ANASAYFA
01 Nisan 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
İBRAHİM AY
Edirne'de basketbolun en büyük arşivcisi… İsmail DEMİRAY yazdı...
Haberin Yayın Tarihi: 16-01-2020 07:20
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
İBRAHİM AY

Çilingirler Caddesi'nde çok uzun yıllardır işlettiği eczanesinde güler yüzü, tatlı dili ile konuk etti beni İbrahim Ay ağabeyimiz. Binlerce fotoğrafı barındıran onlarca albümü içinden basketbol ile ilgili olanı koydu masaya. Edirne'nin 50 yıl önceki spor tarihi canlanıverdi sanki.


1945 yılında Edirne Demirhanlı köyünde doğar. İlkokulu Şehit Asım'da, orta ve liseyi bugünkü Atatürk Orta Okulu'nun olduğu binada bitirir. İstanbul Üniversitesi Eczacılık fakültesine gider, eczacı olur Edirne'ye döner.
1983/1987 yılları arasında Edirne Belediye Başkanlığı yapar. “Siyaset yapmadım, hizmet yapmaya çalıştım, takdir Edirne Halkı'nındır” der.


Cumartesi lise takımında basketbol oynar, akşamı Edirnespor'da yine basketbol. Pazar günü sabah atletizm öğleden sonra Edirnespor'da futbol. Enerjiye bakın. 
Gençlik yıllarında spora olan düşkünlüğü inanılmaz derecededir. Güreş, boks, futbol, atletizm ve basketbol sporları ile uğraşmıştır. En çok futbol ve basketbolu sevmiştir. Her iki ayağı ile futbol oynayabildiği gibi, basketbolda da her iki elini büyük bir ustalıkla kullanabiliyordu. Edirnespor'un bir dönem formasını giymiştir. Biz konumuz gereği basketbolla ilgileneceğiz. Sözü İbrahim Ay'a bırakıyoruz.


BİZE BASKETBOLU AVUKAT RUHİ ÖĞRETTİ
“Basketbol sevdam; Kaleiçi'ndeki evimizin Ekrem Demiray Spor Salonu'nun yanında olmasından kaynaklanıyor. Büyüklerimiz devamlı oraya gider, boks, güreş yapar, basketbol oynar, biz de çocukluğumuzda onları seyretmeye giderdik. Allah rahmet eylesin Avukat Ruhi ağabeyimiz bizim elimizden tuttu, Ekrem Demiray salonunda bizlere basketbolu öğretmeye başladı. Ben de meraklı olduğumu ve yeteneklerim elverdiği için devam ettim. O salon bizler için çok önemliydi. Salonu girip oynamak isteriz, salonun bekçisi 'Keke İlhan' bizi her zaman buraya sokmazdı. Bizler de Ekrem Demiray'ın arkasında gişe camı vardı, oradan gizlice girer, salonda antrenman yapardık bekçiyi atlatıp da. 


BASKETBOL TOPUYLA BİRLİKTE UYURDUK
O zamanlar spor malzemesi yok, zor bulunuyor, bir tane eski basketbol topu bulduk, dericiye diktirdik sökük yerlerini, ayakkabıcıya da boyattık, parlattık, tüm takım sırayla topa sahip çıkıyordu. Topu alan gece onunla birlikte yatıyordu Kes ayakkabı sahibi olduk sonunda, ama nasıl kolluyoruz, tozlanmasın, çamurlanmasın diye. Basketbol aşkı her şeyin üstündeydi o yıllar arkadaşlarım arasında. Biz o günün zor şartları arasında yetiştik. Fakat sıkı çalışmamızın karşılığını da alıyorduk. Dönemin Milli takımıyla, Fenerbahçe'siyle maçlar yapıyorduk. Lise takımında oynarken Milli Takım Balkan Şampiyonası'na gitmeden önce Edirne'de kampa girer, antrenmanlarını bizimle yapardı ve Milli takıma kafa tutan bir oyun yapımız vardı. Ciddi, iddialı maçlar oluyordu. Bizler lise yıllarında basketbolda kendimizi çok geliştirdik. Lise yıllarında ben hem lise, hem Edirnespor takımında basketbol oynuyordum. Edirnespor'un basketbol takımının en büyük destekçisi de oyuncu olarak Edirne Lisesi'ydi. Hüseyin Alp vardı milli takımda 2.15. Saraçlar Caddesi'nin bir ucundan bakınca gözükürdü. Karşı karşıya da oynadık. Bir antrenman maçında Mehmet Üçsular bana topu uzaktan attı, aldım havada döndüm potaya bırakacağım. Hüseyin Alp sanki duvar gibi karşımda elini uzatmış topu alıverdi elimden. Öyle bir boy farkı. 


DERSİ ZAYIF OLAN TAKIMA GİREMEZDİ
Yine lise yıllarında Nejat Atlığ çalıştırdı bizleri basketbolda, daha sonraları savcı Taner Serin geldi ve çok disiplinli olmamızı sağlamıştır bu iki kişi. Edirnespor lokaline gideriz, alt katta sigara içenler, oyun oynayanlar, bizi yukarı alırlar, pinpon oynarız, spor konuşur tartışırdık.  Okulda derslerinde zayıf olan takıma giremezdi. Mehmet Üçsular, Kaya Denker, Nejat Balcı, Eyüp Denkel, Halil Sezer, Sümer Es, Çetin Alperat, Ender User, Erdem Özakıncı, Erşen Kılıç. İlk defa hayatımızda tam takım eşofman aldık, kolej takımı gibiydik. Nedim Hızlar basketbol hocamız bizleri çalıştırır da ama ben aynı zamanda onunla Edirnespor'da birlikte oynuyordum. Kırklareli ve Tekirdağ'da da basketbol takımları vardı. Kırklareli ile rekabet halinde idik. Biz genelde daha iyiydik. Onlar aylarca hazırlanır, bizi maç için çağırır, toplanıp giderdik bazen hazırlıksız olarak, yine de onları evlerinde yener gelirdik. Liseler arasında da kıran kırana maçlar olurdu. Özellikle biz Sanat Okulu ile sıkı maçlar oynadık. O yıllarda Edirne'de 21 tane tenis kortu vardı, Edirne'de bisiklet sporu vardı. Çok iyi bir spor geçmişi vardır Edirne'nin.
FENERBAHÇE İLE MAÇ
Lise takımımızda ben, Mehmet Üçsular, Nejat Balcı, Ender User, Çetin Alperat birlikte oynuyorduk. Bu kadro ile Fenerbahçe A takımına karşı oynadık. Yıl 1961 kafa kafaya bir maç olmuştu. 8 numara benim formamdı, bakma böyle göbekli olduğuma, o zaman göbek falan yok. 1964 yılında üniversiteye gittim. Orada da futbol oynadım. 1966 yılında Edirnespor 2. Lig de mücadele etmeye başlayınca ben tamamen futbolu da bırakmış oldum. 1968 yılında bu dükkanda ticarete başladık, 1971 yılında eczaneye çevirdik. Kıbrıs savaşında Edirne'de yedek subay olarak görev yaptım. O gündür, bu gündür burada aspirin satmaya devam ediyoruz.”


(Yarın: İsmail YÜKNÜ)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE