ANASAYFA
27 Haziran 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Çalınan çinilere kumaşta hayat verdi!
Edirne'de El Sanatları Öğretmeni Fikriye Kipriye , 2'nci Murat tarafından 1426 yılında yaptırılan Muradiye Camisi'nin, 2001 yılında bir kısmı çalınarak tahrip edilen dünyaca ünlü çinilerini, geleneksel kırkyama sanatıyla kumaşa işledi... 
Haberin Yayın Tarihi: 05-05-2022 07:48
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Çalınan çinilere kumaşta hayat verdi!

Olgay GÜLER
Edirne'de El Sanatları Öğretmeni Fikriye Kipriye, 2'nci Murat tarafından 1426 yılında yaptırılan Muradiye Camisi'nin, 2001 yılında bir kısmı çalınarak tahrip edilen dünyaca ünlü çinilerini, geleneksel kırkyama sanatıyla kumaşa işledi.
Edirne'de 25 yıl önce bir kamu bankasından emekli olduktan sonra asıl mesleği olan el sanatı öğretmenliğine yönelen Fikriye Kipriye (70), 3 ay önce kentin tarihi camilerinden Muradiye Camisi'nin çalınan çinilerini kumaşa işlemeye karar verdi. 1426 yılında dönemin padişahı 2. Murat tarafından yaptırıldığı bilinen caminin, bir bölümü 2001 yılında çalınan çinilerini geleneksel kırk yama tekniğiyle kumaşa aktarmaya başlayan Kipriye, amacının gelecek kuşaklara bir miras bırakmak olduğunu belirtti. Çalınan parçaların örnek motiflerini tarihi kitaplar ve Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü kaynaklarından bulduğunu belirten Kipriye, çinilerden oluşan eseri bitiminde bir müzeye bağışlamak istediğini dile getirdi.
'GELECEK NESİLLERE AKTARMAYA ÇALIŞIYORUM'
Eskiden kalan el sanatı teknikleri ile kaybolan çinileri yeniden ortaya çıkarmaya çalıştığını belirten Kipriye, "Burada, Muradiye Camisi'nin kaybolan çinilerini, eskiden kalan el sanatı teknikleriyle ortaya çıkararak gelecek nesillere aktarmaya çalışıyorum. 1426 yılında 2. Murat tarafından yaptırılan camide, o zamanın teknikleriyle yapılan ve çok ünlü olan bu çinileri yaşatmak istiyorum. Kuşaklar arası köprü görevi görerek bu eserleri her alanda sergilemek istiyorum. Özellikle yeni kuşaklara bu işin zevkle yapılabileceğini anlatmak amacındayım. Kullandığım çini motifleri Süheyl Ünver'in ve Kültür Müdürlüğü'nün bastığı kitaplardan örnek aldığım orijinal motifler" dedi.
'DÜNYA ÇAPINDA ÜNLÜ ÇİNİLER'
Camide kullanılan çinilerin Türkiye ve Dünya çapında ünlü çiniler olduğunu belirten Kipriye, "Kullanılan çiniler Türkiye ve Dünya çapında ünlü çinilerle süslenmiş. Bunlar koptukça zamanla üzerleri alçılarla kapanmış ne acı ki. Şu anda o kadar ileri bir teknikte olmamıza rağmen o çinilerin yerine getirilmesi için çaba sarf edilmemiş ve sadece alçı ile kapatılmış. Aslında biz bunu da vurgulamak istedik. Onları tekrar yerine getirebiliriz, o günkü aynı motifi bulamasak da o motiflerden esinlenerek onların aynı dizaynıyla o boşlukları kapatmamız gerektiğini düşünüyorum. Ben bunu vurgulamak için bu kırılan çinileri, kaybolan motiflerini kumaşa aktardım. Bu aktardığımın dışında bir çalışmam daha var onda da devam ediyorum. 2 ay süren bir çalışmayla bu parçayı bitirebildim. Şu anda ikinci parçama kaybolan çiniler ve mihraptaki motifleri birleştiriyorum" diye konuştu.
'İLERİ TEKNİKLERLE YAPILMIŞ'
Muradiye Camisi'nin görünürde çok sade bir cami olmasına rağmen hem çinileri hem de bahçedeki mezar taşlarıyla örnek bir eser olduğunu kaydeden Kipriye, "Aslında görüntüde çok sade bir cami gibi görünmesine rağmen içinde çok ünlü, ileri tekniklerde yapılmış sır üstü, yaldız boyama teknikleriyle yapılmış süsleme teknikleri kullanılmış. Aslında Mevlevihane olarak yapılmış burası. 2. Murat rüyasında Mevlana'yı görmüş, buraya bir Mevlevihane yapılmasını istemiş. 2. Murat da Muradiye Mahallesi'nde burasını Mevlevihane olarak yapmış fakat daha sonra mevleviler arasında çıkan kavgalar sonrası burası camiye çevrilmiş, o zamandan beri cami olarak kullanılıyor" şeklinde konuştu.
'KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKMAMIZ LAZIM'
Gelenekleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak istedikleri için bu mesleğe devam ettiğini belirten Kipriye, "Biliyorsunuz Selimiye Camii yapısı, Eski Camii yazısı, Muradiye ise çinisi ile meşhur Edirne'de. O bakımdan gelip görülesi bu yerlerde tarihe sahip çıkmamız gerekiyor. Bildiğiniz gibi geçmişine sahip çıkmayan bir milletin geleceği olmaz. Kültür bir ulusun, geçirdiği tarihi süreç boyunca yaşadığı, ürettiği güzel sanatlarını, tatlarını ve yaşam biçimini geleceğe taşımasıdır. Bunun için kültürümüze sahip çıkmamız lazım. Biz de geleneklerimizi koruyarak gelecek nesillere aktarmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
‘MÜZEYE BAĞIŞLAYACAĞIM'
Ürettiği çinili kumaşları müzeye bağışlamak istediğini de belirten Kipriye, "Bu ürettiklerimi devamlı olarak yaşatmak, insanların görmesini sağlamak için müzeye bağışlamayı düşünüyorum. Anı olarak kalmasını arzu ediyorum. Böylelikle daha değerli bir yerde uzun yıllar muhafaza edilecektir görsel olarak" ifadelerini kullandı.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Gülşen Kayasöken vefat etti
Zafer Partisi 'Özkan' dedi
Üniversite merası!
Karı-koca 'kispet' ustalığı
Edirne Kırkpınar'a hazır!
Göçmen: Bu daha başlangıç
Hasta ve yaşlılara şifa olacaklar
Selimiye için turladılar!
Gürkan'a 'En Roman Dostu' ödülü
OİM'den Sarayiçi'nde sergi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke