ANASAYFA
29 Mayıs 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
'Bay Konsolos'un yolculuğu
Çocukluğunun bir bölümü Edirne'de geçmiş Gazeteci-Yazar Mahmut Şenol'un, fantastik yazın türünün önemli örneklerinden olan ikinci romanı, Bay Konsolos'un yeni baskısı gerçekleşti...
Haberin Yayın Tarihi: 17-03-2020 09:30
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
'Bay Konsolos'un yolculuğu

Gönül UYANIKTIR
Çocukluğunun bir bölümü Edirne'de geçmiş Gazeteci-Yazar Mahmut Şenol'un, fantastik yazın türünün önemli örneklerinden olan ikinci romanı, Bay Konsolos'un yeni baskısı gerçekleşti. 'Geçmişe ait bir anda, yarın yapmış olduklarını anlatan bir adamın düşü'nün romanı olan Bay Konsolos, 'Cumhuriyet Kitapları Fantastik Edebiyat Özel Sayısı'nda önerilen kitaplar arasında yer aldı. İlk basımı 2005 yılında yapılan eser, Devlet ve İstanbul Şehir Tiyatrolarında ayrı ayrı repertuara alınırken, sinema senaryosuna dönüştürüldü ve hem müzikal hem tiyatro eseri olarak sahneye uyarlandı.
İstanbul'da 1958 yılında doğan Mahmut Şenol, 1967-69 yılları arasında babasının görevi nedeniyle Edirne'de yaşadı. Çocukluğu Edirne Halkevi'yle karşı karşıya olan Adriyatik Apartmanı'nda geçen yazar, o yıllarda merhum Ali Rıza Ataktürk'ün sahibi olduğu Edirne'nin Sesi isimli gazetede çırak olarak çalıştı. 1976'da üniversite öğrenimi sırasında gazetecilikle tanışan Şenol, Edirne Sesi'ndeki çıraklık macerasının, mesleği seçmesinde ne denli etkili olduğunu Hudut Gazetesi için kaleme aldığı, "Çırak Aranıyor" isimli küçük öyküde anlatmıştı. 
Mahmut Şenol 1977'de Cumhuriyet Gazetesi'nde muhabir gazeteci olarak çalışmaya başladı.1987'den sonra bazı ticari faaliyetlerde bulunup TV yapımcılığına yöneldi. Kanal D, TGRT, ATV gibi kanallara dizi programlar üreten yapım şirketlerinde bulundu. 2000 yılında edebiyata yönelip roman yazmaya başlayan Şenol'un ilk eseri 'Phaselis Adağı'oldu.
Gazeteci-Yazar Mahmut Şenol 1997'de ABD'ye  daha sonra da Kanada'ya göç etti. İkinci Romanı Bay Konsolos'un ilk baskısını yaptığı 2005 yılında tekrar gazeteciliğe dönen Şenol, Cumhuriyet'in Dış Haberler Servisi sayfalarına ABD ve Kanada yazıları, haftalık yorumları ve haberleriyle katılıyor. 1998'den sonra ABD, Kanada ve zaman zaman Türkiye üçgeninde gidip gelen yazarın; Phaselis Adağı, Bay Konsolos, Çerkez Adil Paşa'nın Tahsildarlık Günleri, Keşfini Bekleyen İnsan, Akhisar Düşerken, Kayısı Topuklu Kadınlar, Capon Çayevi, Atıncı Hasta (Tiyatro Oyunu), Geçiyordum Uğradım, Dalkavuk Hanım, Bizim Unuttuğumuz Şey isimli kitapları bulunuyor.  
HİÇ BİR YERDE OLMAYAN BİR ÜLKENİN ELÇİSİ 'BAY KONSOLOS' 
Yazarın, eleştirmenler tarafından 'Fantastik Edebiyat Türü'nün en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen ve ikinci baskısı 'h20' kitap tarafından yapılan 'Bay Konsolos' isimli eseri, Okyanusların ötesinde adaların çok olduğu bir coğrafyada artık hiçbir yerde olmayan bir ülkede geçiyor.
Bir zamanlar gerçek olmuş bir düş, bir "Yokya!" O hayali devletin Akdeniz'de bize çok tanıdık gelecek ama adı sanı ağza alınmayan, yaşlı prens Albert'in her seferinde uğradığı bir sahil kasabasındaki diplomatik anlamı bilinmeyen tuhaf elçiliği.
Bu ilginç diplomatik görevini kırk yıldır yürüten Bay Konsolos. Sadece elçiliğin değil tüm kasabanın Bay Konsolos'udur o: Yerini kimsenin bilmediği, gidip gelmediği, varlığı yokluğu sorgulanmayan bir "mandalina cumhuriyeti'nin diplomatı, kasaba sahnesinin başrol oyuncusu. Kimsenin yadırgamadığı gerçek, herkesin toplu olarak gördüğü bir düştür bu sahne. 
Öyle bir düş ki geçmişe ait bir anda yarın yapmış olduklarını anlatan bir adamın düşü…
MAHMUT ŞENOL'DAN BİR EDİRNE ÖYKÜSÜ
Gazeteci-Yazar Mahmut Şenol, 2014  yılında Hudut Gazetesi için yazdığı küçük ama kendi gerçeği olan bir Edirne öyküsünde ise şöyle diyor.
"….Benim gazeteciliğim aslında biraz daha eskiye dayanır, çıraklığımı Edirne'nin Sesi gazetesinde yapmış idim; yıl, galiba 1968'dir.
Demek sahici çıraklığından sonra gazeteciliğe çok değil, 10 yıl sonra girmişim.
Talatpaşa Caddesi'ne yüzü bakan dekâkinlerin bulunduğu arastanın önündeki sokağın adını bugün bile hatırlıyorum: Lüleciler Sokağı...
O sokağa bakan dükkânlardan birisinde, yerel gazete çıkarılıyordu. Sahibi, aynı zamanda, İstanbul'daki ulusal basının Milliyet Gazetesine yerel muhabirlik yapıyordu.
Zira beni oraya götüren, 4'ncü sınıftan 5'e geçip yaz aylarını Rakım Çalapala'nın tatil kitaplarına bir göz attıktan sonra, Selimiye Cami karşısındaki Halkevi duvarınca uzanan Kargıbaba Sokak'ta oturmakta olduğumuz Adriyatik apartmanı önünde haylazlık yapılmasın diye çıraklığıma karar vermiş bulunan, o vakitler Milliyet'in Cağaloğlu'ndaki merkez binasında gazetecilik yapan Özer Oral'dır
Büyük kuzen sözü dinlenir; rahmetli Özer Bey, patronum olacak yerel muhabire beni tanıtı, 'Kalemi ve hayal dünyası kuvvetlidir, tam gazeteci olacak tabiatta ve meyildedir!' dedi.
Yaz boyu orada hem matbaanın dizgisine bakacak, hem ustaya çay kahve için koşturacak, ortalığı toparlayıp böylece gazeteci çırağı olacaktım.
Yerel gazeteci olan, şimdi yaşıyorsa ömrüne bereket, rahmetli olduysa kalanlarına esenlik dilediğim Edirneli muhabir-matbaacı bey, şaka edip takıldığını sonradan anladığım gibi, 'Haftalık ne istersin bakalım?' diye sordu.
Ben, demek o vakitler, Coca-Cola hasretinde bir çocuk olmalıymışım ki gözüm para mara görmediğinden, zaten kâğıt ve mürekkep kokusuna da kavuşmuş bulunduğum için sadece günde bir şişe gazoza tav oldum, 'Hergün bir şişe kolaya razıyım!' dedim.  Benim zekamdan şüphelenmiş gibi azıcık yüzüme bakıp gülümsediler.
Ertesi gün, sabah kepengini açmaya orada, gazetemdeydim...
Bir yaz öyle geçti...
Kurtuluş İlkokulu'nda, Seniha Kayışbudak öğretmenimize, 5.sınıfın ilk günü müjdeyi vermeyi de unutmadım:
'Öğretmenim, ben bu yaz gazeteci çırağı oldum!'
Bahsini ettiğim kırk altı yıl evvelidir.
Bugünse, çocukluk arkadaşım, Nurhan Işıkseren'in davetiyle HUDUT gazetesine yazı misafiri oluyorum.
'Nereden nereye!' dedikleri yahut 'Dünya küçüktür!' denilen şey, işte budur.
Hasılı Coca-Cola'sına gazeteci çırağıyken sonradan kendimi Babıâli'de buldum, şimdi de başladığım kentin bir başka gazetesinde!
Hudut Gazetesinin çırak aradığını da bu yazıyı kapatırken haber vermeden şurdan şuraya gitmem; gazeteci habersiz duramaz...
Hudut'un geçenlerde sayfalarında verdiği ilana göre, ÇIRAK ARANIYOR!
Matbaada çalışacak...
Unutmayınız, geçen yüzyılın Ernest Hemingway, Ernie Pyle, J.Pulitzer gibi ünlü gazeteci yazarları, hatta Benjamin Franklin babasının matbaasında çalışıp, çıraklıktan mesleğe geçmiştir.
Çocuğunuzu çırak yazdıracaksanız, Hudut'a gidiniz; ben gibi Cola'sına çalışmasın ama...”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE