ANASAYFA
05 Temmuz 2020 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Roman sorunları 'ısırgan' gibi
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, çıplak elle dokunulduğunda deriye kaşıntı vermesi yüzünden ısırgan otunu toplamanın çok zor olduğunu belirterek, “Roman sorunları da bir anlamda böyledir. Nerden tutsan elinde kalır” dedi…
Haberin Yayın Tarihi: 05-06-2020 07:36
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Roman sorunları 'ısırgan' gibi

Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Şallı, çıplak elle dokunulduğunda deriye kaşıntı vermesi yüzünden ısırgan otunu toplamanın çok zor olduğunu belirterek, “Roman sorunları da bir anlamda böyledir. Nerden tutsan elinde kalır” dedi.
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Şallı, “Isırgan Otu” başlığı altında paylaştığı açıklamasında, “Bizim evde küçücük kızanken çingenece konuşulurdu. Anne, babam ve dedem Ali. Dedemin ağzından Türkçe konuştuğuna rastlamak pek mümkün değildi. Dilimizi konuşmadığımızdan unutuldu. Unutulmayan gerçek ailece hepimiz çingene idik. Bakmayın şimdilerde Roman olduk, büyük bir gururla 'ben Romanım' diyenlere. Eskiden esmer olan, çingeneler Roman olduktan sonra beyazlamış söylemlerine. Aslında biraz daha modernleştik, beyaz Roman olduk. Ama sosyal yapımız içindeki alışılagelmiş davranışlarımızda büyük bir değişim olamadı” dedi.
Korona virüsünden korunmak amacıyla alınan tedbirler sonucunda ekonomik çöküntünün yaşanmaya başladığı bu günlerde, yoksulluğun yarattığı olumsuzluklardan en çok Roman toplumu etkilenmeye başladığına dikkat çeken Şallı şöyle devam etti:
“Roman toplulukları olarak görülen Dom, lom, Abdal gurupları da bu sosyal çöküntünün içindedir. Sonuç, farklı sosyal sorunlar adalet mekanizması ile Roman topluluklarını daha yoğun tanışmalarını sağlayacaktır 
SOSYAL DEVLET ROMAN TOPLULUKLARA YÖNELİK YARDIM KONUSUNDA YETERLİ OLAMIYOR. 
Sosyal devletin bu tür sınıfsal ve ekonomik çöküntünün içinde bulunan gruplara yönelik sosyal devlet anlayışını tam olarak uygulandığını söylemek gerçekçi olmayacaktır.  Yaşanan virüs nedeniyle, Roman vatandaşlarımızın sokağa çıkmama kurallarına tam olarak uymadığını, kültürel farklılık gerçeğini yeniden yaşamış olduk.  
KEŞANDA YAŞANAN OLAY ÜZÜCU OLMUŞTUR.
Ramazan bayramında uygulanan sokağa çıkma yasağına rağmen kurallara uymama neticesinde Keşan'da bazı Roman vatandaşlarımız ve polis arasında arbede yaşanmış şiddet olayları basına yansımıştı. Konu yargıya taşınmıştır. Bu konuda şimdilik yorum yapmanın yersiz olacağını düşünmekteyiz. Sokağa çıkma yasakları ve yaşanan üzücü hadise tarihin sayfalarını anımsattı. 
Tarihçi yazar Murat Bardakçı'nın 2010 yılı mart ayında 'Romanlar'ı eskiden çok sıkardık ata binseler kellelerini keserdik' adlı yazısı geldi. Özetle Osmanlı belgelerinde çingenelere yönelik yazılı belgelerden söz ediyordu. Bizlere biçilen tanımlama 'Çingene', 'Kıptî', 'Puşiyânı Müslim', 'Şopar' olarak yazıldığı, binlerce yazışmanın büyük bir çoğunluğu çingenelerin sebep oldukları asayiş sıkıntılarıyla, geri kalanı da alınacak tedbirlerle ilgilidir. Bunun yanı sıra, padişah 3. Murad 1585 tarihli bir fermanında Çingeneler'in şehir içinde ata binmelerini yasaklamış, yasaya uymayanların öldürülmesini emrediyordu. Ata binmek yasak, sadece eşeğe binebilirlerdi. 1618, yüzyıllarda Osmanlı hükümdarları çingenelerin yaptıkları uygun olmayan davranışlar nedeniyle çingeneleri sürekli kontrol altında tutmak ve hatta Osmanlı topraklarına girmelerine yönelik tedbir almak zorunda kalmıştır. Tarihsel gerçeğimiz budur. İşin özünde yoksulluk, eğitimsizliğin ve derin ayrımcılığın yaşanan süreçlerin bütünlüğüdür
Pek bilinmeyen yemek çeşitlerimiz içinde ısırgan (kopriya) otundan yapılan bir yemek vardı. Bu yeşil bitki çıplak elle toplandığında deriye kaşıntı verir. Isırgan otunu toplamak çok zordur. Roman sorunları da bir anlamda böyledir. Nerden tutsan elinde kalır. Elimize başka ne kaldığına gelince 2011 yılında İstanbul Cezayir restoranda toplanan çok sayıda Roman dernek başkanlarının toplantının dışında toplumsal bir gelişme yaratılamadı. İçlerimizden bazıları kendini siyasette pazarlamaya çalıştı. AB'den ödül bile alanlar bile oldu. Zamanla örnek gösterildi. Bu başarılı gösterilme çok dernek tarafından düşünce farklılığına ve farklı yorumlara sebep olmaktadır. Neyse.. Romanlardan rol model şeklindeki ifadelerde yersizdir. Edirne'de bay/bayan doktor var. Ben Romanım demesine gerçekten gerek var mı?
Edirne de üç kardeş var. Meriç, Arda, Tunca birleştiklerinde aktıkları yer denizdir. Kardeşlerin kız erkek olması hiç önemli değil. Romanların içinde de üç kardeş var. Neyse… Akıntıya sürüklenen çingene mücadelesini güçlü bir nehre dönüştüremedik.Kimi Karadeniz'e, Kimi Ege denizine, kimi ise Avrupa dan aldığı suyun gücü ile akışını sürdürüyor.
48 ROMAN DERNEĞİ KEŞAN'DAKİ OLAYA NEDEN SESSİZ KALDI?
Korona virüsü nedeniyle 48 Roman derneğinin ortak açıklaması güzel bir gelişim olmasına rağmen, Keşan'da yaşanan Romanlara yönelik üzücü hadise korusunda ortak bir basın açıklaması yapılamaması düşündürücüdür. Kimse unutmasın, gün gelecek Roman hak savunucusu olduğu görünenler ısırgan otuyla tanışacak.”


 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kot Şort Modelleri
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE