ANASAYFA
09 Aralık 2021 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘5 dakikada hekimlik yapılmaz’
Edirne Tabip Odası '5 dakikada hekimlik yapılmaz', 'Sağlık 5 dakikaya sığmaz' yazılı pankartını Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi protokol girişi önünde açıp basın açıklaması yaptı... Hekimler, sağlık çalışanları salgın boyunca kendilerini alkışlayanlara dün Tabip Odası'nın Tıp Fakültesi önünde 'Sağlık 5 dakikaya sığmaz', '5 dakikada hekimlik yapılmaz' diyerek iade etti...
Haberin Yayın Tarihi: 21-10-2021 07:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘5 dakikada hekimlik yapılmaz’

Sevcan KALIPÇİNDEN ELMACI
Hekimler, sağlık çalışanları salgın boyunca kendilerini alkışlayanlara dün Tabip Odası'nın Tıp Fakültesi önünde 'Sağlık 5 dakikaya sığmaz', '5 dakikada hekimlik yapılmaz' diyerek iade etti. Basın açıklamasına Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı ve Konsey Üyesi Dr. Çiğdem Arslan da katıldı. 
Edirne Tabip Odası '5 dakikada hekimlik yapılmaz', 'Sağlık 5 dakikaya sığmaz' yazılı pankartını Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi protokol girişi önünde açıp basın açıklaması yaptı. TTB MK Başkanı Dr. Şebnem Korur Fincancı mücadeleyi güçlendirme çağrısı yaptı ve şöyle konuştu:
"ALKIŞLARI İADE ETMEKTEN BAŞKA SEÇENEĞİMİZ YOK"
"TTB olarak salgının başından beri bizi alkışlayanlara o alkışları iade edeceğiz. Çünkü alkışlamak dışında haklarımızı ortadan kaldıran uygulamalarıyla ve tüm sağlık ortamını tahrip eden düzenlemeleriyle artık bıçak kemiğe dayandı demiyoruz. Bıçak kemiği deldi geçti diyoruz. İnanılmaz bir sağlık hakkı ihlali ile karşı karşıyayız. Pandemiden çok önce başlayan ve ne yazık ki neoliberal politikalarla sağlık ortamını tahrip eden birinci basamağı ortadan kaldıran sağlık emekçilerini ve hekimleri yoksulluğa mahkum eden ve performans adı altında hastaları kısacık sürelerde yalnızca görüp geçecek bir çalışmayla bizleri bu şekilde değersizleştirenlere karşı alkışları iade etmek dışında başka bir seçeneğimiz de kalmamıştır. 
"HER GÜN İKİ UÇAK DOLUSU İNSANIMIZI KAYBEDİYORUZ"
Her gün bir uçak dolusu değil, aslında 2 uçak dolusu, her gün 2 uçak düşse bu ülkede biz yas tutuyor olmaz mıydık? Ama gittikçe duyarsızlaştık, farkında bile değiliz. Her yeri açarak aslında farkındalığı da ortadan kaldırıp 20 binlerden-30 binlere çıkmış vakalarla hem yaşam hakkı ihlali gerçekleştiriyorlar, hemde başka nedenlerle sağlık hizmetleri alabilecek insanların sağlık hizmetine erişimini ortadan kaldırıyorlar. Bunun sonuçları ile yüzleşemedikleri içinde hekimlere 5 dakikada bir hasta görün diyorlar. 5 dakikada sağlık olmayacağını hepimiz biliyoruz. Bunun sonuçları çok ağır. Biz bu salgının sonundan çıkabilirsek eğer ki salgınla mücadele politikasının olmadığını hep beraber görüyoruz. 
"ERTELENMİŞ SAĞLIK HİZMETLERİYLE DAHA ÇOK İNSAN YİTİRECEĞİZ"
19 aydır resmi açıklamalara göre ne yazık ki ertelenmiş sağlık hizmetleri ile daha çok insanı yitireceğiz. Bunların her biri bizim canımız, yakınımız. O nedenle sağlık ortamındaki bu tahribatı biz Türkiye'deki tüm insanlarımıza aktarma yükümlülüğü taşıyoruz meslek örgütü olarak. Onun dışında hekimlerin çalışma koşullarını da sizlerle paylaşmak üzere bir eylem programı çıkardık TTB olarak. Bu eylem programında 1 Ekim'de yeniden Sağlık Bakanından randevu talep ettik. 1 yıldır randevu vermediği için bize yeniden randevu vermeyeceğini tahmin edebiliyorduk. Belki dedik, hani bıçak kemiği deldi geçti, belki bize randevu verir, hekimlerin yaşadıkları hak ihlallerini dile getirebiliriz ama olmadı. 11 Ekim'de eylem programını açıklayarak biz Türkiye yollarına düştük. Merkez konseyi üyeleri olarak her gün başka bir ilde meslektaşlarımızla buluşuyor, onların yaşadığı sorunları dinliyor. Ve bunları çözüm önerileri olarak her gün raporlaştırıyoruz. 
Birinci basamakta yaşanan sorunları aile hekimleri çok açık bir ifadeyle dile getirdiler biliyorsunuz. Büyük bir çoğunlukla da işlerini durdurdular, yaşadıkları sorunları tüm kamuoyu ile paylaştılar. Birinci basamağın tahribatı aslında bu salgında hepimize daha fazla hasta daha fazla ölüm olarak çıktı. Ne yazık ki bu durumdayız. Eğer birinci basamağı biz olması gerektiği gibi bölgesel tabanıyla ve tüm bu taramaları yaygın bir biçimde yapabilecek güçte bir ekip çalışmasına dönüştürebilseydik bugün salgın bu noktaya ulaşmazdı. 
İkinci basamakta hastanelerde hekimler birbirini bile görmeye fırsat bulamıyor, her 5 dakikada bir giren hastayla soluksuz çalışmak zorunda bırakılıyor. Yoksulluk ücreti karşılığında. Bugün hekimlerin temel ücreti 5 bin lira civarında. Yoksulluk sınırının altında. Diğer sağlık emekçileri açlık sınırın altında ücret alıyorlar. Size pandemide ek ödeme vereceğiz dediler. Kaç lira verdiler derseniz, 1 lira 42 kuruş alan meslektaşımız var. Bize biçtikleri değer 1 lira 42 kuruş. Biz bu değersizleştirmeye karşı mücadeleye devam edeceğiz. Bugün Edirne'de Edirne Tabip Odamızla beraber burada buluşmak büyük onurdur. Haklarımız için mücadeleye devam edeceğiz. 
"MÜCADELEMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ"
Önlerinde belirsizlik olan meslektaşlarımızda bugün yanımızdalar bizim. Biz onların hakları içinde mücadele ediyoruz, bayrağı devredeceğiz ama haklarımızı mutlaka alacağız. Hekimlerin hakları, sağlık emekçilerinin hakları aslında tüm Türkiye'nin haklarıdır. Eğer hekim değersizleşirse insan değersiz demektir. Hekimi değersizleştirerek insana değer katamazsınız. O nedenle hepimiz değerimizi bir özne olmanın bilinciyle haklarımızın bilinciyle yan yana buluşturup bu mücadeleyi güçlendirmeliyiz diyorum."
"GÜNDE YÜZ HASTA RANDEVUSU DAYATILIYOR"
Edirne Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun da açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Yıllardır sağlıkta dönüşüm programı adı altında yürütülen politikalar, hastaneleri ticarethaneye, hastaları müşteriye dönüştürdü. Sağlık Bakanlığı sağlık hizmetlerinde niteliği değil niceliği önceleyen politikalarında ısrara devam etmektedir. Bu anlayışla yönetilen sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını ve hekimlik değerlerini yok saymaktadır.
Hekimlik yapabilmek için bir hastaya ayrılması gereken muayene süresi en az 20 dakika olarak kabul edilmesine rağmen ülkemizde birçok hastanede bu süre 5 dakikaya düşürülerek hekimlere günlük yaklaşık 100 hasta randevusu dayatılmaktadır. Bu randevular, hekimin isteği ve bilgisi dışında MHRS sistemi üzerinden açılmakta, hekimin hastasına yeterli zaman ayırmasına; halkın nitelikli sağlık hizmeti almasına engel olmaktadır. Hekimlere performans baskısıyla daha çok muayene ve işlem dayatması yapılarak mesleki özerkliğimize müdahale edilmekte, halkın sağlığı tehdit edilmekte,  sağlıkta şiddete zemin hazırlanmakta.
"SAĞLIK 5 DAKİKAYA SIĞMAZ"
Hastalıkların tanısını koyabilmek için ilk ve en önemli adım, ayrıntılı bir öykü almaktır. Dayatılan 5 dakikada ne kişinin yakınmasını anlayabilmek, ne de yeterli muayenesini yapabilmek mümkün değildir. Tıbbi sekreter olmadan çalışmak zorunda bırakılan hekimler tıbbi kayıtların tutulmasında zorluklar yaşayacak, sonraki süreçte yaşanacak en ufak olumsuz gelişmede hekimi zor duruma sokacaktır. Sağlık Bakanlığı ve hastane idarecileri unutmamalıdır ki malpraktis bireysel değil sistemsel bir sorundur ve bu dayatma ile hastaların sağlığına yansıyacak olumsuzlukların sorumluluğu kendilerindedir.
"5 DAKİKADA HEKİMLİK YAPILMAZ"
Muayene için yeterli zaman tanımamak, hekim hasta ilişkisini birkaç dakikaya sığdırmak; hekimlik meslek etiği ilkelerimiz açısından kabul edilemez ve mesleki özerkliğimize yönelik bilinçli bir saldırıdır. Bu uygulama daha çok istifa, daha çok hekim göçü, daha çok hastalık, daha çok sağlıksızlık, daha çok sağlıkta şiddet getirir. Halk sağlığını ve sağlık çalışanlarının sağlığını tehdit eden bu uygulamalardan hızla vazgeçilmeli.
TOPLUMA ÇAĞRI
Topluma çağrımızdır; dün olduğu gibi bugün de nitelikli sağlık hizmeti taleplerimizde ısrarcıyız ve hekimlik yapmak istiyoruz. Hem hekimlerin hem de toplumun sağlık hakkı için bu uygulamalara itirazı birlikte yükseltelim. Hekimler köle, hastalar müşteri değildir. Sağlıklı yaşam hakkımızdan vazgeçmeyelim.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Edirne'yi yasa boğan kaza
Mimar Ali Erol üzdü
Aramızdan ayrılanlar
Cansu dev derbiyle tarihe geçti
Üner: Erçevik'in yaptığı etik değil
İnce’den söz vermeme tepkisi
ETUS'tan 'mazot' sitemi
‘Alkış değil, hakkımızı istiyoruz’
Bu akşam tango rüzgarı esecek
3 köy taşkından kurtulacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Marküteri Parke

Böcek İlaçlama