ANASAYFA
01 Haziran 2020 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Köykent'e sarılma zamanı
DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, pandeminin tarımın stratejik önemini ortaya çıkardığını, CHP'li belediyelerin Ecevit'in Köykent Projesi'ni model alarak uygulama gayreti göstermesi halinde başarı ortaya çıkarken Cumhuriyetin kurucu iradesinin başlattığı tarımsal hayallerin giderek güçleneceğini kaydetti…
Haberin Yayın Tarihi: 20-05-2020 08:02
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Köykent'e sarılma zamanı

DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı, Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, pandeminin tarımın stratejik önemini ortaya çıkardığını, CHP'li belediyelerin Ecevit'in Köykent Projesi'ni model alarak uygulama gayreti göstermesi halinde başarı ortaya çıkarken Cumhuriyetin kurucu iradesinin başlattığı tarımsal hayallerin giderek güçleneceğini kaydetti.
Erkin yaptığı yazılı açıklamada, Tarım Bakanlığı'nın çiftçiyi destekleme yerine ithalatı tercih ederek çiftçilerde üretim heyecanını kırdığını, küçük çiftçilerin şirket ve büyük çiftçilerle rekabet edemez duruma itildiğine dikkat çekti. Kapitalist ekonomik modellerin artık dünyada uygulanabilirliğinin sorgulanır hale geldiğinin altını çizen Erkin şunları söyledi:
TARIMDA GERİLEME SÜRECİ
“Ülkemizde tarımsal üretim özellikle 1980 sonrası gerileme sürecine girmiş ve buna bağlı olarak dışa bağımlılık artmıştır. Hele son yıllarda ülke samana ve soğana muhtaç duruma gelmiştir. Bunun nedeni tarımın piyasa koşullarına ve kapitalizmin sermaye hakimiyetine terk edilmesidir. Tarımın bu girdaptan çıkış yolu ise yeniden korumacı politikalara dönülmesidir. Tarım gıda zinciri kapsamında, temel parametre toprak ve toprağıyla uğraşan, yani çiftçidir. M.K. Atatürk 1938 yılı TBMM'ni açış konuşmasındaki 'Bir defa memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır…' sözünün ülkemizin bugünlere gelmemesinin anahtar hedefiydi. Bu anlayıştan yola çıkan, 68-78 gençlik kuşağının başlıca sloganlarından biri de bu olmuştur. Keza CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in 1977 yılı seçim sloganı 'toprak işleyenin, su kullananın' dillendirilmesi de etkili olmuştur. Özellikle köyde yaşayan çiftçiler bu anlayışı 1980 yılına kadar çok benimsemiş ve de mutlu bir üretim yapabilmişlerdi. 
“ÇİFTÇİNİN HEYECANI KIRILDI”
Bundan sonraki hükümetler döneminde tarımsal politikalar değiştirilerek giderek çiftçinin kazancı azaltılmış ve sembolik desteklerle tarımın gerilemesine sebebiyet verilmiştir. 2006 yılında AB ne girme müktesabatı kapsamında 2006'da çıkarılan kanunla her yıl milli bütçenin %1'i tarıma destek olarak denilmesine rağmen bugüne kadar bu orana ulaşılamamıştır. Tarımsal girdilerin sürekli artması, ürün fiyatlarının değerinin altında satılması üretici çiftçileri giderek fakirleştirmiştir. Tarım Bakanlığı çiftçimizi destekleme yerine ithalatı tercih ederek çiftçilerde üretim heyecanını kırmaktadır. Küçük çiftçiler, şirket ve büyük çiftçilerle rekabet edemez duruma itilmiştir. 
KÖYKENT PROJESİ
Bu yüzden ülkemizde tarımın, 'aile çiftçiliğimi, şirket tarımı olarak mı yapılması konusunda karar verilmelidir.' Şirket tarımı, verim açısından ve girdiler açısından olumlu görünse de tarımın sürdürülebilirliği ve ekolojik denge açısından handikapları vardır..Ayrıca bu uygulamanın kırsaldan kente göçü hızlandırdığı ortadadır. Buna karşın aile çiftçiliği ise verim açısından şirket tarımına göre tartışmalı görünse de tarımın sürdürülebilirliği ve ekolojikdenge açısından son derece pozitif sonuçları vardır En önemlisi üretici çiftçileri köyünde tutarak, kentlere göçü ise yavaşlatacağı açıktır. İşte bu noktada rahmetli Ecevit'in Köykent Projesi'nin önemi ortaya çıkmakta ve bunun günümüz şartlarına göre uygulanması elzem hale gelmiştir. 
Projenin geçmişine bakıldığında, kamuoyunda bu projenin başarısız olduğu algısı oluşturulmuştur. Fakat bu algının gerçeği yansıtmadığını ne yazık ki CHP yöneticileri kamuoyuna anlatamadıkları gibi projeye de sahip çıkamadılar. Aslında proje, başarısızlığı olmamış tam tersine yarıda bırakıldığı için başarısız durumuna düşürülmüştür. Köykent Projesi'nin esin kaynağı Mithat Paşa'ya kadar uzanmaktadır. Mithat Paşa,1862'e ilk tarım-kredi kooperatifini Şarköy'de kuran kişidir.1960 yıllarda yoksul olan kırsal kesimi kalkındırmak için düşünülen Köykent Projesi'ni uygulama imkanı 1978 yılında kısa süren Ecevit hükümeti döneminde, '13 köyü kapsayan Van/Özalap/Dorutay köyü ve çevresi ve 16 köyü kapsayan Bolu / Mudurnu / Taşkesti köyü ve çevresi' olarak iki bölgede uygulanmaya başlanmış lakin 1979 yılında hükümetin düşmesi ile proje yarıda kalıyor, yerine gelen hükümet de projeye sahip çıkmadığı için proje tamamlanamamıştır. 2000 yılında Ecevit koalisyon hükümeti döneminde, Ordu / Mesudiye / Çavdar köyü ve çevresinde başlatılıyor. Toplam 9 köyü kapsayan projede, ulaşım, elektrik ve iletişim sistemleri yenileniyor. Sağlık merkezi, ilköğretim okulu, ağaç işleme fabrikası kuruluyor. Dokuz köylü üreticiler kalkınma kooperatifi kuruyor ve yörede yaşam değişmeye başlıyor. 2002 yılında erken seçime gidilmesi yüzünden proje tamamlanamadan gene yarım kalıyor. Gelen hükümette projeye sahip çıkmayıp tamamlamadığı için proje yaygınlaşamadan unutuldu. Hatta dünya bankasından 2003 yılında Ordu Mesudiye'deki Köykent Projesi için gelen 300 milyon dolar destek kullanılmayarak geri çektiriliyor.
“İSTANBUL 16 MİLYON OLMAZDI”
Halbuki Köykent Projesi ülke sathında yaygınlaşsaydı, bugün İstanbul 16 milyon olmayacak, Konya iki milyon olmayacak ve de saman ve soğan ithal etmeyecektik. İnsanlar köyünde üretecek ürünlerini burada kurdukları fabrikalarda işleyecek kendileri kooperatifleri aracılığıyla satacak hem para kazanacak hem de vatandaşlar ürünleri daha ucuza tüketecekti. Günümüz Avrupa'sında üretimin tamamına yakını tarımsal üretim kooperatifleri tarafından üretilmekte ve pazarlaması da kooperatifler aracılığıyla yapılmaktadır. Aslında bu da Köykent Projesi'nin en temel ayağından biridir. Şayet Köykent Projesi uygulansaydı, bugün köylerde okullar kapanmayacak, öğretmenlere, ziraat teknik personeline sağlık personeline istihdam yaratılacağı gibi ekolojik doğal sistemde ülkemiz için bozulmamış olacaktı. En önemlisi yerli tohumlarımız yok edilmeyerek hibrit tohumlara muhtaç olmayacaktık. Maalesef son yıllarda uygulanan yanlış tarım politikaları yüzünden kırsal nüfus çok azalmış ve birçok köylerde tarım yapacak insan kalmamış aile tarımı bitme aşamasına gelmiştir. 
Cumhuriyeti kuranlar tarımın önemini o yıllarda görerek, tarım üretimiyle sanayinin gelişmesini sağlamışlar, bizlere miras kalan büyük Atatürk'ün fikir ve idealleri ile Köykent Projesi'ni hayata geçirme mecburiyeti doğmuştur. Günümüzde bölgesel kalkınma planları yapılarak her bölgemizde tarımsal potansiyel baz alınarak uygun çevreler belirlenerek her ilimizde Köykent Projelerini günümüz şartlarına göre tesis etmeliyiz. Günümüz tarımı hibrit tohum üretimi yüzünden birçok sağlık sorunu yarattığından artık organik ve nitelikli ürünler aranır olmuştur. Türkiye gibi iklimi toprağı verimli ve tarım kültürü zengin bir ülkede dünyada tarımda yarışır ülke olma şansımız vardır.
TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ
Hele bugünlerde yaşadığımız Pandemi salgını tarımın stratejik önemini ortaya çıkarmıştır. Belki de Köykent Projesi'ni uygulama fırsatı bu sayede önem kazanacaktır. Kapitalist ekonomik modellerin artık dünyada uygulanabilirliği sorgulanır hale gelmiştir.
Halen nüfusun yüzde 50'den fazlasının yaşadığı büyük şehirler ve bazı illerimizde yerel idareleri yöneten CHP yönetimleri Köykent Projesi'ni model alarak bu projeleri uygulama gayret gösterse hem başarı ortaya çıkacak ve Cumhuriyetin kurucu iradesinin başlattığı tarımsal hayaller giderek güçlenecektir.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Gök gürültülü dolu, sağanak
Hayvancılıkta döl çıkmazı!
‘3 ay kira almayın’
‘Köyünde kendine çalış’
Boyacıdan ayağa hizmet
Altında yükseliş devam
SÜLOĞLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
Su tasarrufunda püf noktası
Hasada yakın takip
‘O nefes sana lazım olacak’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE