ANASAYFA
23 Ocak 2021 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Bir aşk hikayesidir yaşanan
Bir kadın ve bir şehir Aslan Can'ı 40 yıl sonra geri getirdi...
Haberin Yayın Tarihi: 24-11-2020 08:30
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Bir aşk hikayesidir yaşanan

İsmail DEMİRAY
Galatasaray A takımı oyuncusu iken,  20 yaşında hocasının önerisi ve Mustafa Yardımcı'nın çabalarıyla beş arkadaşıyla birlikte Galatasaray'dan Edirne'ye gelirler. Edirne boydan boya sarı/kırmızı bayraklarla donatılmış şampiyonluğa hazır, inanmış bir şehirdir… Kaderi burada çizilir Arslan Can'ın… 
Önce sözleşme imzalar iki yıllığına, 160 bin liraya. 80 bini peşin alır ailesi sevinir aşını almıştır, bir süre sonra da aşkını bulacaktır Edirne'de. Çalışma hayatı, özel yaşam derken 40 yıl ayrı kalsa da kaybettiği sandığı aşkını bulunca geri dönecek, yerleşecektir Edirne'ye. Huzuru bulduğu, sevip sevildiği bu küçük kent, O'nun da kentidir artık…


Arslan Can 1957 yılında İskenderun'da Deniz Astsubayı Mustafa Can ve Katibe Can'ın üç evladından ortancası olarak dünyaya gelir. Bir ablası ve erkek kardeşi vardır.
İlk, orta ve liseyi Kartal Maltepe'de okur. 1970 ve 1971 yıllarında futboldan önce sevdiği oynadığı voleybolda iki defa Türkiye şampiyonu olurlar. 
KUZENLERİ GÖKMEN VE YASİNİ ÖZDENAK KARDEŞLER GALATASARAY'A YÖNLENDİRİR
Fanatik derecede Fenerbahçe taraftarıyken o dönemde Galatasaray'da oynayan teyze oğulları Yasin ve Gökmen Özdenak sayesinde 14 yaşında Galatasaray'ın alt yapı seçmelerine gider, seçilir. Zorlu yıllardır onlar. Mecidiyeköy'deki antrenman sahasına gidene kadar her gün üç araç değiştirir ve aynı şekilde geri döner. Askere gidene kadar 5 yıl boyunca alt yapının çeşitli kademelerinde kendini geliştirdikten sonra 19 yaşında profesyonel olu  ve A takımla birlikte antrenmanlara çıkmaya başlar. 


TRANSFERİMİZDE MUSTAFA YARDIMCI'NIN BÜYÜK EMEKLERİ VAR 
Hocasının önerisi üzerine kendisiyle birlikte Galatasaraylı beş oyuncu o yıl iddialı bir kadro kuran Edirnespor'a transfer olurlar. Kaleci Nurettin, Salih, Turgay, Mehmet'le birlikte transferlerinde yönetici Mustafa Yardımcı'nın inanılmaz emekleri olduğunu belirtiyor Arslan Can.
1977/78 yılıdır. Ve takımda arabası olan tek oyuncudur. Edirnespor'un tarihinde ilk defa şampiyon olacağı yıl. Başlarında efsane başkan Niyazi Aydınlık, hocaları Rıdvan Kösemihal… Kısa sürede taş gibi bir takım olurlar. Sezona fırtına gibi girerler, tek İzmirspor yenilgisiyle sezonu bitirip şampiyon olarak 2. Lige çıkarlar. Kadroyu gözü kapalı bir çırpıda sayıyor Arslan Can bizlere;


17 KİŞİLİK ŞAMPİYON KADRONUN HEPSİYLE GÖRÜŞÜYORUM
“Kalede Sefa, Salih ve Nurettin. Defansta Suat, Adil, Öztürk, Mehmet, Erol ve ben. Orta sağa; Turgay, Hüseyin, Hasan, Bülent, Fuat. Forvette; Arda, İbrahim ve Haluk… Hepsiyle de halen görüşüyorum.” 
Sezon sonu babasının ısrarıyla askere gitmek zorunda kalır. Edirnespor yönetimi tüm asker oyuncuları Edirne'ye getirmesine karşın kendisi getirilemez bir türlü. Askerde son Ordu Milli Takımı'na seçilir. Dönüşte tekrar Edirnespor'da forma giymeye devam… İki sezon daha devam eder. Böylece Edirne'de 4 yılı geride kalmıştır. 
Edirne'de son yılında Sarıyer'e içerde ve dışarıda gol atınca Sarıyer'in hocası Suat Mamat tarafından Adana'ya götürülür. Bir yıl sonra 1982/83 sezonunda Karşıyaka'ya ve burada futbola veda eder Arslan Can. Oysa henüz 26 gibi çok genç bir yaştadır.
ÖNCE İHRACAT İŞLERİ SONRA MOBİLYA SEKTÖRÜ… EDİRNE ANILARI DA ÇOK… 
O yıldan sonra plastik işi ve Gökmen Özdenak'la birlikte ihracat işleri yaparlar. 20 yıldır da mobilya dekorasyon işi yapmaktadır Arslan Can.
Anı çok Arslan Can'da. Sorunca yüzünde bir gülümseme, 'Hangisinden başlasam' diyor;
“İlk geldim Edirne'ye, küçücük bir şehir. Geziyorum çabucak bitiyor. Ama insanları o kadar sıcakkanlı ki kısa sürede sevdim Edirne'yi. İlk sezon fırtına gibi bir yıldı. Çok iyi bir kadro ile 2'nci lige çıktık. İzmir'i yendikten sonra aramızda kalan bir puan farkını korumak için içerde dışarıda yenmemiz gerekiyor. (İsim vermiyor) Deplasmandayız. Maç başladı rakibimiz orta sıralarda, düşme durumu olmayan orta seviyeli bir takım. Biz çok iyiyiz asılıyoruz maça. İlk 10 dakika iyiyiz. Derken çizgi yanındayım, rakibim olan takım kaptanıyla mücadele ederken rakip takım yedek kulübesinden biri yanımızı kadar gelerek fısıldıyor rakip kaptana; “Emanet geldi, asılın maça” diye.
O rakibimiz sanki birden fırtına gibi oluyor. Sağlı, sollu dumanımızı atıyorlar. Tekmeler, yumruklar havada uçuşuyor. Soyunma odasına zor attık kendimizi. İlk yarı 0/0 bitti ama biz de bittik. İkinci yarı başladı. Yine bastırıyorlar. Top bende, başımı kaldırdım Arda çaprazlama uzamış koşuyor. Santranın oralarda pasımla buluştu. Çalım, çalım sanırım iki veya üç kişiyi geçtikten sonra ceza sahasına girerken çaktı, top doksanda, 1-0 öndeyiz. Direnci kırıldı rakibimizin aldık zorla maçı. Arda'nın 2'nci lige çıkmamızda emekleri hepimizden çoktur. 
ŞAMPİYONLUK ÖYKÜMÜZDE ÇOK KİŞİNİN FEDAKARLIĞI VAR
Yine ilk yılımızda lojman olarak kullandığımız yer bir zamanların elektrik fabrikası. Giriş kapısı bile yok. Odaların kapısı var. Kış, ortada bir soba yanıyor odun kömür yok. Lastikçi Hayati yönetimde. Dükkanından keserek, parçalayarak gönderdiği lastikleri yakıp ısınmaya çalışıyoruz… Gidiyoruz Çatı'ya,  Basri abimiz bedavaya çookkk karnımızı doyurmuştur. Yine kahvaltılarımızı genelde Börekçi Esat'ta yapardık. Nurlar içinde uyusun, çok kahrımızı çekti. Aynı durumlara sonraki yıllarda Alp Oteli lojman olarak kullanmaya başladığımız yıllarda da yaşadık. Şampiyon olurken bile aksayan bir şeyler vardı ve bizler buna katlandık, yöneticiler de çok fedakarlık yaptılar.  Her şampiyonluğun öyküsü mutlaka vardır, bizimkinde de olanlar bunlar. 


4-0'LIK CEYHAN GALİBİYETİ SONRASI BİNLERCE KİŞİ BİZİ LASTİKÇİ HAYATİ'NİN ÖNÜNDE  KARŞILADI
İlk yılımızdayız. Lider olarak gittiğimiz Ceyhan deplasmanından 4-0' lık galibiyetle dönüyoruz. Taraftar Lastikçi Hayati'nin önünde bizi bekliyormuş. Binlerce insan, indik otobüslerden büyük bir coşkuyla daha şampiyon olmasak da kutlamalar yaptık. Bu hava ile zaten şampiyon olamazsak çok yazık olurdu. 
EDİRNE BİR AŞKTIR. AŞK BENİ EDİRNE'YE GERİ GETİRDİ
Dört yılımı geçirdiğim Edirne'den çok uzun yıllar ayrı kalmak zorunda kaldım. Çalışma hayatı, özel yaşam, koşturmaca derken tam 40 yıl boyunca ayrı kaldım Edirne'den. Edirnespor'da oynadığım dönemde bir aşk yaşamıştım. Olmadı, kavuşamadık. Aradan geçen 40 yılın sonunda Allah nasip etti, gençlik aşkıma kavuştum, evlendik ve Edirne'ye yerleştim. Artık Edirne'de bir evim var. Artık sadece İstanbul'da işim olduğu zaman genelde günübirlik olarak gidip geliyorum.  
Edirne'yi geldiğim ilk gün sevmiştim. Kırk yıl sonra yine seviyorum ve sevildiğimi de gördüm Edirne'de. Ben artık gerçek bir Edirneliyim.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
26 yıl sonra gelen ‘minnet’
Hamsi yarı yarıya
Aramıza hoşgeldin Milena
Selim Özer: Selim Paşa
Taşkınla gelen misafir
Yangında çift yönlü soruşturma
Çömlekköy Barajı nihayet!
‘Öncelikli yatırımları isabetli yapabiliyor muyuz?’
‘Korucuköy Barajı neden yapılmıyor?’
Kağan'dan 500'de 500!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama