ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Gandi+İnönü+Ecevit=Kılıçdaroğlu
Yayın Tarihi: 03 Mayıs 2011 Salı, 12:31
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, kalabalığın dışında, Selimiye Meydanının bir alt taraçasından izledim. Miting saati öncesi Sera Kafe’de birkaç arkadaş buluşup sohbet ettik. Herkeste hafif bir burukluk vardı. CHP ilk sıra adayı nedeniyle, dürüstlük ve şeffaflıktan yana olan, siyasetin finansmanının kaynağını sorgulayan kesimde genel bir isteksizlik ve içe sinmeme durumu hala hakimiyetini sürdürüyor.
CHP’nin Edirne’de işi zora sokması ve kamu oyundan gelecek sorulara yanıt vermekte güçlük çekilmesi, ‘hiç yoktan şimdi bir de bu dertle uğraşıyoruz’ türü hayıflanmalara neden oluyor. Kılıçdaroğlu’nun gelişinin heyecanı, özellikle bir kesimdeki bu tatsızlık nedeniyle gölgelenmiş durumda.
Biz sohbet ederken, dışarıda insanlarda bir hareketlenme gözledik. Kılıçdaroğlu tam saatinde mitingi konuşmasına başlamıştı. Biz de nispeten tenha olan ikinci taraçada, ekrandan CHP liderini izleyebileceğimiz bir açıda sabitlendik. Ekranda yakından gördüğümüz profil, sadece Gandi’ye değil, aynı zamanda hem Bülent Ecevit’e hem de İsmet İnönü’ye benziyordu. Bu benzerlik ayrıca, salt fiziksel bir benzerlik de değildi.
Şatafatlı, tepeden bakan, popülizmi bol bol kullanan, ‘hepinizin sahibi benim’ edasında değil; son derece yalın, içten ve ‘ben de sizdenim’ demeden, herkesin öyle olduğunu kavrayabildiği biriydi. Gerçekten de siyaset gereği birlik berberlik nutukları atmadığı çok belliydi. Çünkü ne söylüyorsa, genelde de zaten öyle davranıyor. Bu yüzden de Kılıçdaroğlu’na partili partisiz herkes kolaylıkla sempati ve yakınlık duyabiliyor.
Konuşması da, bir süredir bazı siyasiler tarafından alıştırıldığımız(!) azarlar ve nutuk atar türde ve tonda değil; sakin, içten, samimi, olabildiğince rencide etmeyen, doğru ve sağlam argümanlar ve somut verilere dayalıydı. Ayrıştırıp, bölmeden, öteleyip dışlamadan, rencide edip utandırmadan siyasetin nasıl yapılacağını, hem de en sıradan vatandaştan en eğitimlisine herkesin anlayacağı yalınlıkta anlattı.
Meydandaki yer yer boşluklar kısa sürede dolmaya başladı. Seçim otobüsünü gören üst taraçada on bin civarında insan vardı. Alt taraçada ve çevrede de en az o miktarın yarısı kadar, her kesimden insan, iş saati olmasına karşın Kılıçdaroğlu’nu umutla dinledi…
Mitingin ardından, içlerinde CHP’lilerin, mitingi izlemek üzere Ankara ve İstanbul’dan gelen birkaç gazetecinin de olduğu bir grupla akşam yemeği yedik. Gazeteciler, insanların ilgiyle dinlediğini, ancak coşkunun alışıldık mitinglerden az olduğunu söyledi. Bunun nedeninin Edirnelilerin ve özellikle de CHP’ye oy veren kesimin aşırı tepki vermeyi sevmemesi olduğunu konuştuk.
…Bana göre şu anda seçim yapılsa Edirneli seçmen kime oy vereceğini biliyor. Kaldı ki, Kılıçdaroğlu için Selimiye Meydanına gelenler, bir pop yıldızı beklemiyor, onu gerçek anlamda dinlemek ve anlamak istiyordu. Ve ayrıca da bu insanlar, bugün ülkemizde yaşananlardan gerçek anlamda huzursuz olanlar. Tüm bunlar alt alta toplandığında, ‘geldiydi, gelecekti’ konusu aylardır tartışılan CHP Liderinin Edirne mitingi başarılıydı. Hatta örgüte rağmen çok başarılıydı…
Birincisi, CHP il ve ilçe örgütleri bu miting için çok fazla bir çaba sarf etmemişti. Bunun nedenleri arasında, örgütlerin bu konuda geçmiş bir deneyimlerinin olmayışı başta geliyor. Hatta daha önce bu tür bir miting deneyimi yaşamamış olduklarını düşünüyorum. Çünkü ön seçim öncesi istifalar ve bunlara bağlı nedenlerle bu tür organizasyonlarda deneyimli olan örgüt üyelerinden hayli fire verildiğini gözlemledik.
İkincisi, örgütler maddi manevi tüm enerjilerini, ön seçimde tüketmiş gibiydi. 3 Nisan öncesi, parti içinde ‘birileri’ için verdikleri savaştan galip çıkmış olmak onlara yetmiş olmalı ki, bu miting için gerçekten de çok amatör davranmışlardı. Konuk gazeteci dostlar bile bunun ayırdına varmış ve miting alanındaki bazı homurtuların nedenlerini çözmüştü.
Güzel olan tarafı, meydanda gerçek anlamda Edirneliler vardı. Bırakın komşu il ve ilçeleri, Edirne’nin ilçe, belde ve köylerinden partilileri getirmek zahmetinde bile bulunulmamıştı. (Bu sözler CHP’yi çok iyi tanıyan bir partiliye ait) İnsanlar eşlerini çocuklarını, hatta bebeklerini alıp meydana geldi. Bir anne büyük bir güvenle kalabalığın ortasında bebeğini emzirmekte bir sakınca görmedi. Saatler önce gelip şamata ve gürültü kirliliği de yapmadılar.
Ülkenin şamata, gerginlik ve ‘çılgınlığa’ değil, sakince durup önce bulunduğumuz noktayı belirlemeye, sorgulamaya ihtiyacı var. Zaten çılgınca bir gidişatın içinde yuvarlanan toplumun her kesiminin artık rahat ve huzurlu bir nefes almaya, gerçek gündemlerine dönmeye, her sabah, ‘ben neden mutsuzum’ diye sorgulamadan güvenli ve huzurlu bir güne ‘merhaba’ demeye ihtiyaçları var.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, gürültü ve şamatasız ülkeyi yönetmeye ve çılgınca gidişata dur demeye talip. Salt bu özelliklerin bile içime sindiği kesin…!
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE