ANASAYFA
25 Haziran 2022 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
EDİRNE ve BİSİKLET -10-
SEÇKİN YEŞİLLİ BİR TUR BEŞ KURUŞ İsmail DEMİRAY yazdı...
Haberin Yayın Tarihi: 20-05-2022 07:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
EDİRNE ve BİSİKLET -10-

 

 

 

1960'lı yıllarda Necati Tamküpeli, Muammer Çelik ile birlikte koşan, Yeşilli ailesinin Tevfik'ten sonra ikinci kuşak yarışmacısından birisidir Seçkin Yeşilli. Katıldığı ilk seçmelerde komşusunun bisikletiyle koşacak ve birinci gelecektir. 
1944 yılında Edirne Ayşekadın semtinde dünyaya gelir. Arabacı Hüseyin'in 6 çocuğundan 3 numarasıdır. Babası Bulgaristan göçmenidir. İlkokul sonrası ortaokulda öğretmeniyle kavga edince bırakır okula gitmeyi. Seçkin Yeşilli'yi dinliyoruz:
“İlkokul yıllarımda bisiklet sevdam başladı. İlk bisikletle tanışmam İbrahim abiden kiraladığım saati 5 kuruşa üç tekerlekli bisiklettir. Daha sonra Saraçlar Caddesi'nde stadyuma giderken meyhane ilersinde demircinin yanında Meriç abi vardı, bisiklet kiralardı. İki tekerlek bisiklet kiraladım, ayaklarımı yere vurarak, tek pedala basarak, daha sonra binerek, dönüşlerde önce sorun yaşasam da bir saat içinde öğrenmiş oldum bisiklet kullanmayı 'otomoto' marka bisiklet üzerine. 20 kuruşa mal olmuştu bana.
İlkokul sonrası ortaokula başladım. Sınıfta kız/erkek karışık aynı sıralarda oturuyoruz. Sıralarda üç kişi var, ben ortada, sağımda bir kız, solumda bir kız. Yazılı oluyoruz, sorularım yaptım, sınav kağıdını vereceğim öğretmenime, bana tokat atmaya kalktı, şaşırdım. Elini tuttum. Bağırarak müdür muavini Buffola Bil'i çağırdı. Buffola öğrencileri çok dövmesiyle ünlü bir müdür muaviniydi. Topladım çantamı, kaçtım okuldan. Bir daha da gitmedim okula.


İLK KATILDIĞIM SEÇMELERDE BİRİNCİ OLDUM
17 yaşlarımdayım, hafızam yanıltmıyorsa 1961 yılındayız. Eski İstanbul Caddesi'nde hareketlenmeler var. Millet ana caddeye doğru akıyor. Merak ettim, ben de katıldım kalabalık içersine. Meğerse o gün 'Edirne bisiklet seçmeleri' varmış. Katılmak için can atıyorum. Komşumuzun bisikletin tekerlerini aceleyle şişirdik, hazırlığımızı yaptık. Bisikletin frenleri felaket derecesinde kötü, adeta tutmuyor frenler. Büyük kadro, ince tekerlekli bir bisikletti. Kalabalığın arasına katıldım, 30 kadar bisikletçi vardı seçmelere katılan. İçlerinden bisiklet tamircisi Takımcı'nın kalfasını tanıyordum. 
Ayşekadın karakolunun önünden grup halinde çıkış yaptık. Edirne çıkışına kadar toplu halde gidiyoruz. İlerleyen dakikalarda, antrenmansız olanlar, bisikleti vitessiz olanlar geride kalmaya başladı. Takımcı'nın kalfası en önde gidiyor, 6/7 kişilik bir grup oluştu. Ben onları kopmadan takip ediyorum. İlk rampada iyice ısınmıştık zaten. Hadımağa yokuşunda hemen arkasındayım Takımcı'nın kalfasının. Düzledik yolu Sazlıdere köyünün girişinde değirmenin önünden döneceğiz, inişe geçtiğimiz için frenlerimin kötü olması nedeniyle çok ihtiyatlı iniyorum aşağıya doğru. Dönüşte kalfa bayağı bir fark attı bana. Bastım yukarı rampaya doğru, zirvede yakaladım, arkasından takip ediyorum. İndik aşağı doğru, ben frenler nedeniyle yine yavaş iniyorum, fark açılır gibi oldu, düze gelince yine bastım. 


İLK ÖDÜLÜM BİR BARDAK ÇAY
Necati Tamküpeli'nin çiftliğinin orada yakaladım, geçtim Kalfa'yı. 'Gidersin bas artık' diyorum kendime, arada başımı çevirip bakıyorum fark aynı. Artık önümde uzun bir düzlük var, yükseltiyorum tempoyu, fark daha da açılıyor. Ayşekadın tarafından Edirne'ye girince yolun iki tarafına dizilmiş Edirnelilerin alkışları içinde hızla Ayşekadın bayırına tutunuyorum. Son düzlük ve Erdoğan'ın parkının önünde tek başıma bitiriyorum yarışı. Ödülümüz, 'gel bakalım bir çay iç.'
Bir gün sonra alıyorum gerçek ödülümü. Saatçi Fikri haber göndermiş, gittik ziyaret ettik kendisini. Saatçi Fikri'nin oğlu bisiklet yarışlarını bırakmış. Onun tüm malzemelerini ve bisikletini bana verdiler. Artık normal yarışlara katılabilirdim.
Sonraki dönemde 6 kişilik bir bisiklet takımı olduk. Bisikletlerimiz Gençlik Spor İl Müdürlüğü'nden, formalarımız Edirnespor'dan, başımızda dönemin Bisiklet Ajanı Kel Mehmet, takımımızın başında hocamız Nazmi Çelik. GSİM bize o zaman 'Otomoto' marka 4 tane bisiklet vermişti. 
Arkadaşlarımızla veya tek başıma antrenmanlar yaptık. Taksilerle yarıştığımız oldu, arkalarına takılarak rüzgarından faydalanarak yüksek hızlara çıkabiliyorduk. 


TÜRKİYE ALTINCISI OLDUM
Edirne'de seri yarışlar oldu. Genelde 6, bazen 7 sporcu oluyorduk. Kendi aramızda yarışıyorduk. Yarışlarda o zaman özel fotoğrafçı geliyordu motosikletiyle birlikte. Önde motoru kendisi kullanıyor, arkasındaki makineyle çeşitli açılardan fotoğraflar çekiyordu. 
Medafil Şen ağabeyimiz bizlerden büyük ama halen gönlü bisiklette olan tecrübeli biriydi. Bizimle yakından ilgilenir, bizlere nasihatler verirdi. 'Yavaş çıkacaksınız, ısınana kadar asla basmayın, tempoyu sonlara saklayın. Takım halinde hareket etmeye çalışın, birbirinizi kollayın, göğsünüze mutlaka gazete koyun, sizi rüzgardan korur, hasta olmanızı engeller' derdi. 
Takım olarak bir yarışa gittik başımızda Nazmi Çelik ağabeyimiz. Bisikletim daha yarışın başında arka maşada sorun oluştu, bilyedenmiş. Biraz sıkıştırınca kendi kendine oturdu, sinirimden gülüyorum; 'Tam da zamanını buldun diye!' Nazmi ağabey taktik verdi bize, 'Son çizgiden önceki çizgide kornaya basacağım, fırlayın' diye. Korna çalınca fırladım. Önde gidiyorum çizgiye gelince yavaşladım, 'Tamam derece yaptım' diye. Hızla yanımda iki kişi daha geçti, bastım bende. Meğerse sondan üçüncü çizgiymiş, yanlış alarm nedeniyle o yarışta Türkiye 6.olarak bitirdim yarışı. 


RIFAT ÇALIŞKANLA AYNI TAKIMDA KOŞACAKTIK
Rıfat Çalışkan Edirne'ye yarışmalar için gelince bana askerlik dönemimizde birlikte çalışabileceğimizi ama askere bisikletle gelmem gerektiğini söyledi. Askerliğim gelmişti, dönemin GSİM'den askere giderken bisiklet almak için yaptığım başvuru olumsuz yanıtlandı. Rıfat Çalışkan'la Ankara'da bir terzihanede buluştuk. Bisikletiyle gelmişti. Baktı bende bisiklet yok, anladı; 'Seçkin yollarımız ayrılıyor burada, kusura bakma' dedi. Yıllar sonra yine karşılaştık Rıfat Çalışkan'la. Kapıkule'ye yakın Bulgaristan sınırları içinde. Bir yarışma için gelmişler, ben ekmek davası nedeniyle Almanya'dan Türkiye'ye gelirken. Onları görünce durdum, hasret giderdik, sohbet ettik. 
Askerlik sonrası Almanya'ya gittim çalışmak için. İşe başlayınca kendime küçük teker, kız bisikleti tipinde bir bisiklet aldım. Üç yıl boyunca onunla gidip geldim işe. 
Antalya'da Colnage marka bir yarış bisikletim var. Türkiye'ye gidince onunla geziyorum. Şu anda Almanya'dayım KTM yarış bisikletim var, çıkıyorum arada bir, örneğin dün 38 km yol gezmişim. 
Halen bir ayağım Almanya'da olsa da özlüyorum Türkiye'yi. Antalya'da yaşıyorum, arada Edirne'ye de gidiyorum, az sayıda hayatta kalan arkadaşlarımla görüşüyorum gittiğim zamanlar.” 
 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Koman'ın eserine rekor rakam!
Gülen'in yeğeni sınırda yakalandı!
Kupada hasadı Tarım İl Md. yaptı!
TÜ 40 değil 53 yaşında!
Kamyonetin çarptığı at telef oldu
Edirne'ye 8 doktor kadrosu
Üründe 'mor' alternatif
Kaybolan tekneyi radar buldu!
Ihlamurlardan ne istediniz?
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke