ANASAYFA
03 Aralık 2020 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
'İktidarın 3 seçeneği kaldı!'
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ülkenin ekonomi yönetiminde işinin ehli insanın azaldığını, yerli ve yabancı yatırımcılar için ise güven ortamının kalmadığını söyledi… Babacan bugün iktidarın önünde 3 seçenek kaldığını belirterek, bunları, “Birincisi, ya bırakacaklar kur gidecek nereye gidecekse ve piyasa yeni bir kur dengesi bulacak. Ama öyle olduğu zaman enflasyon ve hayat pahalılığı olarak ciddi bir şekilde bir daha vuracak. İkinci seçenek Merkez Bankası faizlerini artırmak o da zaten daralan piyasada, faizlerin artması piyasayı iyice boğacak. Üçüncüsü de bir yerden gidip yüklü miktarda para bulacaklar. Ama paranın döviz olması gerekiyor” diye sıraladı…
Haberin Yayın Tarihi: 29-10-2020 08:42
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
'İktidarın 3 seçeneği kaldı!'

Olgay GÜLER
Ak Parti'de bir dönem ekonomiden sorumlu isim olan, yollarının ayrılmasından sonra ise DEVA Partisi'ni kuran Ali Babacan Edirne ziyaretinde ülke ekonomisi ve yükselen döviz kurunu değerlendirdi. 
Kentte bir tesiste gazetecilerle bir araya gelen Babacan, özellikle ülkenin ekonomik tablosu hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Ekonomi yönetiminde tutarlılık ve rasyonalite olmadığını, işinin ehli insanın azaldığını kaydeden Babacan, özellikle güven ortamının da bu nedenle kaybolduğunu belirtti. Yerli ve yabancı yatırımcının da Türkiye'yi tercih etmemesinin ekonomideki kötü gidişi tetiklediğini kaydeden Babacan, “Tam şu anda varlık içinde yokluk yaşıyor memleket. Dünyada bol miktarda döviz var, likidite var. Ama Türkiye varlık içerisinde yokluk yaşıyor, yokluk yaşamasının tek sebebi de güven olmaması. Kimse Türkiye'ye güvenmiyor artık” dedi. 
Güven ortamı olmadığı sürece ekonominin toparlanmasının çok zor olduğunu söyleyen Babacan şöyle konuştu,
“EKONOMİ YÖNETİMİNDE İŞİNİN EHLİ İNSAN AZALDI”
“Türkiye'de ekonomi yönetiminde bir tutarlılık yok, rasyonelite yok. Kadrolar çok zayıfladı, işinin ehli insan azaldı. Tabii sadece ekonomi yönetiminin kendisiyle ilgili sorunlar yok, genel anlamda ülkenin güvenilir ülke olma özelliği de zayıfladı. Güven ortamı olmayınca ekonominin toparlanması çok zor. Bir ekonomi programı vardır ama bir de genel anlamda ülkede güven ortamı aranır. İnsanlar geleceğe güvenle bakıyor mu? Bu çok önemli. Onun da en önemli şartlarından birisi hukuk güvenliği. Yani insanların kendini her açıdan güvencede hissetmesi. Sözleşme hukuku, mülkiyet hukuku örselendi. Dolayısıyla Türkiye artık yatırımlar konusundaki cazibesini önemli ölçüde kaybetti. Ne yerli, kendi insanımız yatırım yapmak istiyor, ne de uluslararası yatırımcılar Türkiye'yi tercih ediyor. Dolayısıyla yatırımın hemen hemen durduğu, ihracatın gerilediği bir dönemi yaşıyoruz. 
“DÖVİZ SATARAK KUR DENGELEME DÖNEMİ BİTTİ”
Ama öte yandan da ülkenin masrafları, giderleri durmuyor. Elektrik yakıyoruz, kış geliyor doğalgaz tüketimimiz artacak. Bunlar için de sürekli döviz gerekiyor. Bir yandan döviz geliri azaldı ülkenin ama döviz giderleri de durmuyor. Bir de döviz borcu var ülkenin, hazinenin ciddi miktarda döviz borcu var, özel sektörün döviz borcu var. Dolayısıyla kur Türkiye için önemli. Ama yatırım olacak, üretim olacak, ihracat olacak ki ülkenin sabit bir döviz geliri olsun ki onu dengelesin. O sağlanamıyor. Bir ara Merkez Bankası'ndaki rezerv dövizi satarak kuru belli bir yerlerde tutmaya çalıştılar. Ama sattıkları rakam 120 milyar dolar, korkunç bir rakam. O yüzden artık Merkez Bankası rezervleri artık eksiye düşmüş durumda. Dolayısıyla döviz satarak kuru frenleme imkanları önemli ölçüde artık ellerinden kaçmış durumda. 
“ÖNLERİNDE 3 SEÇENEK VAR”
Peki başka ne yapılabilir? Ya bir yerlerden yüklü miktarda döviz bulacaksınız, bulamıyorsanız da Merkez Bankası'nın politika faizini arttıracaksınız. Ne yaptılar son 2 ay içerisinde. Merkez Bankası yüzde 2 politika faizini arttırdı geçen ay. Ekim ayında da politika faizini arttırmadı ama koridoru genişletti. Üstünden piyasayı fonlamaya başladı o da aslında fiili faiz artırımı anlamına geldi. Fakat bu artışlar da kuru frenlemek için bugüne kadar çok yeterli olmadı. 3 tane seçenek şu an hükümetin önünde. Uzun vadede yapacak çok şey var da. Bugün 3 seçenek var. Birincisi, ya bırakacaklar kur gidecek nereye gidecekse ve piyasa yeni bir kur dengesi bulacak. Ama öyle olduğu zaman enflasyon ve hayat pahalılığı olarak ciddi bir şekilde bir daha vuracak. İkinci seçenek Merkez Bankası faizlerini artırmak o da zaten daralan piyasada, faizlerin artması piyasayı iyice boğacak. Üçüncüsü de bir yerden gidip yüklü miktarda para bulacaklar. Ama paranın döviz olması gerekiyor. Dolayısıyla üçüncü ihtimal zayıf olduğuna göre bu ilk ikisi de birbirinden kötü seçenekler. Ama birinden birini yapacaklar. 
“ÜLKE VARLIK İÇİNDE YOKLUK YAŞIYOR”
Dünyada da likiditenin çok bol ve ucuz olduğu bir dönemdeyiz. Zaten tezat orada. Bugüne kadar görülmemiş miktarda dolar basılmış piyasaya sürülmüş. 7 trilyon dolar, 7 trilyon Euro. Euro'nun maliyeti eksi, doların sıfırın azıcık üzerinde. Tam şu anda varlık içinde yokluk yaşıyor memleket. Dünyada bol miktarda döviz var, likidite var. Ama Türkiye varlık içerisinde yokluk yaşıyor, yokluk yaşamasının tek sebebi de güven olmaması. Kimse Türkiye'ye güvenmiyor artık. Ne dediği belli olmayan, ne yaptığı belli olmayan, herkesle kavgalı. Dolayısıyla problem büyük. 
“DURUM DAHA DA KÖTÜYE GİDECEK”
 Bu durum daha da olumsuza doğru gidebilir. Muhtemelen de öyle olacak. Ama bunu bastırmanın tek yolu da dış güvenlik teması. Hükümet, bir dış güvenlik krizi oluşturup, onunla bu ekonomik sorunların üzerini örtmeye ya da vatandaşı ekonomik sorunları konuşturmamaya yol tercih edebilir. Ama o ülkeye daha da büyük zararlar verebilir. Allah korusun memleketin başına çok büyük işler gelir. Çünkü çok tehlikeli yerlerde geziyorlar. İnşallah dış güvenlik açısından ülkenin başını geri dönülmeyecek şekilde bir derde sokmazlar diye ümit ediyoruz.
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Eczacı Atılgan korona kurbanı
Kural tanımayana 216 bin lira ceza
İki caddeye kişi sınırlaması
‘Engel neymiş gördünüz!’
Masterchef'te 'Tava Ciğer' ödülü
Eğitimci babanın çağrısı
ERDİNÇ NİŞ 40 YILDIR EDİRNESPOR'DA
Şallı gazeteci gibi
Öğrenciye 'emniyetli' servis
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama