ANASAYFA
25 Kasım 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Dünya Vatandaşı Hasan Karavit -2-
Şark günlerinde tanıştığı İngiliz Askeri Birliği'nin subayları, sarışın mavi gözlü bu genç ve güçlü insana, Hasan Karavit'e hayran kalır, genç Karavit'e İngiliz vatandaşı olmasını teklif ederler, ısrar ederler, onu bırakmak istemezler.
Haberin Yayın Tarihi: 24-10-2020 08:48
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Dünya Vatandaşı Hasan Karavit -2-

İsmail DEMİRAY
(DÜNDEN DEVAM)
İNGİLİZ VATANDAŞLIĞI TEKLİFİNİ REDDEDER
Şark günlerinde tanıştığı İngiliz Askeri Birliği'nin subayları, sarışın mavi gözlü bu genç ve güçlü insana, Hasan Karavit'e hayran kalır, genç Karavit'e İngiliz vatandaşı olmasını teklif ederler, ısrar ederler, onu bırakmak istemezler. Hasan Karavit bunu hiç düşünmeden bir çırpıda reddeder. İnsanlarda bıraktığı o çok özel etkiyi, onu özel yapan kendine mıknatıs gibi çeken güçlü ve asil kişiliğini fark etmemek mümkün değildir.
Şark günleri sona erip geriye döndüğünde II. Dünya Savaşı sona ermiş ve Hasan Karavit'in askerlik dönemi gelmiştir. Askerlik 2 yıl sürer ve askerden döndüğünde Pastanedeki aile işlerinin de bozulduğunu görür. Hasan Karavit durup beklemez, keşfettiği yeni dünyalara dönmeye karar verir, hedef İstanbul'dur.


ASKERLİK SONRASI SÜMERSPOR'UN KALESİNİ DEVRALIR
Bakırköy'de Sümerspor'a kaleci olarak girer. O yıl İstanbul Amatör Şampiyonu olurlar. Takım olarak kaldıkları otellerde, otel işletmesi tarafından genç Karavit'in yatağına çiçekler ve çikolata bırakıldığı yıllardır. Aynı zamanda Sümerbank'ta çalışırken İstanbul'da Türhol Şirketi'ni keşfeder. Dünyadaki tüm yabancı havayollarının bilet satışları, yolcu takipleri, Havaalanı servisleri o dönemde İstanbul Şişhane semtindeki Türhol Şirketi'nde gerçekleşmektedir. 


DÜNYANIN ÜNLÜ HAVAYOLU ŞİRKETLERİ İLE ÇALIŞMAYA BAŞLAR
Hasan Karavit  tereddüt etmeden Türhol'de ; Sabena; Air France, Alitalia, KLM gibi havayollarının sorumluluğunu almaya başlar ve yine burada da üstün başarıları ve gösterdiği yüksek performansıyla Hollanda Kraliyet Havayolları olan KLM' in dikkatini çeker. Türhol günlerinde eşi Aysen Hanım'la tanışır ve 22.Aralık 1958 'de İstanbul'da evlenir. Beyoğlu Akşam Kız Sanat Okulu mezunu olan eşi Aysen Karavit, mezun olduğu bu okulda eğitmenlik yapmaya hazırlanırken evlenerek Hasan Karavit'le birlikte Dünya vatandaşlığı yolculuğuna başlamış olur.
KLM, Hasan Karavit'i Türhol'den Almanya Frankfurt bürosuna transfer etmek ister. Ve Hasan Karavit ikinci kez 1961'de bu sefer eşiyle birlikte Avrupa'ya gider. Ancak KLM'de çalışmaya başlamadan önce Almanca'yı öğrenmek ister. Frankfurt'ta Almanca'sını ilerletebilmek için geçici işlerde çalışmaya başlar. Beş ay bir oto tamircisinde çalışır, tam bir operasyon insanıdır, KLM 'e güçlü girmek istemektedir.
Eşi Aysen Hanım İstanbul'da bıraktıkları kızlarını gidip görebilmek için uçak bileti almasında ısrarcı olur. Hasan Karavit KLM'e uçak bileti almaya gittiğinde KLM  Frankfurt Müdürü odasından fırlar, ''Herr (Bay) Karavit, neredesiniz biz sizi bekliyoruz” der.
KLM 'de 4 yıl çalıştıktan sonra, THY Frankfurt'tan transfer teklifi alır ve Türk Hava Yolları'na transfer olur. Frankfurt THY'de 2 yıl çalışır. 1969 yılında THY /İstanbul'da hızla yükselmeye başlayan havayolu kariyeri devam eder.


THY KARGO'YU A'DAN Z'YE TEK BAŞINA KURAR
İstasyon Müdürlüğü'ne, oradan da İkram Müdürlüğü'ne yükselir. Bu arada var olmayan THY Kargo Departmanını kurmak için kolları sıvar. Kargo Bölümü'nün tüm planlarını, sistemlerini ve teknik projelerini bizzat kendisi oturup çizer. Detaylı raporlarını yazar ve çalışacak ekipleri belirler. THY Kargo, Hasan Karavit tarafından tek başına kurulmuştur. Kendisine extra kargo uçağı verilmez yolcu koltuklarını söker ve artık bir kargo uçağı vardır THY'nin, koliyle kargo devri bitmiştir.
THY Kargo'nun başında yıllarca çalıştıktan sonra 1979/1980 yıllarında son büyük transferi gerçekleşir. THY bünyesinde bu sefer Almanya'da 3 şehrin birden Cargo Genel Müdürü olarak (Köln / Bonn / Düseldorf)  Avrupa'ya geri gider.


GEÇİRDİĞİ AMELİYAT SONRASI TÜRKİYE'YE GERİ DÖNÜŞ
1982 yılında Köln'de çalışırken geçirdiği önemli bir ameliyattan sonra Türkiye'ye THY / İstanbul /Genel Müşavir olarak geri dönüş yapar ve buradan emekli oluncaya kadar çalışmaya devam eder.
Yabancı lisan öğrenmedeki yeteneği de gözardı edilemez. Kendisinin anlaşamadığı için okuldan atılmasına neden olan Fransızca öğretmenine inat Fransızca'yı ana dili gibi öğrenir ve kullanır. Tıpkı Bulgarca, Arapça, Almanca, İngilizce ve Flamanca'da olduğu gibi.
Yaşamının kalan bölümünü İstanbul'da /Yeşilköy'de çok fazla düşkün olduğu iki kızı ve eşiyle sürdürmüştür. Evinde daima izin günlerinde bile kalkıp tüm evde tamirat, boyama, restorasyon, çocuklarına ders çalıştırma gibi görevler üretir. Asla boş kalmadan herkes yatıp dinlenirken durmadan yazan, üreten, evde tatil, izin ya da hasta günlerinde dahi çalışan Hasan Karavit, tüm bunların yanında özel hobilerini de asla ihmal etmez. .Müzik dinlemek, sanat, sinema, tiyatro ve en çok keyif aldığı, sevdiği şeyi, eşiyle dans etmeyi evlerinde ya da toplum içinde, davetlerde asla ihmal etmez ve tüm gözler onlara hayranlıkla çevrilir.
Özel günlerde Edirne'yi ziyaret etmeyi de ihmal etmeyen, çocukluğunda daima ağaçların en tepesine tırmanan Hasan Karavit, 21.Haziran.2010 günü çok düşkün olduğu ailesi, tüm sevenleri ve planlanmadığı halde konvoyun kendiliğinden havaalanı pistinden onlarca dizilmiş kendisini selama duran uçaklarının önünden bir bir geçerek son yolculuğuna uğurlanmış ve arkasında tarifi imkansız bir boşluk bırakmıştır.
**
ÇİĞDEM KARAVİT: KÜÇÜK BİR ÇOCUKKEN BABAMI ATATÜRK SANIYORDUM
Çiğdem Karavit (Kızı; Moda Tasarımcısı) Mesleğimin ilk yıllarında bir tekstil firmasıyla tanışmam gerekiyordu ve babam o firmayı tanıyor ve onlarla çalışıyordu. Büyük ve ünlü bir tekstil fabrikasıydı. Kendisinden rica ettim, babam fabrikanın sahibinden benim için randevu aldı. Gittim. Dört ya da 5 katlı bir fabrikaydı. Fabrika sahibinin makamı en üst kattaydı. Girişte güvenlik doğal olarak beni sorguladı. Sekreterini aradı, adımı sordular 'Çiğdem Karavit' dedim.
Sekreter Hasan Karavit'in kızı mı? diye tekrar teyit ettirdi. Evet dedim. Tamam buyursun gelsin dedi sekreter.
Ben daha 2 ya da 3 basamak merdiven yeni çıkmıştım ki, yukardan kan ter içinde ve gözleri fal taşı gibi açılmış fabrikanın sahibi, ''Hasan Karavit'in kızını ben tanımak istiyorum, derhal! '' diye haykırarak ve koşarak aşağıya iniyordu,
Düşecek diye çok korktuğumu hatırlıyorum, adam kendini kaybetmişti sanki ve beni bizzat kendisi yukarı makamına çıkardı.
Dehşete kapılmıştım, utanmıştım ve bir daha babamdan bu şekilde önemli bir ayrıcalık talebinde bulunmamaya o gün karar verdim. Bu inanılmaz derecede güçlü intibayı, yüce başarıyı sarsacak, mahcup edecek  bir hata yaparsam diye böyle bir riski bir daha göze alamadım. Küçük bir çocukken babamı Atatürk sanıyordum.
  TÜLAY KARAVİT : BABAMIN ONURDAN BİR KALESİ VARDI 
Tülay Karavit (Kızı ; Diş Hekimi ve Heykeltraş). Babam onuruna son derecede düşkün bir insandı. Onurlu insanlardan konuşurken bana hep anlattığı bir hikaye vardı. Eskiden namus kavramı çok farklıydı derdi. Bir zamanlar Edirne'nin en güzel kızı açlık çekiyormuş. Onurundan hiç kimseden ekmek istememiş. Açlıktan, yemeğe çalıştığı gazete kağıdı ağzındayken o halde ölü bulunmuş. İstese bu güzel kıza herkes kapısını açarmış. Babamın onurdan bir kalesi vardı.
CEYDA MERİÇ : DEDEM SIMSICAK BİR GÜNEŞTİ     
Ceyda Meriç (Torunu ;   Ernst & Young 'ta çalışıyor) Dedem hakkında hatırladığım birçok güzel anı var. Her biri güzel ve güneşli bir tablonun parçaları. Dedemle ilgili en dolu dolu hatırladığım anım, ilkokul zamanımda beni okuldan almaya gelişi. Dedemlerin evi okuluma çok yakındı. Her Salı günü, dedem en güzel kıyafetlerini giyinir, ütülü kumaş pantolonu, açık renk şapkası, gülen yüzüyle beni almaya gelirdi. Okul zili çalmadan mutlaka yarım saat önce gelir lobideki koltuklara oturup beklerdi. Dedemi unutulmaz yapan birçok şey varsa da, bana kalırsa bunun en büyük sebebi güzel gülüşü. Girdiği odayı aydınlatan, insanda aynı anda ''umut, şefkat ve sevgi''yi birarada yaşatan, sımsıcak bir gülüş. İşte Salı akşam üstlerinde ders çıkışımda onun bu güzel gülüşü karşılardı beni. Dedemi düşünmek büyük güzel bir tabloyu düşünmek gibi. Küçük küçük parçaları var, hepsi ayrı güzel, biraraya gelince de bir gökyüzü tablosu var. Masmavi bir gökyüzü, onun gözleri gibi. Gökyüzünün ortasında da sımsıcak bir güneş, O da kendisi. Şimdi kendi ışığında uyuyor.
AYSEN KARAVİT : BİZ EŞİMLE ÇOK İYİ BİR EKİPTİK
Aysen Karavit (Eşi) . Evlenmeden önce bir ay Türkiye'de bir ay yurt dışında yaşayarak bir hayatımın olacağı asla aklıma gelmezdi, çocukların okulu yüzünden ben sürekli gidip geliyordum. Köln/Bonn/Düsseldorf Kargo Genel Müdürlüğü yaparken konsolos ailelerinden bile daha fazla bir saygı ve ilgi görüyorduk. Çok özel bir insandı. Evinde ise çok mütevaziydi ve koltukta dinleneceğine bana ve çocuklara hiçbir yardımı ve işi esirgemezdi. Çok şanslıyım, biz eşimle hep çok iyi bir ekip olduk.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Pandemide zam şoku!
Su fiyatında 3 yıl sonra artış
Canlar için 'Dağ' gibi iki yürek
Baroda çifte yemin
Kadırgalı Hami'nin Edirnespor macerası
Edirne'nin gurur günü
‘Yüzünüzü sola dönün’
Meclis başkanından 'özür'
Puan cetvelinde yeni tablo
‘İptal etmedik, erteledik’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama