ANASAYFA
06 Haziran 2020 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
BASKETBOLU ZİRVEYE TAŞIYAN ADAM: EDİP AĞAOĞULLARI
İsmail Demiray yazdı...
Haberin Yayın Tarihi: 13-01-2020 07:20
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
BASKETBOLU ZİRVEYE TAŞIYAN ADAM: EDİP AĞAOĞULLARI

Basketbol; Edip Ağaoğulları'nın yaşamından hiç çıkmamış. Basketbol yaşamı, ilkokul yıllarında un kasnağının eleğini çıkararak yaptığı potada, futbol topuyla basketbol oynayarak başlamış. Bir daha da hiç çıkmamış yaşamından. Oyunculukla başlayan, Türkiye Basketbol Süper Ligi'nde büyük kulüplere diz çöktüren Avrupa Kupaları maçları oynayan bir takım yaratarak başkanlıkla zirvede tamamlanan bir basketbol yaşamı. Türkiye'de Süper Lige çıktıktan sonra bir alt lige düşmeyen birkaç takımdan birini yaratmış Edip Ağaoğulları: OLİN EDİRNE. 
Serdar Yiğitsoy'la birlikte sıcak bir şekilde karşılıyor bizi Edip Bey. Sözü kendisine bırakıyoruz.

UN KASNAĞINDAN POTA YAPTIM
“1959 yılı Edirne doğumluyum. Edirne çocuğuyuz. İstiklal İlkokul'unda başladık. Atatürk Ortaokulu'nu bitirdikten sonra Robert Koleji'ni kazanarak İstanbul'a gittim. Liseden sonra İngiltere'de Endüstri Mühendisliği tahsili yaparak Edirne'ye geri dönerek aile işlerini devam ettirmeye çalışıyoruz. 
Basketbola ilkokul yıllarında başladım. Çocukluğumdan beri spora karşı ilgim vardı. O zamanlar daha çok futbol oynanırdı, basketbola ilgi başladı ama basketbol sahası sadece Erkek Öğretmen Okulu'nda var o zamanlar. Biz de ufak olduğumuz için orada oynayamadığımızdan bahçede bulduk çözümü. Annemin eski un eleğinin tellerini sökerek pota yaptım. Asmanın çardağına tahtalardan bir panya yaparak, eleği de oraya çaktım, futbol topuyla da orada basket oynar olduk. Arkadaşım Dilek Özmerdiven'le birlikte toprak zeminde bire bir maçlar yapıyorduk. 
BASKETBOL, FUTBOL, CİRİT, SIRIK, ATLETİZM HEPSİ BİR ARADA
Ortaokulda Atatürk'te devam ettim basketbol oynamaya. Hocamız Mehmet Ümit Üçsular. Sonrasında Robert Koleji'nde devam ettim basketbola. Lisede sırıkla atlama, cirit atma, futbol, atletizm dahil bir çok spor kolunun içinde oldum. Basketbolda lise ikinci sınıftan sonra okul takımında ilk beşte oynadım. Özel okullar arası ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın düzenlediği turnuvalarda oynadık. Bir dönem Beyoğluspor'da antrenmanlara çıktıysam da okul ve kulüp birlikte yürümeyince okul takımına geri döndüm.


İNGİLTERE'DE BALKAN KARMASI
Üniversite için İngiltere'ye gidince okul takımında ilk beşte oyun kurucu, bir numara, iki numara pozisyonunda oynamaya başladım. Takımda benden başka bir Türk, iki Yunanlı, bir Alman ve İngiliz öğrenci oyuncu arkadaşlar da vardı. Balkan karması gibiydik.  Dört yıllık öğrenimim boyunca hep takımda vardım. Orada tniversiteler arası değil, mahalli lig şeklindeydi. İkinci ligden birinci lige çıktığımız yıl rakiplerimiz içinde Rolls Royce'nin takımı da vardı ve onları da yenmiştik. 
EDİRNESPOR'DA DA OYNADIM
İngiltere'de okul bitip Edirne'ye dönünce basketbol oynama sevdasına ara vermedik. O zaman amatör ligde oynayan Edirnespor'da 1981/82'de oynamaya başladım. Serdar Yiğitsoy'da o zamanlar Ayşekadın'da benim rakibim olmuş, karşılıklı oynamıştık. Mimar Sinan o zamanlar tamirattaydı. Ekrem Demiray'da oynadık maçlarımızı. Mazotlu zeminde kaya kaya oynuyoruz. O sezon sonunda faal basketbol maceram sona erdi. Sonrasında uzun yıllar seyirci ve taraftar olarak ama televizyonda ama maçlara giderek devam ettim basketbol sevgim.


OLİN EDİRNE BAŞLIYOR
Olin Edirne serüvenim Serdar Yiğitsoy, Erol Ergülen ve sonra aralarına karışan Murat Erbaş kardeşimizin de önerisiyle başlamış oldu. Bana ilk sunulan teklifte Bölgesel Lig'de mücadele edecek, düşük bütçeli Edirneli gençlerin de içinde yer alıp oynayabileceği bir takım projesi vardı düşüncemizde. 
Ondan sonra hikaye aldı başını gitti, kontrolden çıktı. Bölgesel Lig'de başladıktan sonra baktık iyi gidiyor, bir üst ligin hayalini kuruyorsun. İkinci Lig'e çıkıyorsun, orada oynarken, 'Acaba bir üst lige çıksak nasıl olur?' derken hedefler büyüyor ve Süper Lig'de bulduk kendimizi. İki yıl Bölgesel, bir yıl İkinci lig, bir yıl TBL ve dört yılda Süper Lig'de olmak üzere ana sponsor olarak 8 yıl mücadele ettik. Küçük oranlarda destek bulsak da Süper Lig'e çıktıktan sonra tamamen yalnız kaldık, devasa bütçelerle mücadele etmek zorunda kaldık. Süper Lig'in bütçesi bizi çok zorlamaya başladı. Biz sonuçta Anadolu Efes gibi büyük bütçeleri karşılayacak imkanlarımız yoktu. 


SÜPER LİGİN MALİYETİ ÇOK YÜKSEK
Süper Lig'e çıktıktan sonra dört yıl boyunca yüksek bütçeler bizi sürekli zorladı. Ana sponsor olmamıza karşın destek bulmakta çok zorlandık. Bizim de sonuçta bir şirket olarak imkanlarımız sınırlı.  Edirne gibi yerde bu işi tek başına yürütmek çok zor. Bütçeler her yıl arttı,  döviz arttı, yabancı oyuncu fiyatları arttı. Tüm bu nedenler bir araya gelince bu iş artık yürütülemez bir hale geliyor. Sürekli vererek olmaz,  sponsor firmanın kendi asıl işinden de uzaklaşmaması gerekiyor. İş çok büyüdü, bir yerden sonra 'dur' demek zorunda kaldık. Gönül devam etmek isterdi ama şartlar buna el vermeyince bir yerde kesmek zorunda kaldık. Sonuçta Eskişehir'e devir etmek kaçınılmaz oldu. 
ALT YAPI ÇOK MALİYETLİ
İlk dönemlerde alt yapı için çalışmalarımız oldu. Yetenekli çocuklar toplandı, evler açıldı onlar için. Öğrenim ve diğer masrafları karşılandı. Fakat kısa zaman içinde randıman alamadık. Bir defa antrenman yapacak salon bulamıyorduk alt yapılar için. Süper Lig'teki takımımız sabah, akşam antrenman ve maçlarla salonunun zamanını fazla fazla dolduruyordu. Onun yerine diğer büyük takımların alt yapılarından yetişen, ama o takımlarda forma şansı bulamayan oyuncular çok daha ekonomik ve faydalı oldu. Bu oyunculardan büyük randıman aldığımız dönemlerde oldu. 
ALT LİGLERDE NEDEN OLMADIK?
Biz takımı bölgeselden alıp zirveye kadar çıkardık ve orada bıraktık. Türkiye'de bir alt lige düşmeyen ender takımlardan biriyiz. Başlangıçta amacımıza erdik, zirveye kadar çıkardık, ondan sonra 'Edirne bakın artık Süper Lig'de bir takımımız var, bundan sonra ona birlikte sahip çıkalım' düşüncemiz vardı. Edirne'de basketbolun dışındaki branşlara enerjimizi harcamaktansa Süper Lig'de bir basketbol takımına sahip çıkmak gerekiyordu. 'Artık Süper Lig'de takımımız var' deyip hep beraber bunu götürelim diye düşünüyorduk. Futbol, voleybol, kadın basketbol takımı derken enerji dağılıp gitti, onun yerine tek bir takımımız var ona sahip çıkalım düşüncesi olsaydı belki devam etmek mümkün olabilirdi. Edirne bu kadar çeşitliliği kaldırmaz. Bizim de zaten Olin olarak sponsorluk hikayemiz sona ermiştir, bundan sonra da olmayı düşünmüyoruz. 
SEYİRCİYE
Süper Lig'de dört yıl Olin Edirne olarak sponsorluğumuz devam etti. İlk yılda müthiş bir seyirci desteği vardı, bununla ligde başarılı bir sezon geçirdik. Sonraki üç yılda elimizden geldiğince oluşturduğumuz bütçelerle ligde tutunabilmek için oynadık. Böyle olması normal, biz devasa bütçeli takımlarla aynı ligde olsak da durumumuz ortada. Seyirci ortalamasının düştüğünü gözlemledik. Bölgesel Lig'de oynuyorsun bir üst lige çıkmak için seyirci salonu dolduruyor destek çok. İkinci Lig'den Birinci Lig'e çıkmak için yine iddialıyız. Seyirci desteği yine tam. Ama Süper Lig'e çıkmışsın Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş geliyor. 'Yeniliyorsun' diye seyirci maçlara gelmemeye başladı. Son yılımızda takımı ligde tutmaya çalışıyoruz, işler iyi gitmiyor, seyirci takımı terk etti. Koca sezonda sadece Beşiktaş maçında salonun yarısından çoğu dolmuştu. Avrupa liginde üç maç oynadık, dokuz yüz seyirci ortalaması. Ayıptır, o zaman neden devam edeceksin?  Demek ki Edirne seyircisi başarıya doymuştu. İnsanlar sıkıldı aynı takımları izlemekten belki de. 
BASKETBOL BİTMESİN DİYE ÇOK UĞRAŞTIM
Süper Lig'de son yılımızda baş edemediğimiz yüksek bütçelerin yanında, tribünlerden ayağını çekmiş bir seyirci, desteksiz kalmamız nedeniyle sezon bitmeden arayış içine girmeye başladık. Amacımız takımı Edirne'de birilerinin sahipliğinde tutabilmekti. Çıkış yolları aradık, kimselerden olumlu bir adım görmedik. Görüştüğüm kişi ve kurumlar takıma sahiplenmediler. İsteyen olsaydı kulübü bedelsiz olarak devir edecektim. 'Devretsek de yine de destek oluruz' dedik.  Ne yazık ki kimse sahip çıkmadı. Sonraki süreçte önce Doğuş Grubu'yla başarısız bir görüşmemiz oldu, ardından Eskişehir'le anlaştık.”            (Yarın: Erol ERGÜLEN)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE