ANASAYFA
10 Temmuz 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
100 kadından 58'i SGK'sız!
Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen “Kamu Hayatında Türk Kadını” isimli konferansta Türkiye'de istihdam edilen her 100 kadından 58'inin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışmak zorunda olduğunu bildirdi…
Haberin Yayın Tarihi: 22-10-2019 09:45
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
100 kadından 58'i SGK'sız!

Olgay GÜLER
Trakya Üniversitesi (T.Ü.) Eğitim Fakültesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Edirne Şubesi işbirliğiyle 'Kamu Hayatında Türk Kadını' konulu konferans gerçekleştirildi. 
T.Ü. Eğitim Fakültesi'nde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen konferansta kadının kamu hayatındaki yeri ve bu noktada Türkiye'deki tarihsel süreç konuşuldu. Konferansa konuşmacı olarak katılan T.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemile Arıkoğlu Ündücü, Türkiye'de yaşanan kadın cinayetleri ve cinsel istismarlar konusunda alınan yasal önlemlerin, düşüncenin ve zihniyetin değişmediği sürece hiçbir anlamı olmadığını ifade etti.
Kadının toplum içerisindeki statüsünün değişiminin, toplumun zihniyetinin değişiminden geçtiğini ifade eden Doç. Dr. Ündücü; “Kadının statüsünün değişimini istiyorsak kesinlikle toplumun ve toplumun zihniyetinin değişiminden bağımsız olmadığını bilmek gerekiyor. Aslında en son söyleyeceğimi en baştan söylemek istiyorum, yani bilinçli yurttaşı yetiştirmek ve toplumu dönüştürmek yapılacak ilk iş” dedi. 
Kadınların Türkiye'de, 19'uncu yüzyılın başlarından itibaren özellikle Tanzimat Fermanı ile sosyal hayata katılımının başladığını ifade eden Ündücü, örgütlenmelerindeki en büyük faktörün ise savaşların olduğunu dile getirdi. Ündücü şöyle konuştu;
“TÜRKİYE'DE KADINLARA FELSEFE EĞİTİMİ VERİLİRKEN, İNGİLTERE'DE ERKEK OLMADAN OKULA GELEMİYORLARDI”
Bir bütün olarak baktığımızda, kadın eğitimden mahrum bırakılıyorsa bilmek gerekiyor ki toplumun az gelişmiş olmasıyla yakından ilgisinin olduğunu biliyoruz. Biz, Türkiye'de kadının eğitime katılımının Cumhuriyetle birlikte başladığını biliyoruz. Çünkü Kurtuluş Savaşı'nın ertesinde Türkiye 13 milyonluk bir nüfusa sahipti ve nüfusun sadece yüzde bir buçuğu okuma yazma oranına sahipti. Baktığımızda 19 Mart 1919'da ilk kez Milli Eğitim Bakanı Ali Kemal Bey üniversitede Felsefe Fakültesi'nde kadınlara özgü dersleri başlatmıştı. Bu tarihlerde İngiltere'de kadınlar Üniversite'ye erkeklerin vekaletiyle girebiliyordu. 1945 yılına kadar İngiltere'de kadınlar yanlarında bir erkek olmadan üniversitelere giremiyordu.  
“100 KADINDAN 58'İ SGK'SIZ ÇALIŞIYOR”
Türkiye'de toplam istihdamın yüzde 20'sini kadınlar oluşturuyor. Kırsal alanda çalışan her 100 kadından 84'ü tarım sektöründe ve bu 84'ün yüzde 77'si de herhangi bir ücret almaksızın aile iş gücü olarak çalışmakta. Bugün üretim sürecinin her aşamasına katılan kadın ücretsiz aile işçisi konumunda. Kadınların çalışma yaşamında karşılaştıkları belki de en önemli sıkıntılardan birisi de sigorta veya sosyal güvenceden yoksun olarak bu işlerde çalışmak zorunda kalması. Türkiye'de istihdam edilen her 100 kadından 58'i herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışmak zorunda. Çalışma yaşamında yer alan kadınlar da, hamilelik ve çocuk bakımı gibi faktörlerden dolayı dezavantajlı duruma düşmekteler. 
“YASALARLA TOPLUMSAL YAŞAM BİRBİRİNE PARALEL GİTMELİ”
Biz özellikle 1940'lı yıllardan sonra kadını pek göremeyiz. Çünkü genel anlamda bu alan kadının alanı olarak görülmez. Yasal düzenlemeler bugün çok. Türkiye'de o kadar çok kadın cinayetleri, cinsel taciz davalarına karşı o kadar çok yasal önlemler alındı ki. Ama kadın toplumdan o kadar çok dışlanıyor, kadın o kadar çok evin içine alınıyor ki senin bu kadar çok yasal önlemler almanın bir anlamı yok. Sebebi şu, yapmış olduğunuz yasalarla toplumsal yaşamın birbirine paralel gitmesi gerekiyor, örtüşmesi gerekiyor. 
“YASALARI DEĞİŞTİRİYORUZ, AMA BİLİNÇLİ YURTTAŞ YETİŞTİREMİYORUZ”
Topluma eğitimde verilecek kültürün neyle beslendiği çok önemli. Kadının rolü budur, evin içindeki işleri o yapar, dışarıdakileri erkek yapar şeklinde bir eğitim sistemi mi, yoksa hep beraber olunursa ancak o şekilde kalkınma hamleleri olur şeklindeki gibi bir eğitim mi vermek. Çünkü biz televizyonları açtığımızda hamile kadının sokakta dolaşmasının estetik olmadığı gibi, ya da 6 yaşındaki bir çocukla nikah kıyılabileceğine dair bir takım bazı kimselerin önem verdiği insanların ağzından bunları duyduğunuzda oradaki kültürü neyle beslediğiniz çok önemli. Toplum ne yazık ki değişmedi. Yasaları yapıyorsunuz, önlemleri alıyorsunuz ama toplumun kültürünü dönüştürmek, bilinçli yurttaşı yetiştirmek noktasında sıkıntılar var. O zaman demek ki yurttaş dediğimiz, birey olmak bunun hakkını verebiliyor muyuz bu önemli. Belki de kız çocuklarına eğitim verirken şunu söylemek lazım, fark edilmek için değil, fark yaratmak için çalışın demek gerek. Fark edilmeye çalıştığınızda edilgen oluyorsunuz, nesne oluyorsunuz ama fark yarattığınızda özne oluyorsunuz.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Edirnespor'dan TFF'ye dava
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE