ANASAYFA
28 Ocak 2023 Cumartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
‘Meriç'te neler oluyor?’
Edirne'nin yetiştirdiği önemli isimlerden, DSİ 11'inci Bölge Müdürlüğü'nde 21 yıl çalışıp Bölge Müdür Yardımcısı iken görevinden ayrıldıktan sonra, Türkiye ve çeşitli ülkelerde dünya ölçülerinde proje ve yatırım direktörlüğü yapan Sabahattin Yaz, Meriç Nehri'nde geçen yıl yapımına başlanan elektrik üretim tesisinin çok küçük ve çok riskli bir yapı olduğunu, bu yanlışlıktan bir an önce geri dönülmesi gerektiğini söyledi… Memleketi Edirne'ye geçtiğimiz günlerde geldiğinde fark ettiği projeyi kafasında inceledikçe uykularının kaçmaya başladığını belirten Yaz, daha verimli, daha fazla alanda rekreasyon etkili, bugüne kadar yapılmış olan yatırım masraflarının çok büyük bir bölümünü değerlendiren yeni bir master projeyi sunup ortak akıl ile tartışmaya hazır olduğunu bildirdi…
Haberin Yayın Tarihi: 05-11-2022 07:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
‘Meriç'te neler oluyor?’

Edirne'nin yetiştirdiği önemli isimlerden, DSİ 11'inci Bölge Müdürlüğü'nde 21 yıl çalışıp Bölge Müdür Yardımcısı iken görevinden ayrıldıktan sonra, Türkiye ve çeşitli ülkelerde dünya ölçülerinde proje ve yatırım direktörlüğü yapan Sabahattin Yaz, Meriç Nehri'nin Bülbül Adası mevkiinde geçen yıl yapımına başlanan elektrik üretim tesisinin çok küçük ve çok riskli bir yapı olduğunu, bu yanlışlıktan bir an önce geri dönülmesi gerektiğini söyledi. Memleketi Edirne'ye geçtiğimiz günlerde geldiğinde Meriç Nehri Köprüsü'nden fark ettiği projeyi kafasında inceledikçe uykularının kaçmaya başladığını belirten Yaz, daha verimli, daha fazla alanda rekreasyon etkili, bugüne kadar yapılmış olan yatırım masraflarının çok büyük bir bölümünü değerlendiren yeni bir master projeyi sunup ortak akıl ile tartışmaya hazır olduğunu bildirdi.
DSİ eski 11. Bölge Müdür Yardımcısı Sabahattin Yaz, Hudut'a gönderdiği yazısında şunlara yer verdi:
“Evvelki hafta bir vesileyle Edirne'ye geldiğimde; İs-tanbul'a dönmek üzereyken Meriç Nehri Köprüsü'nden nehre baktığımda nehir yatağında yatağını daraltacak şekilde toprak dolgusu faaliyetleri gözüme çarptı. Ondan sonra rastladığım,konuyla alakalı kişilere neden ve kimin yaptığını sorduğumda; 'Meriç Nehri'nden elektrik üretimi yapılacakmış' dediler. Bu mealdeki sözleri çeşitli kişilerden de dinleyince beynimde bir şimşek çaktı. Öncelikle proje hakkında bilgi almak için farklı ilgili/bilgili olabilecek kişilere danıştım.
Edindiğim intiba; Bu yatırımın DSİ tarafından ve sorumluluğunda  yapılmayıp, hatta DSİ'nin de projeye yeterince dahil edilmediğidir. Projeyi bulup detaylı olarak inceleme fırsatım olmadı. Ama avan proje bilgisi sayılabilecek çizim ve karakteristik bilgilere ulaşabildim. Bu kadarlık bilgi bile beni bu yazıyı acele olarak yazmama sebep oldu.
Edirne'den 34 yıldır uzaktayım ama  'Kürkçü Dükkanı Edirne' olan bir Edirneliyim, Edirne sevdalısıyım. Bu projeyi kafamda inceledikçe uykularım kaçmaya başladı.
Projenin bu safhasında 'okun yaydan çıktığı' ama 'aşın henüz pişmediği' bir zaman diliminde olduğunu bilerek, bilgi ve tecrübelerimi 'vatandaşlık görev bilinciyle' zararın neresinden dönülürse kar'dır şiarıyla, pişmiş aşa su katma suçlamalarına hedef olmayı göze alarak, bu yazıyla acilen ilgililere duyurmak istedim.
Çocukluğu Meriç  Arda - Tunca nehirleri taşkın alanı içinde geçmiş, bu sularda yıllarca yüzmüş, kişi ve aile olarak son 100 yıl içinde bu üç nehrin sebebiyet verdiği feyezanları (taşkınları) yaşamış ve evimizi yıkan bir selin içinden çocuklarını başları üzerinde taşıyarak/kaçırarak kurtaran bir ailenin ferdi olarak, mühendisliğinin ilk 21 yılını DSİ 11. Bölge Müdürlüğü'nde bu bölge ve Trakya'mızdaki baraj,gölet,sulama, taşkın koruma vs. faaliyetlerden görevli ve sorumlu çalışmış eski bir devlet memuru olarak, özellikle,Meriç, Arda ve Tunca nehirleri taşkın alanını avucunun içi gibi bilen bir Edirneli olarak, DSİ de çalışırken 'Karaağaç Üçgeni' denilen bu alan içinde bir kazma bile vurmak için Genelkurmay'dan izin veya görüş almış bir sorumlu olarak, bölgede yerleşik askeri birliğin manevralar yaparken Meriç Nehri'ne düşen bir anfibik piyade taşıyıcısını (Kariyer) ve sekiz şehit askerimizi nehirden çıkarmış çok acı anıları olan bir kişi olarak, rünyadaki iklim değişikliğinin etkilerini gördükçe Balkanlar'a yağabilecek çok şiddetli yağışlarla bu havzada olabilecek menfi etkilerini düşünebilen bir uzman olarak, bu projeyi şimdilik, çok uzun olabileceği için,detaylı (rakkamlı) teknik yoruma girmeden özet halinde halkın da anlayabileceği şekilde yorumluyorum;
'BU PROJE VE YATIRIM YANLIŞ'
Bu proje genel olarak çok özetle Meriç,  Arda,  Tunca nehirlerinin birleşim bölgesindeki taşkın alanı içinde yapılmakta ve bu alanda doğaca yüzbinlerce yılda oluşan topoğrafyası, çok karmaşık ve değişken debili, (30-1200m3/saniye) nehir hidroliği dolayısıyla da bölgeyi çok riskli olarak etkileyecek bir yapıdır.
Bu projenin üretebileceği elektrik, halkımızın anlayabileceği izahatla; Trakya'mızda da görülen rüzgar türbinlerinden (pervanelerden) yalnızca tek bir tanesinin ürettiği elektriği (2.14 mw) üretebilecek (hatta o kadarını bile üretemeyecek) bir tesistir. Bu kadarcık bir fayda için, burada saymak istemediğim, muhtemel ağır risklere rağmen böyle bir yatırımı yapmaya değer mi?
Sonbahar,  kış şartlarında inşaatı yapılmakta olan bu yapının tatbikat projesini görmemekle beraber, sağlıklı ve güvenli olacağından endişe yok mu? Neredeyse Kanal İstanbul genişliğinde, tabanı kum ve çamur olan, taşkınlarda havzasından sökülen ağaçları/dalları (Kastamonu'da köprüler yıkan), kış aylarında çok büyük buz kütlelerini taşıyabilen bir nehrin yatağına bariyer fonksiyonlu bir yapı inşa etmek doğru olur mu?
Bu sebeple bu proje ve yatırıma 'yanlıştır' diyorum. Ben bu tesisin rekreasyon olarak yapacağı pozitif etkilerini (Göl alanında yelken, sandal sefaları vs.) çok iyi hayal edebiliyorum.
54 yıllık kariyerimde, gerek devlet gerekse özel sektörde enerji (Yeşil Enerji dahil). konsepti üzerinde çok çalıştım ve hep önceliğim olmuştur. Kariyerimde birçok elektrik enerjisi üretim tesisi yaptım. Elektrik üretimine hiçbir zaman karşı olamam, olmadım.
Ancak rekreasyon etkisi yaratabilecek ve çok daha fazla enerji üretebilecek böyle bir tesisi ben de DSİ'de göreve başladığım ilk yıllarda,hayal ettim.Hatta DSİ'de görev yapmış ve yapmakta olan arkadaşlarımızın da hayal ettiklerinden şüphem yok.
Türkiye'de ve dünyada son 34 yılda, dünya ölçülerinde, proje ve yatırımlar direktörlüğü yapan ve yapmakta olan bir hemşehrinizim. Proje ve yatırımlar insanların hayal etmesiyle başlar. Ancak uygulanabilir, güvenli ve ekonomik (Fizibıl) olursa hayata geçer.
O bölgede bu hayalleri (elektrik üretimi ve rekreasyon) gerçekleştirecek benzer bir yapı, basit bir projeyle hatta gördüğüm kadarı ile alel-acele yapılan toprak dolgu (gövde betonarme de olsa) ve balon teknolojisi ile değil de ortak akıl ile betonarme/çelik kontrol edilebilir kapaklı bir yapı (regülatör) ile, uygun bir yere (Mesela Suvari Köprüsü civarı) ilmin ve tekniğin gerekleriyle bütün havzayı (Sarayiçi dahil) içine dahil ederek daha fazla faydalı bir master proje yaparak,yatırım yapmak en akılcı yoldur.
“ORTAK AKIL İLE TARTIŞMAYA HAZIRIM”
Dikkat edilirse projenin fizibilitesini incelemeden, yatırım bedelini dahi sorgulamadan bu yazıyı yazıyorum. Bu yazımı dikkate alarak, ilgililerce istenirse bu projeyi masaya yatırarak, teknik ve güvenlik açısından; DSİ yetkilileri, Genelkurmay yetkilileri, Valilik (İmar/Bakanlık) yetkilileri, Belediye yetkililerinin de katılımlarıyla (hatta basın da katılabilir) tartışarak yeniden bir değerlendirme yapmaya hazırım.
Yine bu masada sadece bir eleştiren değil de, ben de kendi önerimi tartışmaya açarak çok risksiz, daha verimli, daha fazla alanda rekreasyon etkili, bugüne kadar yapılmış olan yatırım masraflarının çok büyük bir bölümünü değerlendiren yeni bir master projeyi sunup ortak akıl ile tartışmaya da hazırım.
Bu projeyi (öneriyi) katılanların dışında, Edirne halkımızın da çok beğeneceğine inancım tamdır. Bu yazım hiçbir zaman bir dezen-formasyon ve halkta yanlış algı yaratmak gayesiyle yazılmış ol-mayıp tamamen bir sorumlu vatandaşlık görevi ve hemşehrilik  duygusuyla yazılmıştır.”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter Linkedin
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
65’inde avukat oldu!
En eski mahalle ‘Baba Timurtaş’
Sektörlere hızlı tren ayarı
Edirne Sarayi için ‘Koordinasyon Merkezi’
Arasta esnafından otopark yakınması
Ulus'ta 'kış' durgunluğu!
Sinema Topluluğu'ndan ilk gösterim
Topluluktan konser maratonu
Ordu FK maçına kadın hakem
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke