ANASAYFA
15 Ağustos 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
ADD'den sözde Ermeni iddialarına sert tepki
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi, 1. Dünya Savaşı sırasında emperyalist ülkelerce desteklenen Ermeni çetelerinin, vatandaşı oldukları devlete ihanet ederek Osmanlı Ordusu'na saldırmaları üzerine, Osmanlı Hükümeti'nin çıkartmak zorunda kaldığı Tehcir Yasası'nın 107 yılında Türk Ulusu bir kez daha arkadan vurulduğunu bildirdi…
Haberin Yayın Tarihi: 27-04-2022 06:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
ADD'den sözde Ermeni iddialarına sert tepki

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi, 1. Dünya Savaşı sırasında emperyalist ülkelerce desteklenen Ermeni çetelerinin, vatandaşı oldukları devlete ihanet ederek Osmanlı Ordusu'na saldırmaları üzerine, Osmanlı Hükümeti'nin çıkartmak zorunda kaldığı Tehcir Yasası'nın 107 yılında Türk Ulusu bir kez daha arkadan vurulduğunu bildirdi.
ADD Edirne Şubesi'nin dernek genel merkezinin sözde Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin son gelişmeleri değerlendirdiği açıklamasını Edirne kamuoyu ile paylaştı.  Türk Milleti'ni temsilen TBMM'de görev yapan HDP Milletvekili Garo Paylan ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun  açıklamalarının kamuoyunun büyük tepkisi ile karşılandığı ve infial yarattığı belirtilen açıklamada , özetle şunlara .yer verildi:
“107 yıl önce, özellikle Doğu cephesinde, Çarlık Rusya'sı ve İngilizler tarafından desteklenen Ermeni Taşnak ve Hınçak çetelerinin Osmanlı Ordusu'nu arkadan vurması ve Türk köylerinde yaptıkları katliamlar nedeniyle, 25 Nisan 1915 tarihinde, cephe gerisindeki Ermeni yurttaşlara ilişkin Tehcir (Göç Ettirme) Yasası çıkarılmıştı. Bu yasanın uygulanması sırasında günün elverişsiz koşullarının da neden olduğu istenmeyen olaylar yaşanmış, karşılıklı çatışmalarda çok sayıda Ermeni ve Türk yurttaş yaşamını yitirmişti. 1. Dünya Savaşı'nın ardından Mütareke döneminde İngilizlerin baskıları ile Nemrut Mustafa Divanı adı verilen düzmece mahkemeler kurulmuş, sonradan TBMM'nin “Milli Şehit” ilan ettiği Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey emperyalist işgalcilerle iş birliği yapan Saray ve Damat Ferit Hükümeti'nin istemiyle -tıpkı Mustafa Kemal ve arkadaşları gibi- bu düzmece mahkeme tarafından idama mahkum edilmiş ve 10 Nisan 1919'da asılmış, Malta adasına sürülen Osmanlı siyasetçilerinin yargılamasında ise, tek bir kanıt bulunamamış, tek bir mahkumiyet kararı verilememişti.”
Mustafa Kemal Atatürk, Ulusal Bağımsızlık Savaşı sürerken 26 Şubat 1921 tarihinde kendisi ile röportaj yapan Amerikalı gazeteci Streit'in konuya ilişkin sorulara verdiği yanıtların da yer aldığı açıklamada daha sonra şunlara yer verildi:
“Kemalist Cumhuriyet döneminde ağızlara alınmaya bile cesaret edilemeyen bu 'Emperyalist Yalan', son yıllarda her 25 Nisan öncesinde “ABD Başkanı ne diyecek?” endişesi ile nutku tutulan siyaset kurumunun edilgen tutumu ile güçlendi ve bu yıl içeriden saldırıyla adeta taçlandı
İçeriden saldırı, evet…
Önce HDP Milletvekili Garo Paylan 'soykırım' iddialarının resmen tanınması için TBMM Başkanlığına bir kanun teklifi sundu. 
Hemen ardından da; CHP Programının Dördüncü Bölümü Ulusal Güvenlik ve Dış Politika başlığı altındaki 131-132. sayfalarında “Ermenistan'la ilişkilerin geliştirilmesi de, bu ülkenin işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi, dünyadaki Ermeni örgütleri vasıtasıyla Türkiye'ye karşı uluslararası hukuka aykırı biçimde soykırım iddiasıyla girişimlerde bulunmaktan vazgeçmesi ve Ermeni devletinin resmi belgelerinde Türkiye'ye ait bazı topraklarda Ermenistan'ın emelleri olduğu izlenimini veren ifade ve sembollerin çıkartılması koşullarına bağlıdır. CHP, Sözde Ermeni Soykırımı iddiası ile ülkemizin haksız önyargılarla suçlanmasına karşı bugüne kadar Partimiz öncülüğünde sürdürülen kararlı duruşa sahip çıkmaya devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan önceki dönemde gerçekleştiği iddia edilen sözde Ermeni soykırımı konusunda ülkemizi suçlayıcı keyfi kararlar alınmaktadır. CHP; 1948'de BM Genel Kurulu'nda oybirliği ile kabul edilen Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde yapılan açık tanım çerçevesinde, konunun bağımsız tarihçiler tarafından, Türkiye, Ermenistan ve Rusya dâhil ilgili tüm ülke arşivlerine erişim olanakları kendilerine tanınarak, iddiaların gerçekçi ve doğru zeminde, önyargılara kapılmadan incelenmesi gerektiği görüşündedir.'' dendiği ortada iken CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "107 yıl önce 24 Nisan 1915'te yüzlerce Ermeni aydını İstanbul'da gözaltına alınıp Çankırı, Ayaş, Ankara'ya sürüldü ve zorla kaybedildi. Kötülüğün miladı olan bu tarihle yüzleşmeden gerçek adalet sağlanamaz" ifadelerini kullanabildi. 
CHP sözcüsü Faik Öztrak ise, Garo Paylan'ın kanun teklifi üzerine yaptığı açıklamada 'Herkes kendi işine baksın' demekle yetindi.
İlgili tüm taraflarca bilinmesi gereken; Taşnak önderi, Ermenistan'ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni'nin 24 Nisan 1923' te hazırladığı raporda “Gönüllü silahlı birliklerin oluşturulması hataydı. Tehcir kararı doğruydu, amacına uygundu. Türkiye savunma içgüdüsüyle hareket etmişti'' dediği, sayısız Tarihçi Bilim İnsanının olayların “soykırım” olarak nitelenmesinin olanaksız olduğunu saptadığı ve nihayet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin konu hakkındaki net kararının Türk Ulusu'nu “soykırımcı” olarak ilan etme girişiminin önünü kesin olarak kapattığıdır. 
Öte yandan; Ermeni iddiaları sadece 1915 olaylarını da kapsamıyor. Ulusal Kurtuluş Savaşımız sonrasında 29 Ekim 1923'de kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin de bir 'soykırım' ile hayat bulduğu hadsizliğini içeriyor. Akıl, ahlâk ve edep yoksunluğunun bu kadarına ne denir?
Atatürkçü Düşünce Derneği; bu emperyalist yalanı kesin bir dille reddettiğini, tüm dünya ülkelerini tarih bilimine ve hukuka saygılı olmaya, hele soykırımın kitabını yazmış, gırtlaklarına kadar masum halkların kanına gömülmüş, bugünkü zenginliklerini mazlum milletleri katledip yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürerek edinmiş haydut devletleri hadlerini bilmeye ve Türk Ulusu'nun onuru ile oynama densizliğini terk etmeye çağırdığını, tüm demokratik kitle örgütleri ile siyaset kurumunun, özellikle TBMM'de görev yapan bütün partilerin ve bütün milletvekillerinin net tavır almasını beklediğini kamuoyuna  duyurmayı görevi saymaktadır.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
Kırtasiye malzemesi alınacak
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke