ANASAYFA
19 Ocak 2020 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Kanal Edirne şoku!
Edirne'yi Meriç Nehri'ndeki taşkınlardan korumak amacıyla DSİ tarafından Yunanistan'a komşu Karaağaç bölgesinde yapılan Kanal Edirne'nin işlevi henüz gözlenmezken, projeyle birlikte kuyularındaki sular dibe vuran üreticiler şok oldu… Büyük bölümü sebzecilikle uğraşan halk yer altı sularının çekilmesi, kuyularının kuruması nedeniyle bahçe ve tarlalarına su veremediklerini belirterek mağdur olduklarını söyledi… Kurumun emekli bölge müdür yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin de, kuyulardaki suların kanala sızdığını belirtirken, giriş ve çıkışlarının otomatik kontrollü kapak sistemiyle yönetilerek burada sürekli su tutulmasının hem sulamaya imkan vereceğini, hem de 1 MW'lık HES ile enerji üretim sağlanacağına dikkat çekti…
Haberin Yayın Tarihi: 09-12-2019 09:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Kanal Edirne şoku!

İsmail DEMİRAY
Edirne'yi Meriç Neh-ri'ndeki taşkınlardan ko-rumak amacıyla DSİ tarafından Yunanistan'a komşu Karaağaç bölge-sinde yapılan Kanal Edirne'nin işlevi henüz gözlenmezken, projeyle birlikte kuyularındaki sular dibe vuran üreticiler şok oldu. Büyük bölümü sebzecilikle uğraşan halk yer altı sularının çekilmesi, kuyularının kuruması nedeniyle tarlalarına su veremediklerini söyledi. Kurumun emekli bölge müdür yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin de, kuyulardaki suların kanala sızdığını belirtirken, giriş ve çıkışlarının otomatik kontrollü kapak sistemiyle yönetilerek burada sürekli su tutulmasının hem sulamaya imkan vereceğini, hem de 1 MW'lık HES ile enerji üretim sağlanacağına dikkat çekti.
“MERA TAHRİP OLDU”
Karaağaç'ta ikamet eden Ahmet Yılmaz, su kanalının eko sistemi bozduğunu, doğayı tahrip ettiğini, doğal yaşamı bitirme noktasına getirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Karağaç'a ait merayı da tamamen tahrip etti DSİ. Kanal etrafına döşemek için dolgu malzemesi alıyorlar, üst katmanı sıyırdılar, aşağılara doğru inerek malzeme alıp kanalın etrafına dolgu yapıyorlar. Karaağaçlılar olarak küçük bir meramız vardı onu da DSİ elimizden aldı. Yarın malzeme alımı bittiğinde buraları Selimiye Çukuru gibi kalacak, büyük bir olasılıkla çöplük olarak kullanılacak. Karağaç Ortaköy mevkiinde yapılması gereken köprü projede olmasına karşın yapılmadı, o bölgeye yakın olan tarla sahipleri mağdur durumda.”
“BAHÇEMDEKİ KUYU KURUDU”
Karaağaç Mahallesi Muhtar Azası Mustafa Lale de bahçesindeki kuyusunun kuruduğunu belirtirken şunları kaydetti:
“Yaşamım boyunca içinde suyu hiç bitmeyen 7 metre derinliğindeki kuyu iki yıldır kurudu gitti. Motoru aşağı saldım yine yok su. Kontrol ettim dibe inmiş. Karaağaç'ta tüm evlerin bahçe-lerinde kuyu vardır. Bahçelerinde seb-zelerini ve çiçek-lerini sularlar bu kuyulardan çektik-leri su ile. Tüm komşularımla konuşuyorum, tamamına yakınında kuyularında su çekilmeleri var. Bazıları artık kullanamaz duruma gelmiş durumda. 70 yıldır kuyumuzdan su çekerdik, kanal açıldıktan sonra kurudu kuyularımız.”
“BUZHANE'NİN YANINDA SU KAYNARDI”
Karağaçlı ismini vermek istemeyen bir çiftçi de şunları söyledi:
“Buzhanenin yanında Küçükköprü kanalı vardır. Küçük dar bir kanal. Eskiden orada su kaynaması olurdu, artık yok, kanal yaz aylarında koku salıyor etrafına. Taşkınlar nedeniyle tarlalarımızı besleyen faydalı miller artık gelmeyecek, tarlalarımızın verimi düşecek. Kanalın Karaağaçlı çiftçilere hiçbir yararı yok, zararı var.  Kanal yapılmadan önce hiçbir çiftçi ile görüşme bilgilendirme yapılmadı. Kamulaştırma başlayınca normalde dönümü 5 bin lira olan yerlere 70/80 bin lira gibi bedeller çıkınca kanal vuran tarla sahipleri üzülmek yerine sevinmeye başladı. Ama şimdi kanalın zararını hepimiz görüyoruz. Kanal yaz aylarında büyük bir koku yayıyor. Kanalın içinde su olmadığı için yeni bir bitki örtüsü yetişmeye başladı. Taşma olursa bu bitkiler akışı engelleyecektir. Kanal civarında daha yoğun ve tüm Karaağaç mıntıkasında su kuyularında su seviyende düşme var. Su seviyesi gittikçe düşüyor. Ardından kumlanma başlıyor, motorlar arıza yapıyor.
KÖR KUYULARA KALDIK
Su motorları kuyularımızdan genelde 8-9 metre derinlikten su çeker. Kanal yapıldıktan sonra su çekilmeye başlayınca motorları aşağı indirmeyi düşündük. Önce zeminden 1-2 metre kadar aşağıya elle kazarak indirdik motorları aşağı. Bir süre bu da yetmez olunca kepçe getirip daha da aşağı indirmeye başladık motorları. İşte bu motorları aşağı indire indire kuyularımız oldu kör kuyu. 1950'li yıllardan beri öncesi gazla,  sonraki yıllarda mazotla çalışan su motorları o zamandan bu güne kadar 8/9 metreden su çekerken artık su seviyesi daha da aşağılara inmiş durumda. 70 yıl sonra geldiğimiz yere bak. Çekilme devam ederse ne olacak, susuz mu kalacağız?
“MISIR EKELİM”
Karağaç'ta çiftçilik yapan ismini vermek istemeyen bir başka mahalle sakini de bir anısını şöyle aktardı:
“Bu yaz başlangıcı. DSİ kanal civarında çalışma yapıyor. Setlerle ilgili kontrole gelmişler. Tanımam gelenleri. Tarlada çalışıyorum, aynı zamanda onları da gözlemliyorum. Seddelerin üzerinde dolaşıyorlar, kanalın içini kontrol ediyorlar. Kanalın içinde yudum su yok. Kurumuş, otlar yeşermiş, çalılar basmış. Sokuldum yanlarına kanalı göstererek şu öneride bulundum;
'Kanal boş, içinde su yok. Hiçbir işe yaramaz yaz boyunca. Bana verin, boydan boya içine mısır ekeyim. Hem ülke kazansın, hem ben kızanlarıma daha iyi bakayım.'
Espri olduğunu bile anlayamadılar galiba, gülmedi ekibin başı şöyle bir baktı bana, başını salladı, düşünceli bir ifadeyle uzaklaştı yanımdan.”
HÜSEYİN ERKİN NE DİYOR?
Hudut Gazetesi'ne geçmişte “kanal” konusunda sık sık paylaşımlarda bulunan DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin,  verdiği beyanatlarda söz konusu kanalın Karaağaç Yunanistan  Türkiye sınırı boyunca yapılması gerektiğini, kanalın hem 20 bin dönüm verimli Karaağaç topraklarını sulamada kullanılacağını, Meriç'e döküldüğü bağlantı noktasına konacak 1000 kw türbinle yılda 8 milyon kwh elektrik üretilebileceğini, daha önemlisi rekreasyon projesiyle Karaağaç semtinin geçmişte olduğu gibi 'Küçük Paris' unvanına kavuşabileceğini söylediğini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Maalesef bu öneriler göz ardı edilerek kanal mevcut olan DSİ drenaj kanalının güzergahı takip edilerek inşa edildi. Gelin görün ki bu yıl Karaağaç'tan feryatlar yükselmeye başladı. 'Kanal yüzünden kanala yakın bütün kuyularımızın suları aşağı indi bir kısmı kurudu' şikayetleri çoğaldı. Ka-nala yakın ku-yuların sula-rının seviye-lerinin aşağı düşmesi, bu kuyuların sığı kuyular olup nehir seviyesi alüvyonundan beslendiklerinden kanal de-rinliği üzerin-deki toprak sıy-rılınca kuyula-rın suları ka-nala sızdığından kuyular kurumuş ya da suları azalmıştır. Kanalın Meriç başlangıcına beton seviye eşiği yapılmış. Bu eşik dolu savak gibi çalışacaktır. Halbuki kanal girişi ve çıkışları otomatik kontrollü bir kapak sistemiyle yönetilerek kanalda sürekli su tutulması hem sulamaya imkan verecek hem de 1 MW'lık HES ile enerji üretim sağlanacaktır. Daha önemlisi By-pass kanalının Meriç nehrine bağlandığı kısmın memba tarafına yani Maraş Köprüsü'ne doğru mutlaka kum çökeltme havuzu yapılmalı ve burada biriken kum temizlenerek  nehir yatağının ve de By-pass kanalının kum dolması önlenmiş olacaktır. 
“TUNCA ŞİŞİYOR”
Diğer önemli bir konuda Taban kotu Meriç nehrinden daha düşük olan Tunca nehrinin Meriç nehrine birleştiği noktada oluşan büyük adacık ve Kirişhane seddesi boyunca dökülmüş topraklar ve düzensiz ve de izinsiz bir çok yapı Tunca nehrinin akışını engellediği gibi Meriç ve Arda nehirlerinden gelen yüksek debili sular Tunca'yı hidrolik olarak boğmakta ve Tunca nehri geriye doğru şişerek Sarayiçi sular altında kalmaktadır. Bu adanın mutlaka küçültülmesi ve Kirişhane seddesi boyunca düzensiz ve izinsiz yapıların denetlenmesi ve toprak dolguların temizlenmesi mutlaka yapılmalıdır. Bülbül adası bölgesi ve Karaağaç bölgesinde nehir yatakları her yıl kumla dolmakta ve su seviyeleri 1000 m3/s ulaştığında buralarda taşkın riski başlamaktadır. Halbuki önerilerim değerlendirilse bu bölgede taşkın riski olmayacaktır.”
ÇAKIRLAR ÖNERGE VERMİŞTİ
İYİ Parti Grup Başkanı, Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar,  Karaağaç'taki Kanal Edirne'ye su verilmediğini, bölgedeki sulama kuyularındaki su miktarının bitme aşamasına geldiğini, üreticilerin bu yüzden tarlalarına su veremediğini belirterek, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin yanıtlaması talebiyle geçen Temmuz ayında verdiği soru önergesiyle konuyu Meclis gündemine taşımıştı.
Milletvekili Çakırlar, TBMM Başkanlığı'na Bakan Pakdemirli'nin yanıtlaması talebiyle sunduğu önergesinde şunlara yer vermişti:
“Edirne İli Karaağaç Mahallesi sebze ve meyve üreticiliğinde önemli bir yere sahiptir. Mahallede yaşayanlar geçimlerinin büyük bir bölümünü sebze ve meyvecilik ile idame ettirmektedir. Sulama kuyularındaki suyun bitme aşamasına geldiğinden bölge halkı tarlalara veremediğini, bu sebepten mahsulün kurumasından endişe etmektedir. Bahse konu yerlerle ilgili olarak DSİ'nin bir girişimi var mıdır? Karaağaç Mahallesi'ndeki kanala su verilmemesinin sebebi nedir?”
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kırmızı et ‘felaket’
Alkollü aday sürücü, duvara çıktı
Editörümüzün acı kaybı
Edirne'ye Paris'te çifte ödül
AK Parti'den kurum ziyaretleri
Yediemini kaçakçılık araçları doldurdu
Nağmeler müzeden
Karneler 'Vali Amca'dan
Notalar 'Arnavutluk' için yankılandı
Edirne'de Köln Futbol Okulu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE