamasında şunlara yer verdi:
“İtilaf Devletleri, 18-26 Nisan 1920'de İtalya'nın San Remo kentinde Osmanlı Devleti'nin de durumunu görüşmek üzere bir konferans düzenlediler. Hazırladıkları antlaşma şartlarını Paris'e çağırdıkları Osmanlı Hükümeti temsilcilerine bildirdiler. Osmanlı yönetimi, barış projesini görüşmek üzere 22 Temmuz 1920'de Padişah'ın başkanlığında bir Saltanat Şurası topladı. Şura üyelerinden çekimser kalan Rıza Paşa dışında herkes antlaşmanın imzalanması yönünde görüş bildirdi. 
Osmanlı Devleti'ne antlaşmayı kabul ettirmek isteyen İtilaf Devletleri, Yunan ordusunu devreye soktular. Yunan birlikleri 22 Haziranda saldırıya geçti. İlerleyen Yunan birlikleri Balıkesir, Nazilli, Karamürsel ve Mudanya'yı ele geçirdiler. Trakya'dan Tekirdağ'a kadar işgal ettiler. Bu gelişmeler karşısında Osmanlı Hükümeti antlaşmanın kabul edilmesini kararlaştırdı. Yapılan görüşmeler sonunda antlaşmanın kabul edilmesine ve Bağdatlı Hadi Paşa, Rıza Tevfik Bey ve Reşat Halis Bey'den oluşan bir heyetin Fransa'ya gönderilmesine karar verildi.
Fransa'ya giden Türk Heyeti Paris yakınlarındaki Sévres (Sevr) kasabasında 10 Ağustos 1920'de Sevr Barış Antlaşması'nı imzaladı.
Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan devletlerle yapılan barış antlaşmalarından en geç imzalananı Sevr Barış Antlaşması'dır. Bunun nedeni İtilaf Devletleri arasında Osmanlı topraklarını paylaşma konusunda yaşanan anlaşmazlıktır.
Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki Büyük Millet Meclisi, Sevr Anlaşması'na çok büyük bir tepki gösterdi ve uygulanmasına izin vermeyeceğini bildirdi. 17 Ağustos 1920'de Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa'nın BMM'ye telgrafla sunduğu öneri oylanarak kabul edildi ve buna göre Sevr Antlaşması'nın imzalanmasına karar verenler ve imzalayanlar vatan haini ilan edildi.
Sevr Barış Antlaşması maddelerine baktığımızda; Siyasi hükümler ve sınırlar şöyledir:Doğu Trakya ve Batı Anadolu (İzmir ve civarı) Yunanlılara verilecekti. (İzmir Türklerde kalacak ama yönetimi Yunanlılara verilecekti.) Mardin, Urfa, Antep ve Suriye Fransızlara bırakılacak, Adana'dan Kayseri ve Sivas'ın kuzeyine kadar olan bölge Fransız nüfuzunda olacaktı. Arabistan ve Musul dahil Irak, İngiltere'ye bırakılacaktı.Aydın ve Çine Çayı'ndan itibaren Batı Anadolu İtalyanlara bırakılacaktı.Rodos ve On İki Ada İtalyanlara, diğer Ege Adaları Yunanlılara bırakılacaktı.Ordu, Samsun, Tokat, Amasya, Sinop, Çorum, Kayseri'nin doğusu, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bolu, Zonguldak ve Bilecik Osmanlı Devleti'ne bırakılacaktı.İstanbul, başkent olarak kalacak ancak Osmanlı Devleti barış şartlarına uymazsa İstanbul da Türklerden alınacaktı. Boğazlar savaş zamanında bile bütün gemilere açık olacak. Uluslararası bir Boğazlar Komisyonu kurulacak. Türk üyesi bulunmayacak olan bu komisyonun ayrı bir bütçesi ve ayrı bir bayrağı olacaktı. Osmanlı Devleti'nde yaşayan her topluluk dil, din, mezhep özgürlüğünü kullanabilecek ve herkes eşit olacaktı. Hicaz, bağımsız bir devlet olacaktı. Osmanlı Devleti, Mısır üzerindeki haklarından feragat edecekti. Doğu Anadolu'da iki yeni devlet kurulacaktı.
Sevr Antlaşmasında Askerî Hükümler: Osmanlı ülkesinde mecburi askerlik kaldırılacaktı. Asker sayısı 50.700 olacak, ordunun ağır silah ve uçakları olmayacaktı. Deniz gücü sınırlı olacak, on üç küçük gemiyi geçmeyecekti.
Sevr Antlaşmasında Ekonomik Hükümler ise şöyledir: Adli ve mali kapitülasyonlar en ağır şekilde tüm müttefik devletlere açık olacaktı. Osmanlı Devleti maliyesi tamamen İtilaf Devletlerinin denetiminde olacaktı. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Osmanlı Devleti temsilcilerinden oluşan bir komisyon bütçeyi hazırlayacaktı. Osmanlı Devleti üyeleri komisyonda sadece danışmanlık yapacaktı ve Osmanlı Devleti savaş sonrası tazminat ödeyecekti.
Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin imzaladığı son antlaşmadır. Osmanlı Mebusan Meclisi Misak-ı Milli kararlarını kabul etmişken İstanbul yönetimi bu antlaşmayı kabul etmekle ulusal iradeye ters düşmüştür ve anayasaya aykırı davranmıştır. Çünkü Osmanlı Anayasası olan Kanunu Esasiye'ye göre bir barış antlaşmasının, Meclis-i Mebusan'ın onayından geçmesi gerekiyordu. Bu antlaşma ile toprakları paylaşılan, ordusu güçsüzleştirilen, ekonomisi İtilaf Devletleri'nin kontrolüne giren Osmanlı Devleti ve Türk milleti yok sayılmıştır. Sevr Antlaşması Anadolu halkının Büyük Millet Meclisi liderliğindeki direnişi karşısında yürürlüğe konulamamıştır.
Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçtiği günlerde Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri tarafından topraklarının paylaşılmasına karar verilmiş bir ülkeydi. Kurtuluşu, düşman devletlerinin her dediğini yapmakta gören bir hükümet tarafından yönetiliyordu. Millet karanlık ve belirsizlik içinde başsız ve savunmasız kalmıştı. Bulundukları çevrede kurtuluş çareleri arayan bazı grupların çabaları hem yetersiz hem de ülke bütünlüğünü sağlamaktan uzaktı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak; Zor koşullar altında Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa, askerlik mesleğinden istifa edip yetkisiz kalmasına, ekonomik ve askerî yetersizliklere, tutuklanma girişimlerine, düzenlenen kongrelerin engellenme çabalarına rağmen milletinden alacağı desteğe güvenerek mücadele ettiğini, bu güvenini hiçbir zaman kaybetmediğini kamuoyuna duyuruyoruz. Örgütleyici gücü, vatanseverliği ve liderlik özellikleri ile halkın kendi içinde geliştirdiği tepkiyi ulusal örgütlenmeye ve topyekünbir mücadeleye dönüştürüp askeri eylemlerle birleştiren Mustafa Kemal Paşa, ulusal mücadelenin lideri olmuştur.
Ülkemizin kurtarıcısı ve Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve minnetle anıyoruz. Başka yeni Sevr'lerin ülkemizde bir daha yaşanmamasını diliyoruz.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE