ANASAYFA
04 Aralık 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
İstanbul Sözleşmesi yaşatır (mı?)
Anadolu Gençlik Derneği Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş, kadına yönelik şiddetin yadsınamayacağını, kesinlikle bunu önlemek için gerekli tedbirler alınmasına dikkat çekerken, aile yapısını dinamitleyen İstanbul Sözleşmesi'nin biran önce feshedilmesi gerektiğini söyledi. 
Haberin Yayın Tarihi: 09-09-2020 07:33
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
İstanbul Sözleşmesi yaşatır (mı?)

 İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen, tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan sözleşme hakkında açıklamalarda bulundu. İriş, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:
“İstanbul Sözleşmesi, 11 Mayıs 2011 tarihinde imzaya açılmasından sonra onay için TBMM Genel Kurulu'na sunulmuş, 14 Mart 2012 tarihinde AK Parti, CHP, MHP ve BDP'nin oybirliğiyle 246 kabul ve 0 ret oyuyla Meclis'te onaylanmış, 1 Ağustos 2014 itibarı ile de yürürlüğe girmiştir.
İstanbul Sözleşmesi'nde toplumsal yapımızı adeta dinamitleyen, toplum yapımızla dini inançlarımızla örf ve âdetlerimizle taban tabana zıt uygulamalar içeren maddeler olmasına rağmen, maalesef sözleşmeyi ilk imzaya açan ve ilk onaylayan ülke Türkiye olmuş ve sözleşmenin hiçbir maddesine çekince koymamıştır. Oysa birçok ülke sözleşmeyi imzalamazken, imzalayan ülkelerden birçoğu da dini, kültürel ve toplumsal yapılarından ve toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim ve partner (nikâhsız birlikte yaşayan bireyler) yaşamı gibi konularda çekince koymuş, kaygılarını bildirmiştir. Fakat biz Müslüman bir ülke olmamıza rağmen sözleşmenin dördüncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki “cinsel tercih ya da cinsel yönelimin” güvence altına alınmasına dahi itiraz etmeden sözleşmeyi imzaladık.
İstanbul Sözleşmesi'nin vahameti maalesef uygulamaya başlandıktan sonra gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Sözleşmenin 4/3 fıkrasında cinsel yönelim, cinsel tercihler ve her türlü sapıklık kanunla koruma altına alınmaktadır. Sözleşmede aile kavramı yoktur. Ortak ev arkadaşlığı vardır. Bu da her türlü gayrimeşru birliktelikleri kapsamaktadır. Sözleşme, zinayı meşrulaştırmakla kalmamış aynı zamanda sapkınlıklara da zemin oluşturmuştur.
KADINA YÖNELİK ŞİDDET İÇİN GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALIDIR
Toplumsal cinsiyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan bu sözleşme toplumsal cinsiyet eşitliğini şiddetin önlenmesinin tek yolu olarak sunmaktadır. Oysa istatistiki veriler bunu doğrulamıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin zirvede olduğu İskandinav ülkelerinde kadına yönelik şiddet, cinayet ve tecavüz oranlarının yüksek oluşu bu teoriyi çökertiyor. Uluslararası Af Örgütü'nün raporuna göre Finlandiya'da her yıl 50 bin, Danimarka'da 24 bin kadın tecavüze ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Ülkemizde de sözleşmeye dair politikaların uygulanmaya başlamasından sonra istatistikler şiddetin azalmadığını hatta arttığını açıkça göstermektedir. 
Kadına yönelik şiddet yadsınamaz ve kesinlikle bunu önlemek için gerekli tedbirler alınmalıdır. Fakat bu tedbirler kendi toplumsal yapımıza uygun tedbirler olmalı ve Avrupa Birliği veya başka organizasyonların dayatmasıyla da yapılmamalıdır. Ülkemizde yaşanan kadına yönelik şiddeti durdurmanın tek yolu kadına hak ettiği değeri veren İslamiyet'ten, kendi kültür, gelenek ve göreneklerimize uygun hazırlanan yasalardan geçmektedir.
İstanbul Sözleşmesi, şiddetin önemli bileşenlerini de görmezden gelmektedir. Örneğin sözleşmede alkol ve şiddet arasındaki ilişki hiç ön plana çıkartılmamıştır. Hâlbuki yapılan araştırmalara göre, erkeğin alkol aldığı gün şiddete meyilli olması sekiz kat daha fazladır. Öte yandan şiddet ele alınırken ataerkillik üzerinde duruluyor. Şiddeti sadece toplumsal cinsiyet eşitsizliğine indirgeyen bu sözleşme, aslında şiddeti önlemek istiyor mu, istemiyor mu çok şüpheli ve şaibelidir. Çünkü sözleşmede şiddet, yanlış bir şekilde ele alınmış ve şiddete ilişkin önemli etkenler de görmezden gelinmiştir.
SÖZLEŞME FESHEDİLMELİDİR
Sözleşmenin 80'inci maddesinde 'Her taraf istediği zaman Avrupa Konseyi Genel Sekreteri'ne yapacağı bir bildirimle bu sözleşmeyi feshedebilir' denmektedir. TBMM'de grubu bulunan bütün siyasi partilere sesleniyoruz. Aile yapımızı bozmayı amaçlayan, değerlerimizden, inancımızdan, örf ve âdetlerimizden uzak, zinayı meşrulaştıran, aile yapımızı dinamitleyen bu sözleşme nasıl ki en hızlı şekilde ve oybirliğiyle onaylandıysa, yine en hızlı şekilde iptal edilmelidir. Bu sorumluluk hepinizin sorumluluğu, bu vebal hepinizin vebalidir.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Eczacı Atılgan korona kurbanı
Kural tanımayana 216 bin lira ceza
‘Engel neymiş gördünüz!’
İki caddeye kişi sınırlaması
Masterchef'te 'Tava Ciğer' ödülü
ERDİNÇ NİŞ 40 YILDIR EDİRNESPOR'DA
Eğitimci babanın çağrısı
Öğrenciye 'emniyetli' servis
Şallı gazeteci gibi
‘Stadyum ne oldu?’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama