ANASAYFA
23 Ocak 2021 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Kadırgalı Hami'nin Edirnespor macerası
Gazetecilik ve Halkla İlişkiler okudu, büyük şirketlerde yöneticilik yaptı...
Haberin Yayın Tarihi: 25-11-2020 08:30
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Kadırgalı Hami'nin Edirnespor macerası

İsmail DEMİRAY
“Kadırgalıyım ben!” diyerek başlıyor sözlerine Hami... 
Profesyonel futbola Edirne'de başlamış ve profesyonelliği Edirne'de bırakmış Edirnespor tarihinin tek futbolcusu…
 “Edirne'de geçen günlerim yaşamımda en keyif aldığım, mutlu olduğum, başarmanın, kazanmanın ne demek olduğunu öğrendiğim yıllar oldu. İyi ki gelmişim Edirne'ye, iyi ki Edirnespor'un oyuncusu olmuşum” diyecek kadar sevmiş Edirne'yi..!


Hami Havuş, aynı zamanda Edirnespor'un o dönemde üniversiteye gidebilmiş iki oyuncusundan biri... İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi Gazetecilik ve Halkla İlişkilerin 4 yıllık bölümünün ÖSY sınavıyla alınan ilk öğrencilerinden… Ama o yıllar sağ/sol olaylarının çok yoğun olduğu yıllardır. Bizim Kadırgalı olayların dışında kalmayı tercih ederken kendisini hiç beklemediği anda da Edirne'de Edirnespor'un futbolcusu olarak bulmuştur.
1955 yılı Ekim ayında İstanbul'un meşhur tarihi Kadırga semtinde Aliye ve Ali Havuş çiftinin iki erkek çocuğunun küçüğü olarak dünyaya gelir. Abisi kendisinden iki yaş daha büyüktür…  Hami'nin bir kızı vardır eşi ile birlikte Tekirdağ'da yaşayan, bir de 4 yaşındaki torunu.


EDİRNESPOR'LA BAŞLAYAN PROFESYONELLİK EDİRNE'DE BİTİYOR
1980 yılında üniversiteyi bitirince 1976 sezonunda Edirnespor'da başladığı profesyonel hayatını yine Edirne'de son verir, İstanbul'a geri döner. Türk Ticaret Bankası Genel Müdürlük Kambiyo Departmanı'nda iki yıl görev yapar. Bu arada da İngilizce ve Fransızca dersleri almaya başlar. 1983 yılında şu anda da devam eden evliliğine adım atar. Bankacılık hayatı devam ederken kendisine 3 kat fazla ücret öneren Çukurova Holding'in Dış Ticaret Şirketine transfer olur, 10 yıl orada başarıyla hizmet verir. Ardından LC Waikiki firmasında yine 10 yıl Satış Pazarlama Müdürü ve Mağazacılık Genel Müdürü olarak çalışır. Arada 3 yıl Mercedes'in Ümraniye yetkili servisinin Genel Müdürlüğünü yapar. Daha sonra 10 yıl da Pames (MP) ayakkabıları grubunda Satış Pazarlama Koordinatörü ve Genel Müdür olarak çalışır. 2016 yılında ayrılır ve bir ajansta 3 yıl Satış Pazarlama ve Eğitim Direktörü olarak devam eder. Pandemi nedeniyle çalışma yaşamına 'tamam' der. Emekliliğinin tadını çıkarmaya çalıştığı günler başlamıştır artık hayatında…


Futbolla ilgisi 15 yaşında direkt olarak Kadırga A takımıyla başlar. İlk ve ortaokulu bitirdikten sonra Aksaray Pertevniyal Lisesi'ne yeni başladığı yıldır, futbolcu olduğu dönem. Lise döneminde ve üniversiteye başladığı yıllarda oynadığı futbolla göz doldursa da Kadırga'dan bir adım bile dışarı atmaya niyeti yoktur. Kadırgalıdır o ve öyle de kalacaktır. Bu yüzden gelen tüm transfer tekliflerini elinin tersiyle iter. Ortamı güzeldir Kadırga'da. Neden diye sorumuza; “Fazla karıştırma” diye yanıt verir.


EDİRNESPOR'A GİDEN YOLDA KARŞIMA NACİ ERDEM ÇIKTI
Üniversiteye başladıktan sonra da Kadırga'daki futbol hayatı devam etmektedir. Terör olayları nedeniyle okullara ara verilir. Boşluğa düşmüştür. Kadırga'yı çok sevmekte ama dışarıya da açılamamaktadır. Türkiye'nin olaylardan dolayı kaynadığı, insan hayatının ''bir hiç'' kadar değerinin olmadığı yıllardır bu yıllar.
İstemeden de olsa bir boşluk oluşur yaşamında. Kadırga ve futbolun artık yetmemeye başladığı dönemlerdir. Bir gün kaptan Bülent Abisi “Hadi gidiyoruz” der. “Nereye?” dediğinde “Karışma, bana bırak” der. Gönülsüzce de olsa kabul eder. “Nezaketsizlik etmek istemedim” diyor Kadırga'da yetişen ve Beşiktaş'ta oynayan ve çok sevdiği ve hayatında örnek aldığı Kadırgalı Bülent Abisine…  Sonrasını şöyle anlatıyor Hami:
“Karagümrük kulüp lokalinden içeri girdiğimizde masada sonradan tanıyacağım ve çok seveceğim Naci Erdem oturuyordu, önceden kendisini tanımıyordum. 
Fenerbahçe'nin ve Milli takımın değişmez futbolcusu, Edirnespor'un eski futbolcusu Naci Erdem o yıl 10 yıl sonra da olsa ikinci bir Edirnespor macerasına, teknik direktörlüğüne hazırlanıyormuş. 1966/67 sezonunda Edirnespor'un ilk profesyonel olduğu yıl takımda oyuncu/antrenör olarak görev yapmış, son olarak çalıştırdığı Elazığspor'dan ayrılarak Edirne'ye gelmiş. Sezona şampiyonluk parolası ile başlamak isteyen bir kadro oluşturmaya çalışıyorlarmış.


NACİ ERDEM EDİRNESPOR  İÇİN BENİ NASIL İKNA  ETTİ
Beni Karagümrük lokalinde karşılarına aldılar. Naci Erdem; 'Çok konuşmaya gerek yok, sana 20 bin veriyorum, hazırlan gidiyoruz Edirne'ye' dedi. Şaşırdım ben, transfer teklifleri çok aldım ama bu kadar kısa, net ve kendinden emin özgüveni yüksek biriyle ilk karşılaşmama şaşırmıştım. Kesin bir dille 'Hayır gelmiyorum, olmaz' dedim. Bülent abi gülüyordu, hoca 'Hayır' cevabıma gerilmişti; Sonra da yumuşamış bir şekilde; 'Sarı tüylüsün anladım ben, hadi son olarak 5 daha arttırayım 25 vereyim sana, ama artırmam artık, ona göre' dedi. Ben de 'Tamam hocam' diyerek teşekkür ettim. Bir hayli duygusallaşma yaşamıştım o gün.
Sonra anlattı bana. Edirne halkı düştüğü 3'ncü Lige alışamamış. Yeniden 2'nci Ligi istiyormuş. Naci hocanın da prensibi nereye gitse kendi kadrosunu kuracak; beni önermişler, beğenilmişim ille de 'Seni götürelim' diyorlar. Daha sonra bana Edirne'yi anlattılar. Edirne'nin küçük ama hayat dolu, mutlu, huzurlu, güvenli, cıvıl, cıvıl bir kent olduğunu, orada güvenli bir şekilde topumu oynayabileceğimi, istediğim her yere gidip gelebileceğimi, insanların çok saygılı ve futbola düşkün olduğundan söz ettiler. İkna olmuştum, nedense içim bir hoş oldu ve hemen evet dedim, hazırlanıp hocam ve kaptanım Bülent Abi ile ver elini Edirne.
EDİRNE BENİM DE İKİNCİ ŞEHRİM OLDU
İyi ki gelmişim Edirne'ye. Gerçekten de Edirne 1976 yılında büyük şehirlerin terör belasından kıvrandığı yıllarda ne kadar da sakin bir kentti öyle. Ufak tefek olaylar olmuyor değildi, ama İstanbul'la mukayese bile edilemezdi. Küçük ama hareketli bir şehir. Öğleden sonra Saraçlar Caddesi'ne başlayan hızlı akış akşamın geç saatlerine kadar sürmekte. Ciğercilerin ve köftecilerin güzel kokusu asla unutulmaz. Meyhaneler alt tarafta dizilmiş müşterilerini ağırlıyor.


ELEKTRİK BİNASININ ÜSTÜNDE GECE YUK KATARI GEÇERDİ 
İlk sezonumda tren yolunun altında bir zamanlar Elektrik Fabrikası olarak kullanılan yüksek tavanlı ve taş yapılı ilginç bir binayı bize lojman olarak ayarlamışlar. Gece tren geçer yük katarı 99 tane vagon saydığımız olurdu. Sinirden trene şişe atanlarımız olmuştu. Bir de o düdüğü öttürmezler mi. İlk geceler çok zahmet çekmiştik, sonra alıştık bayağı, tren sesi olmadan uyuyamaz olmuştuk.
O tren yolu ki, bazen boş zamanlarımızda üstünde top sektirdiğimiz oyunlar oynadığımız günler bile oldu. İçimizde en yaramazı Nurettin'di. Bir dakika durmaz, durmadan bulur bir şeyler, neşe kaynağımızdı bizim. İnanılmaz bir takım olmuştuk. Tüm oyuncular kenetlenmiştik birbirimize. Takım ruhu ile davrandık ve İnandık ki şampiyonluk geldi.
EDİRNE - TEKİRDAĞ DERBİSİNİ NECATİ KARAKAYA 25 KASIM'DAN CANLI ANLATIYOR
İlk yıl Tekirdağ ile kapışıyoruz şampiyonluk için. Tekirdağ geldi, 25 Kasım'da 3 golle uğurlarken Tekirdağ'ı, maçı kenardan tüm Türkiye'ye canlı olarak anlatan biri vardı; Rahmetli Necati Karakaya. O dönemde 3'ncü Lig'de de olsak şampiyonluğun iki adayının maçı, Trakya derbisi olarak geçiyordu ve radyodan tüm Türkiye'ye canlı olarak anlatıldı. O yıl ne yazık ki Tekirdağ şampiyon oldu önümüzde bir puan fark ile. Ama bir yıl sonra İzmirspor'u sahamızda 1-0 yenerek şampiyon olduk ve 2'nci Lige çıktık. Benim de zaten bundan sonra Edirne'de toplamda iki yılım daha geçmiş olacaktı. Ama Edirne'de geçen günlerim yaşamımda en keyif aldığım, mutlu olduğum, başarmanın, kazanmanın ne demek olduğun öğrendiğim yıllar oldu. İyi ki gelmişim Edirne'ye, iyi ki Edirnespor'un oyuncusu olmuşum.”
Hami Havuş, bu arada Fenerbahçe'nin Eski Sporcular Derneği'nin yönetim kurulunda 6 yıl görev yaptığını, 22 yıllık kulüp/kongre üyesi ve sağlıklı bir Fenerbahçeli olduğunu da dile getirdi.
Telefonla görüştüğümüz Hami abimiz tüm Edirnespor camiasına, Edirne'nin saygıdeğer insanlarına ayrıca da tanıdığı tüm arkadaşlarına selam ve saygılarını iletti. Takımımızı devamlı takip ettiğini söylerken bu sezonda Edirnespor'a sonsuz başarılar diledi ve “Benim ikinci yuvam Edirne” diyerek sözlerine son verdi.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
26 yıl sonra gelen ‘minnet’
Hamsi yarı yarıya
Aramıza hoşgeldin Milena
Selim Özer: Selim Paşa
Taşkınla gelen misafir
Yangında çift yönlü soruşturma
Çömlekköy Barajı nihayet!
‘Öncelikli yatırımları isabetli yapabiliyor muyuz?’
‘Korucuköy Barajı neden yapılmıyor?’
Kağan'dan 500'de 500!
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Boyasız Göçük Düzeltme

Dış Cephe Kaplama