ANASAYFA
20 Kasım 2018 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
25 KASIM STADI’NIN TOKİ’LEŞMESİ
Yayın Tarihi: 12 Eylül 2013 Perşembe, 11:16
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
4 Nisan günü “Kentleri Sahipleri Korur” başlıklı yazımda başbakanın 4. Yerel Yönetimler Sempozyumu’ndaki konuşmasından bir bölüm almışım;
"…Bizim neslimiz maalesef aldığı değerli mirası aynı şekilde ileriye taşımadı. Belki biraz aşırı olacak ama adeta ihanet etti… Şimdi çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor. Beton zeminlerde çocuklara çocukluk inşaa ediyoruz. Çimen inşa edelim onlara, bırakalım oralarda yuvarlansınlar. Birçok yerde yüksek binalar inşaa etmeyi maharet sayıyoruz. Ben bunu maharet saymıyorum. İnsanoğlunu topraktan uzaklaştırıyoruz… Bize bir Mimar Sinan'la övünmek yetmez. Nice Mimar Sinan'lar lazım… Şu anda plan notlarıyla emsallerle oynayanlar var. Belediyelerin içinde bunu görüyorum…”
Bu görüşe aynen katıldığımı o zaman da söylemişim, bu gün de söylerim ve yarın da söyleyeceğim. Ama bu başbakanı olumluyorum anlamına gelmez. Tam tersi bunu söyleyen bir kişinin sahiplendiği geleneğin ve kendi devrinin kentleri nasıl geçmişinden kopardığını, tam da söylediklerinin tersini nasıl yaptığını görmek ve göstermek gerekmektedir.
Ülkemiz tarihine baktığımızda inşaat meraklısı sağdır. Kentleri tarihinden, özelinden, duygusundan kopararak devasa binalar ve AVM’ler yapmak, alt-üst geçitlerle, hiçbir sanatsal kurgu kaygısı gütmeden doldurmak sağ ideolojinin marifetidir.
Cumhuriyet kuruluşu sonrasında planları yapılan kentlerimizin bu planları özellikle 1950 sonrasında bozulmuş ve “bize plan değil pilav lazım” diyen zihniyet ile plansızlığın, gecekondulaşmanın temelleri atılmıştır. Aynı yıllarda buna ön açan liberal siyasi iktidara karşı bugünkü siyasi iktidarın temeli olan muhafazakârlar bu tür yapılanmalara bireysel anlamda karşı olmuşlarsa da Erbakan’ın sözlerinde Gigantomani, büyüklük saplantısı hep olmuştur. (Gigantomani; Stalin dönemi Sovyetler’de, ama asıl Nazilerde, güç tapıncına dönük oransız büyüklükte binalar- anıtlar inşa etme merakını tanımlamak için kullanılan bir terim)
Menderes, Demirel, Özal geleneğini devam ettiren Erdoğan bunlardan aldığı feyz ile ülkeyi TOKİ’leştirmiştir. Bunu yaparken de efsaneleştirdiği üç ismi mitleştirerek kullanırken yine onların döneminde oluşan kentlerin bozulduğunu ve ruhumdan koparıldığını da söyleye gelmiştir. Bu durum düşünenler için bir çelişkidir elbet ama yaptığı birçok işte “kara” olan bir siyasi yapının kendisine yasa ile ak demesine ve dedirtmesine bir şey demeyen seçmenler güvencesidir nasıl olsa!
Sağ siyasetin bu kandırmacılığı tutmuştur ve tutmaktadır ne yazık ki. Edirne’de 25 Kasım Stadı için düşünülen de yine inşaattır. İnşaat; sözü bitiren türden bir icraattır. Hükümetin, belediyenin, partinin çalıştığının en sağlam alametidir. 5N (Ne, neden, nasıl, nerede, ne zaman?) ve 2K (Kime, kaça?)’nin önemi yoktur.
Nazım Hikmet, “Yükseliyor yapı kan ter içinde...” dizelerinde hayranlığını yapıcıların emeğine dikkat çekerken günümüzde popüler hayranlığın nesnesi daha ziyade inşaatın sahibidir, yani Ağaoğullarıdır…
Dini simgeleri çok iyi kullanarak yıllardır düşünmekten alıkonulmuş, düşünenleri susturulmuş toplumsal yapımızda “İnşaat Ya Resulullah” (Birikim Dergisi, Ekim 2011) diyen Anadolu muhafazakârlığının inşaat şehveti birçok kenti etkilemişken son yıllarda kentimizde de etkisini göstermektedir. TOKİ inşa ettiği konutlardan geriye sorunlar bırakarak çekilirken yenilerini yapmaktan da çekinmemektedir. Ödemede ekonomik olarak yoksullaştırılmış ve dünyada mekân kültürü ile yetişmiş yapımıza uygun talep de bulunmaktadır. Kentliler olarak bu güne kadar bunlar belki yenilir yutulur bireysel çıkarların önde olduğu durumlardı. Hastane de “sağlık!” imgesi adlında yendi yutuldu ve bugünkü hastaneler yıkıldığında yerlerine neler olacağı umarım tartışılır.
Ama 25 Kasım Stadının AVM olmasını nasıl yiyip yutucaz Edirneliler olarak? Kent Konseyi önderliğinde oluşan yapıda 50 dolayında örgütün; “AVM değil kent meydanı” dendiğini biliyoruz. O zaman bu örgütlenmeleri ve katılımcı kişileri, aileleri daha da arttırıp birlikte hareket etmek en akılcı yöntemdir. Bu katılımlar sayesinde gelişen kentlilik bilinci sonrasında iktidar ve muhalefet partilerinin yerel örgütlenmeleri ile ilgili kuruma (TOKİ) ve onu yönlendirenlere (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Başbakanlık) gidip yerel kararı anlatmak gerekir. Bu olmadığında İstanbul Gezi, Ankara ODTÜ, Karadeniz HES eylemleri gibi kendi gücüne güvenip halk hareketi ile siyasi iktidar “terörist” dese de kentlinin isteğinin olmasını sağlamak kalır. Bizi ötekileştirmek, itibarsızlaştırmak isteyen siyasi iktidara karşı yapacağımız çok şey var elbette ama en başta 2011 seçim broşürünün 8. sayfasına bakmasını önerir ve “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” deyip “yalancı” olduğunu bir kez daha kanıtlarız.
13 Haziran 2013 günlü yazımda “Edirne’nin Gezi Parkı ne olacak?” başlığı ile sorduğum soruya bu gün yanıt vermeye çalıştım. Olması gerekeni artık herkes biliyor. Kaplumbağalar bile kafasını kaldırıp ileriyi gördükten sonra ilerlemektedir. İnsan olarak bizlere düşen kafamızı kumdan çıkarıp bugünü değil yarını görerek hareket etmek ve safımızı belirlemektir.
İktidar sayesinde tokalaşmayı unuttuk, adeta tokuşuyoruz. Kentlerin sokakları tokuşanlarla doldu, Kişilerin nasıl selamlaşacağı, tokalaşacağı derdimiz değil ama Türk-İslam kültürünü öne çıkaran, geleneklerine önem verdiğini söyleyenlerin kültürümüzde olmayan tokuşmayı sahiplenmesi olumsuzluktur. Tokuşma bireyseldir ve kişisel özgürlük alanına girer. Ama 25 Kasım Stadına AVM olması kent kültürünü yok edecektir. Onun için diyorum ki tokuşmaya devam edebilirsiniz ama hiç olmazsa TOKİ’leşmeyelim. Hepimizin şikayetçi olduğu veya olur gibi yaptığı 33 yıl önceki 12 Eylül darbe zihniyetinden de çıkışın fiili yolu bu ve benzeri tutumlar, hareketlerdir.
Olmaz ama bir öneri; Belediyemiz bu yıl 25 Kasım Edir-ne’nin Kurtuluş Günü törenlerini 25 Kasım Stadı’nda yapsın…
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bircan’ı bin can uğurladı
Tarım arazisine OSB!
Eğitim Fakültesi'nde nöbet değişimi
Hayvanlar yola savruldu
Çocuklarla 'çak' yaptı
Sağanakta kurtuluş coşkusu
Baro'nun 437'nci avukatı
Tunca Havsa'da taştı
Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ‘Cengiz Öz’ Odası
‘Çocuk Mahkemesi açılmalı’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE