ANASAYFA
27 Mayıs 2019 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Bir Deli Selim geçti
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, klarneti ile 9/8'lik Roman havalarına başta “Mastika” olmak üzere peçok eseriyle damgasını vuran Deli Selim'i unutmadı… 
Haberin Yayın Tarihi: 22-04-2019 09:45
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Bir Deli Selim geçti

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, klarneti ile 9/8'lik Roman havalarına başta “Mastika” olmak üzere peçok eseriyle damgasını vuran Deli Selim'i unutmadı. 
Deli Selim'in 1995 yılında bu dünyadan göç etmesine rağmen halâ o ruhu yansıtan klarnetçi yetişmediğine dikkat çeken Şallı, şunları kaydetti:
“1970'li yıllardı. Mahallemizin meşhur gırnatacısı Selim Abi vardı. Gırnatayı çok da güzel öttürürdü. Ünü Edirne'ye, Trakya'ya ya kadar yayılmıştı. Kendine özgü kıvrak hareketleri, doğaçlaması, sıra dışı davranışları nedeniyle Selim'in adı oldu. Deli Selim.
Selim ağbiyi yoksulluk küçük yaşlarda gırtanayla (klarnet) buluşturdu. Elleri küçük yaşta kalem değil, klarnetin tuşları ile tanıştı. Öğrenmiş olduğu gırnata sokaklarda ekmek kapısı olmuştu. Diğer mahallelerde olan çalgıcılarla bir gün yolları kesişti. Önceleri gırnatayı kendi başına yalnız çalıyordu. Zamanla tek gırnata sesinin işe yaramadığını anlayıp, diğer mahallelerdeki müzisyenlerle birleşip bir müzik gurubu kurmaya karar verirler. 2-3 kişi olarak oluşan müzik gurubunun adı belli değildir. Çalgıcı arkadaşlarından biri adımız Adı değerli ve hoş olması için “ Elmas ve saz arkadaşları” olsun demiş. Daha sonraları farklı müzik aletleri çalabilen kişiler de bu guruba girdi. Gurubun adı sonraları pek dillendirilmez. Çünkü müzik gurubundaki kişiler sürekli değişiyordu. Bazen aralarında düğün parasındaki pazarlık ya da bahşiş konularında tartışma çıkardı. Herkes eşit para almak isterdi. Aralarındaki kırgınlıklardan dolayı bazen Selim başka çalgıcılarla başka işlere giderdi.  Diğer arkadaşları Selim olmadan düğünlere gitse de düğünlerin tadı gelmezdi. Çünkü Roman düğünlerinde klarnet sesinin olmayışı katıksız ekmeğe benzerdi.
1980'li yıllara doğru İstanbul'dan gelen plak firmasından biri Selim'e oyun havası kaseti yapılması için öneri getirir. Eski arkadaşlarından biri 'Kasedin adını Elmas ve saz arkadaşları' koyalım dedi ise de firma yetkilisi insanlar lakabıyla anılır. Adını 'Deli selim arkadaşları olsun şeklinde çıkarmamız gerekir' demişti. Plak şirketinin yetkilisi ile parada anlaşılır. Kasetler yapılır, ilgi görmeye satmaya başlar. Ünü Avrupa'ya ulaşır. Almanya. Hollanda'dan kaset teklifi alır ve yurt dışına çalışmaya gider. İyi paralar da kazanmaya başlar. Ortada bir sorun vardı. Parayı fütursuzca harcardı. Elinde gördüğü çok parayı, uzun müddet cebinde görmek mümkün olmazdı. Biz de bir söz vardır. Pek bilinmez. 'Eğri yolda düz yürünmez'. Belki de ruhunda böyle bir yaklaşım içinde yaşama bakışı vardı. 
Yurt dışından ülkeye döndüğünde yolu çarşıda bulunan İskender Hanı'nda bulunan kahvehanede buluşturdu. Kahvehane Roman müzisyenlerin buluştuğu bir mekândı. Hatta ikinci evleri idi. Müzisyen arkadaşları karşılarında Deli Selim'i görünce mutlu olurlar. 'Döndün ha nasıl geçti?' diye sormaları üzerine 'Sıkıldım duramadım, geldim be ya' yanıtını verir. 
Gırnatacı Selim onurlu biri idi. Borç para kimseden almak istemezdi. Bir gün canı çok sıkkındır. Mahalledeki birinden düğün parasını bir türlü olamadığından içerlenmektedir. Yakın arkadaşından borç para almış, bir güzel demlenmiştir. Ama ne demlenmek, çaydanlık yanında hiç kalır. Kahvehane de bulunan gırnatasına sarılır. Hem çalar, hem söyler. 
'Akşam oldu. Param gelmedi. Kızanlar evde açlıktan yorganları yedi' diye sözler devam eder…
Bir gün kendim tanık olmuştum. İskender'in kahvehanesinde bahşiş tartışması vardı. Birbirlerine yüksek sesli bağırıyorlardı. Aradan birkaç gün geçtikten sonra bizim çalgıcılar aralarında dostça konuşuyorlardı. Meğerse bahşiş tartışması meyhanede uzlaşı ile son bulmuştu.
Düğünler Deli Selim ile neşe saçardı. Düğün demek Deli Selim demekti. Onun kıvrak zekâsı, müzikteki söz yaratıcılığı, Romanların ruhunu yansıtan klarnetin nağmeleri içinde bazen yoksulluğa, bazen de neşeye vurgu yapan özellikleri vardı. Çingene ruhunu yapmacık olmadan işleyişi vardı. Aramızdan 1995 yılında ayrılmasına rağmen halâ o ruhu yansıtan klarnetçi yetişmedi. Ruh oldu para, ruh oldu kara.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Ortodontik Tedavi Yöntemleri
Gazete Keyfi Yeni Vatan gazetesi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE