ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Telefonu faksa bağla!
Yayın Tarihi: 11 Mayıs 2013 Cumartesi, 11:49
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
Edirne dört yerine artık iki mevsim yaşıyor. Kış ve yaz...
Ben giderken mevsim kıştı, döndüm yaz gelmiş. Terminalden bindiğim taksi, Tıp Fakültesi önünden geçerken, elektronik ısı ölçer 32 dereceyi gösteriyordu. Oysa daha Mayıs'ın başı...
Geldiğim yerde ağaçlar yeni çiçek açtı, mevsim de ilkbahar. Bir günde 12 derece, azımsanmayacak bir ısı farkı. Uçaktan iner inmez üzerimdeki ceketi çıkarmıştım, Edirne'ye gelince süveteri de attım.
Leylak mevsimini kaçıracağımı biliyordum, laleleri de kaçırmışım meğer. Çoktan yaprak dökmüşler, sadece sapları kalmış. Ama güller nefes kesiyor... Ve en güzeli de, bu kentte yaşayan tek bir insanın bile eli o güzellikleri koparmaya gitmiyor...
Akşam serinliği henüz basmamış, sitenin bahçesinde hanımeli ve gül kokuları karşıladı beni.
Bahçe kapısını taç misali saran asma gülleri, kadife kumaştan yapılmş gibi... Çimler yeşil bir halı, sitenin dört bir yanını çevirmiş. İlk kez Edirne'ye geri döndüğüm için bu kadar çok seviniyorum.
Aylarca boş kalan evimin kapısını karmaşık duygularla açtım. Giderken yıkadığım çamaşırlarda kullandığım yumuşatıcının kokusu, evin dört bir yanına sinmiş. Kapıyı açar açmaz özgürlüğüne doğru hücum etti.
İlk iş, gidip pencereleri açtım... Bavulumu boşaltmadan duş alıp kendimi dışarı attım. Kardeşim arabamı yıkatmış, pırıl pırıl. Bindim, ver elini İki Köprü Arası. Arkadaşlarımın beni beklediği lokantada buluştuk. Daha özlem bile gideremeden sitemler başladı.
“Gittin, gelmek bilmedin. Şimdi de yazlığa gidersin!”
Oysa şu anda burada birlikte olmanın keyfini yaşamaktan başka bir düşüncem yok. Dostlarımla ne çok özlem biriktirmişiz. Ne çok söylenecek söz, ne çok hayret edilecek gelişme olmuş. Ölenler, doğanlar, yaşamımıza girenler, çıkanlar, terkedenler, terk ettiklerimiz, unuttuklarımız, hatırladıklarımız. Bir zamanlar bizi üzüp mahveden olaylara, insanlara kahkahalarla güler hale gelmişiz...
Buluşmamızın kreması, Sertap'tan, “Umurumda değil, iyi ki bitti” diye başlıyor şarkı. Hüzün, isyan, ayrılık, sevgi tüm kadınca duygular birarada. Ama müzik adına çok lezzetli bir karışım... Sessizce, şarkıya ve sözlerine saygı duyarcasına  dinliyoruz...     
Yemek sonrası Karaağaç'ta kahve iyi gider. En son Aralık ayında kar yağarken içmiştim. Her aklıma geldiğinde müthiş özlem duyduğum yerlerden biri burası...
Köprülerin üzerindeki çukurların hem sayısı hem de derinlikleri artmış. Ama ne gam..! Köprülerde yapılan hatalar, beceriksizlikler ve de dolayısıyla boşa harcanan pararaların hesabını kimse vermeye niyetli değil. Hatta, hata yapıldığını değil kabul etmek, görmekten bile kaçınıyorlar. Derler ya, “Kabahat gelin olmuş, alan çıkmamış”, o hesap..!
Karaağaç'a giden ulu ağaçlarla çevrili yolun yeni hali, sıradanlaşmış, göz alabildiğine tarlaya dönüşmüş. İtalyan fotoğrafçının 1950'lerde çektiği doyumsuz kar manzarasını ara ki bulasın... O yüzlerce ağaçtan geriye sadece 5-6'sı kalmış.
O yol şimdi tanınmaz halde olsa da, geçmişi bilen, hatırlayan insanların gözünde yine de değerini kaybetmiyor. Bu, aynı sevdiğiniz insanlar yaşlanıp çirkinleşse de, onları yine sevmeye devam etmeniz gibi bir duygu...
Taze biçilmiş ot kokusuna akasya kokularının karıştığı güzergahta bazı işletmeler kapanmış, bazılarında yeni hazırlıklar var. Muhtemelen son iki yılda sayıları çığ gibi artan kafeterya, park benzeri birşeyler yapılacak.
Birkaç ayda Karaağaç'ta çehre, gerçekten hızla değişmiş. Et lokantaları açılmış, hatta otel yapılacağı söylenen bir bina yükselmiş.
Tek korkum, bu gelişmeler denetimsiz giderse, insanları Karaağaç'a çeken doku değişecek. O doku değiştiğinde ise insanlar artık oraya gitmeyecek. İşletme sahipleri ve burada yeni işletmeler açmayı düşünenler umarım bu yalın gerçeği gözardı etmez. Çünkü Karaağaç, gerçekten Edirne'nin hiçbir semtine benzemiyor. Tek benzeri Yeniimaret de, hızlı bir değişimle kendinden uzaklaşıyor...
Karaağaç'ta hemen hemen tüm kafeteryalar dolu, insanlar huzur içinde kafalarını dinliyor, sakinliğin tadını çıkarıyor. Edirneliler; dışarda, doğada, birlikte ama kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan medenice yaşamayı seviyor ve bunu da çok iyi beceriyor...
Adını yazmakta sakınca yok. Ceviz Kafe'de, ceviz ağaçlarının altında kahvemizi yudumladık. Edirne'den, sorunlardan konuştuk. Lozan Anıtı'nın kitabesinin söküldüğünü duyup üzüldük. 'Yakında Lozan Anıtı'nı da kaldırırlar' gibi olumsuz öngörüde bulunanlar bile çıktı. 
Bu kentteki kurumların başında bulunanların  ve bazı yöneticilerin Edirne'de yaşayan insanların iyi niyeti, iyi huyu, sakinliği, saygılı oluşları yanında, kimin neyi ne amaçla yaptığını da çok iyi bildiklerinden bu denli habersiz olmalarına, bu hasletleri farklı yorumlamalarına şaşırdık. Bu kentin insanını anlamak ve tanımak gibi bir dertleri, bu kente artı değer katmak gibi bir niyetleri olmayışına üzüldük.
Ve aslında en sıradan Edirnelinin bile, kendini yönetici sanan bazılarından ne kadar ilerde ve vizyon sahibi olduğunu yürekten bir kez daha kabul ettik.
Edirneli bağırıp çağırmıyor ve olgunluk içinde herkesin görevini yapmasını bekliyor.
“Telefonları faksa bağlayın, nasıl olsa bir süre sonra aramaktan vazgeçerler” diyen türden yöneticiler; Edirneli'nin nelerden vazgeçip nelerden vazgeçmeyeceğini yeri ve zamanı geldiğinde anlayacaktır... 
 
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İşletmenize Özel Hosting Seçimi Nasıl Olmalı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE