ANASAYFA
04 Aralık 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
MURAT BOYACIOĞLU: BASKETBOL EŞİMDEN SONRA İKİNCİ AŞKIM -2-
İsmail DEMİRAY yazdı...
Haberin Yayın Tarihi: 23-01-2020 07:20
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
MURAT BOYACIOĞLU: BASKETBOL EŞİMDEN SONRA İKİNCİ AŞKIM -2-

(DÜNDEN DEVAM)
MENAJERLER KAZANDI
Biz ne kadar dengeli bir bütçe kursak da sonuçta her yıl en azından 300/400 bin lira gibi bir açığımız oluyordu. Bunun en büyük nedeni de oyuncu menajerleri yüzündendir. Nedeni de iddaadan gelecek paraya göre bir takım ve bütçe oluştursak da menajerler bizim kazanacağımız parayı bizden iyi bildikleri için ona göre oyuncu ücretlerini ayarlıyorlardı. 
AVRUPA DAN SİBİRYA'YA
Süper Lig'in ilk yılında Play-Off a kalarak ikinci yılımızda Avrupa kupalarında oynamayı hak kazandık. En çok da o yıl yıprandık. Kadın basketbola başladığım zaman en büyük hayallerimden biriydi, bu salonda Avrupa maçları oynamak. Fakat Avrupa deplasmanlarının bu kadar masraflı olduğunu bilmiyorduk. Yine Edirne Belediyesi destek oldu. Avrupa hayali kurarken kurada Sibirya çıktı bize. Halen Sibirya'dan arayanlar oluyor, 'Yine siz çıkın bize kurada diyorlar' ama takım kalmadı artık ortada, ama çok dostlar kazandık orada.  


YALNIZ KALDIM
Sonuçta bu bir sistem meselesi. Döviz kurlarındaki artışlar, oyuncu bütçelerinin anlamsız artışı, maliyetlerin yükselmesi ancak gelirlerde bir değişiklik olmaması sonucu daha fazla götüremez olduk. Kulüplerde yaşanan aynı şeyler olmaya başladı, günden güne yalnız kalmaya başladık. Bizi yolda görenlere selam verdiğimizde; 'Murat yine bizden para almaya mı geldi?' deyip bizden kaçar hale geldiler. 
Süper Lig'de son maçımızdan önce en önemli oyuncumuzun haber vermeden kaçıp gitmesi bardağı taşıran son damla oldu. Bu süreçte basketbol dışında başka şeylerin de döndüğünü de görmüş oldum ve ciddi hayal kırıklığı yaşadım. 1. Lige düştükten sonra da yüksek maliyetler bizleri zorlamaya devam etti. 4 tane ev açıyorsunuz oyuncular için, maaşları, primleri, teknik kadro, hoca. Çok zorlandığımız dönemler oldu. Yine de iki sene 1. Lig'de devam etmeye çalıştık. Mütevazi bütçelerle güzel basketbol izletme hedefinden hiç sapmadık. Edirne'de basketbol kültürünün devam etmesi için çok mücadele ettik.


HERŞEYİN BAŞLANGICI OLDUĞU GİBİ SONU DA VAR.
Kadın basketbolunda 7 yıl Edirne'de ilkleri yaşattıktan sonra yorulduğumu hissettim. Ailemin de tavsiyesi ile başkanlığı bırakmaya karar verdim. Bu dönemde gönüllü arkadaşlar varsa kulübü devredelim düşüncesi doğmaya başladı. Ancak ne bir kurum ne de bir kişi bu sorumluluğu almaya istekli olmadı. Herkes bu işin ne kadar zor ve meşakkatli olduğunun farkında.
Bundan sonra asla başkan olmam, ama yeni bir oluşum olursa, elimden geldiğince yanında olurum, maddi manevi katkı veririm ama başta olmam artık. Bana çok gelen oluyor, 'Sensiz olmuyor' diye. Bu iş ben meselesi değil biz meselesi. Kurumsallaşma şart. Başarılı takımların hepsinin arkasında önemli kurumlar ya da sponsorlar var.
HALEN BASKETBOL OYNUYORUM
Malum nedenler dolayısıyla takım ligden çekildikten sonra basketbola kendim için ara vermedim, vermeyi de düşünmüyorum.


BASKETBOL BENİM EŞİMDEN SONRA İKİNCİ AŞKIM.
Amatör olarak Edirne'de basketbol oynuyorum. Her yıl Veteranlar Ligi'nde yer alıyorum. Bu yıl Antalya'da 50 yaş kategorisinde mücadele ettik.
Sağlığım el verdiği sürece devam etmeyi düşünüyorum. Basketbol sevgisi, hırsı olmasa bunlar olmazdı. Bu yaşta oynayabiliyorsam bu hırsımdan, basketbol sevgimdendir. Fenerbahçeliyim, takımımı seyrederken bazen Obradoviç'e bile içimden taktik verdiğim oluyor.(gülerek) Benimle birlikte sezona başlayan hocalardan sadece biri sezonu bitirebildi. Zor bir başkandım onlara karşı. Bilenler bilir, oyuncularım çok değerlidir benim, onları ailemin bir parçası görürüm, hak edene hak ettiğinden fazla değer veririm. Antrenörler kendine karışılmamasını isterler, ben de bu işi bildiğimi düşündüğümden yorumlarımı yaparım, hepsi katlanamadı buna. Bu yapıda ya başkanı, ya antrenörü değiştireceksiniz, başkana söz geçiremediklerine göre ben antrenörü değiştiriyordum. Görev yaptığım dört yıl boyunca her zaman demişimdir, benden daha iyi bu işi yapabileceğini düşünen birileri varsa gelsin görüşelim. Hiç talip çıkmadı. Kulüp başkanlığı, basketbol kulüp işletmeciliği para harcanacak yerdir, kazanılacak yer değildir. Ben bunu bile bile giriştim bu işlere. Potansiyelim ölçüsünde de her türlü harcamayı yaptım. Ama beni aşan noktalarda durmak gerektiğini hissettim.
Eleştiri derseniz o her zaman vardı, hele klavye başından emek harcamadan, elini taşın altına sokmadan eleştirenler var ya onlar da ayrı bir alem. 
UNUTAMADIĞIM ANILAR
Botaş maçına deplasmana gidiyoruz, Süper Lig'de ilk sezonumuz. Dört yabancı hakkımız olmasına karşın bir paramız olmadığından ancak üç tanesini kullanabildik. Botaş maçında Koleman isimli oyuncumuz diskalifiye olunca uzun bir süre cezası nedeniyle takıma katılamadı. Harding diye bir oyuncumuz vardı, Beşiktaş'ta, Galatasaray'da, Amerika'da oynamış iyi bir oyuncumuzdu. Onun bir yaşam koçu vardı Meksika'lı. Yaşı da biraz geçkince ama tüm antrenmanlarımıza katılıyor,  sürekli bizimle,baktım performansı oldukça iyi, takım da yabancı konusunda eksik, dedim ki; 'Koleman yok, sana lisans çıkartalım seni takımda oynatalım'. Severek kabul etti. Biz onunla iki, üç maç kazandık, gazetelere manşet olduk, 'Edirnespor yaşam koçuyla maçlarını kazanıyor' şeklinde. Koleman takıma döndükten sonra da onu takımda yine tuttuk, düşük maliyetle sezon sonuna kadar oynattık. Ve yaşam koçlu takımla play-off a kaldık. 
İkinci anımız da Sibirya'dan. Süper Lig'de ikinci yılımızdayız başkana gittik, durumu anlattık, çok maliyetli olacak Avrupa'ya gideceğiz. Recep başkan da 'Edirne'nin reklamı olacak, katlanacağız' deyince devam dedik. Ama biz Avrupa'dan takım beklerken Sibirya çıkmaz mı? On beş gün önce de Rusya ile siyasi bir kriz yaşanmış. Rusya Türklere girişi engellemiş. Rusya'da havaalanına indik, her türlü zorluk çıkartıyorlar bizlere, bürokratik oyalama taktikleri derken Sibirya aktarma uçağını kaçırıyoruz, 24 saat gecikmeyle varıyoruz maçı oynayacağımız salona. Yenildik tabiî ki. 
Bir anım da OLİN döneminden var. Edirne Olin 2. Lige çıkmış, o zaman ki statü tek yabancıya izin veriyor. Biz de Brandon Gordon isimli bir  Amerikalı ile anlaştık. İngilizcem iyi olduğu için çevirmenliğini de ben yapıyorum. Bir akşam evimizde ailecek yemekteyiz. Sorduk ailen gelmeyecek mi Türkiye'ye diye. Annesi uyarıyormuş 'Oğlum Türkiye'de develere dikkat et' diye. Meğerse ailesi ve çevresi Türkiye'yi Arap ülkesi olarak develerin yaşadığım bir memleket olarak biliyorlarmış. Türkiye'nin modern bir ülke olduğunu göstererek, basketbol sayesinde bir nevi ülke tanıtımı da yapmış olduk.
TARAFTARIMIZ SÜPER
Edirne'nin taraftarı çok bilinçli. Maçın hangi anında destek vereceğini, müdahale edeceğini gayet iyi biliyor. Bir taraftar grubumuzun olması çok iyi. Maçlara gelirken grup halinde hareket ediyorlar. Kılık kıyafetleri bile özenli. Deplasmanlarda bizleri çok desteklemişlerdir. Unutulacak gibi değil taraftarımızın desteği. 
Şu anda DSİ Kadın Basketbol Takımı Bölgesel Lig'de. Biraz önce anlattığım zorlukları yaşayarak görecekler. İlk yılları olması nedeniyle sadece sezonu sıkı mücadele ile tamamlamaları dahi bir başarı olacaktır. Onun dışında hiçbir sportif başarı beklememek lazım. Ama bu ekonomik şartlar onları çok zorlayacaktır, yaşayarak göreceklerdir.  İnsanlar bunları bilerek maçları desteklemelidirler. 
GELECEK KURUMSAL YAPIDADIR
Edirne'de artık kişilerin maddi gücü ile basketbol yürümez. Kimsenin buna gücü yetmez. Bundan sonra basketbol isteniyorsa Edirne'de ancak Özel İdare, Edirne Belediyesi (kendi kulübüyle olmak üzere), Trakya Birlik, Trakya Üniversitesi veya DSİ ancak bu yapılanmanın, bu maliyetlerin altından kalkabilir. Tüm hesaplamalar gelecek planlamaları bunun üzerinde yapılmalıdır.
SPOR BİZİM YAŞAM TARZIMIZ.
Sporsuz bir hayat ve ülke düşünemiyorum. Spor ülkelerin ve toplumların gelişmesi için önemli bir unsurdur. Bunun bilinci ile hayatımı şekillendirdim. En büyük zevkim çocuklarımla her türlü sporu yapmak.
Edirnespor'un efsane başkanı kayınpederim rahmetli Muammer Şener gibi kalıcı işlere imza atıp, kulübüme bir tesis kazandırmak eşimle birlikte hedefimiz idi ama kısmet olmadı. Umarım gelecekte bunu gerçekleştirebiliriz.
Her yaştan tüm Sporseverlere basketbol dolu günler dilerim…”
(Yarın: Murat ERBAŞ)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Eczacı Atılgan korona kurbanı
Kural tanımayana 216 bin lira ceza
‘Engel neymiş gördünüz!’
İki caddeye kişi sınırlaması
ERDİNÇ NİŞ 40 YILDIR EDİRNESPOR'DA
Masterchef'te 'Tava Ciğer' ödülü
Eğitimci babanın çağrısı
Öğrenciye 'emniyetli' servis
Şallı gazeteci gibi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama