ANASAYFA
02 Haziran 2020 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Fransız usulü aşk!
Yayın Tarihi: 30 Ocak 2014 Perşembe, 11:37
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
 Geçen ayın en çok konuşulan isimlerinden biriydi Fransa Cumhurbaşkanı Hollande... Son olarak Türkiye'ye geldi, Cumhurbaşkanı, Başbakan ile görüştü, 'AB üyeliğinizi bir de Fransız halkına soralım' dedi, Candan Erçetin'e sarılıp öptü, yakasına nişan taktı. 
Hollande'ı, gündemime taşıyan Osmanlı sultanlarına özgü tavırları... Hollande ile sultanlar arasında asırlarca fark var. Ama ortak noktaları, kadınlar konusundaki benzer tutumları. Maşallah Hollande bu konuda kimseden aşağı değil..! Oysa bizim sultanların eski gözdeleri bile saraydan atılmıyor, lüks ve refah içinde yaşamayı sürdürüyordu. Oysa Hollande karısından boşanıp yıllarca bir gazeteci ile birlikte yaşadı, hatta O'nu resmi eş statüsünde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na soktu, orada yaşattı. Sonra bir başka kadınla gizli aşkı ortaya çıkınca, öncekinin Fransız kamuoyunun gözleri önünde adeta lime lime edilmesine kayıtsız kalıp göz yumdu. 
Türkiye'de bu tür bir olayı düşünemiyorum bile. Skandal olur, yıllarca konuşulur adamın hem özel yaşamını hem kariyerini bitirirlerdi. Oysa Hollande ne çiğ yemiş ne karnı ağırmış, gayet rahat ve doğal...
Bizde benzerleri yok mu? Var, ama bizdekilerin şu andaki konum ve özellikleri nedeniyle herkes bunları bilip de bilmezlikten geliyor... Hangisi daha ahlaki derseniz, bu aşamada Hollande'nki bir adım öne çıkar derim. Çünkü gizli yaşayıp, 'sütten çıktım, ak kaşığım' demiyor. Her şey kamuoyunun gözü önünde, yazılıp çiziliyor. Kimse kimseye saldırmıyor, kişisel hatalar olgunlukla kabul ediliyor, elmalarla armutlar birbirine karıştırılmıyor...Ama tüm bunlar burada da birilerinin gerçekten mağdur olmasını maalesef engelleyemiyor.
Fransız halkı olan bitenin farkında ve Cumhurbaşkanlarını bu zaaflarıyla kabul edip, ona oy veriyor ya da vermiyor. Bizdekilerden farklı olarak, Fransız halkı Cumhurbaşkanını yatak odası ile değerlendirmiyor. Keza bakanlarını milletvekillerini, belediye başkanlarını ve tüm diğer insanları cinsel tercihleri ile değerlendirmedikleri gibi... Ortada insani zaaflar varsa, bunları yöneticilerinin 'özel hayat' hanesine yazıyor ve ayrı bir kategoriye koyuyor.
Peki beni kızdıran ne? 
Tabi ki Hollande'ın eski sevgilisine reva gördüğü kayıtızlık duyarsızlık ve vefasızlık...! Yeni sevgili ortaya çıkınca eskisini, gündemin soğumasını bile beklemeden, uluorta adeta sokağa atması... 
İşte tam da bu noktada, yukardaki olumlu yorumlarımı tümden geri çekiyorum. 
Yürekli bir erkek, (O erkeğin Cumhurbaşkanı ya da işçi olması farketmez) geçmişte güzel günlerini paylaştığı bir insana böyle bir sonu reva görmezdi. Fransız gazeteleri günlerce kadının saraydan kovulup kovulmayacağı üzerine adeta toto oynadı. Sonuçta, 'kadın saraydan kovuldu ve etrafı kırıp döktü' diye haberler yapıldı. Bu olay sosyal bir linçti... Bu sosyal linç, anladığım kadarıyla Hollande'ı siyasi olarak hiç etkilemedi. Ama çok insanda var olan ve 'Fransız zerafeti' diye adlandırılan algıyı yerle bir etti.
“Yemişim ben böyle zerafeti... Hollande'ın eski sevgilisine yaptığını bizim köydeki Ahmet Aga bile yapmaz” şeklindeki yorumumu umarım anlayışla karşılarsınız. Fransız kamuoyu bu aşk üçgeniyle fazla ilgilenmemiş, hatta bu olayı magazinel bir fantezi olarak değerlendirmiş olabilir. Ama Hollande'ı bir kadın olarak asla affetmeyenler de mutlaka vardır. 
Bir erkeği en çekici yapan en önemli özellik zekası, pırıltısı ve şövalye ruhudur. Şövalye derken de, vıcık vıcık yağdan, aşırı korumacılıktan değil, dozunda olandan söz ediyorum. Yoksa adamcağız gördüğünüz gibi yakışıklı falan değil, üstelik de yaşı 60'ını geçmiş... Ama zekası ve bir pırıltısı olduğu kesin. Öyle olunca da bazı kadınlar şövalye ruh falan aramıyor, pırıltının cazibesi ağır basıyor. Bir gün yerine geçtikleri kadının durumuna düşme olasılıkları da önemli değil, önemli olan bugün...! Ancak bir gerçek de var ki, o gözalıcı pırıltı insanın özünden değil sadece işgal ettiği makam ve mevkiiden geliyorsa, koltuk gider pırıltı da biter.
Burada son sözü, saraydan ayrılırken ortalığı kırıp döktüğü söylenen eski sevgiliye ayırmak istiyorum. Kızım, merak etme..! Bugün senin başına gelen, yarın senin yerine geçenin de başına gelecek, bu kaçınılmaz bir son. Ama asıl güzel olan, vefa kıymet bilmeyen de günün birinde ettiğini bulacak.
Biraz masal gibi oldu farkındayım. Evet, bu da  Fransız usulü bir aşk masalı... 
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE