ANASAYFA
05 Haziran 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Çok bilinmeyenli denklem
Yayın Tarihi: 26 Mart 2014 Çarşamba, 11:51
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto
 Öncekilerine pek de benzemeyen bir seçim süreci yaşıyoruz. Hem çok gergin, hem çok renkli, hem de çok gürültülü... Ama bence en önemli fark, Edirne'de hep iki aday arasında geçmesine alışkın olduğumuz çekişmenin bu kez dört-beş aday arasında yaşanıyor olması. Ayrıca, kazanma şanslarının ne olduğuna bakmaksızın her adayın kazanacakmışçasına çalışıp seçime asılması. Bu çeşitlilik nedeniyle suskun, siyasete küskün insanlar da kendilerine yakın olan taraflarda yer alarak bir hayli politize olmuş durumda. Bunda, elbette ülkemizde son aylarda yaşanan ve her gün giderek tansiyonu yükselen 'gündem'in de büyük payı var. 
Adayların partileri farklı olsa da seçim bildirgelerinde can alıcı noktalar üç aşağı beş yukarı aynı. Edirne halkının çoktandır tespit edip çözüm beklediği sorunların, bu kez de adaylar tarafından tespit olarak ortaya konduğunu görüyoruz. Ancak bu tespitlere bilimsel ve proje bazında çözüm üretilmediği de halkın genel tespiti... Yani adaylar aslında bu konuda biraz sınıfta kalmış durumda... 
Beklendiği, özlendiği gibi olamasa da Edirne'nin sorunları ana başlıklarıyla ele alınıyor, her aday kendi üslubuyla temel sorunlara çözüm vaad ediyor. Ancak Bağımsız Aday Ayten Eren'in, ortak akla dayalı seçim bildirgesinin ayakları daha bir yere basıyor. Eren, AKP'li Aday Ahmet Günşen gibi, “Edirne'de Yoksulluğu ve İşsizliği bitireceğiz” demiyor, çünkü bu, 12 yıldır yoksulluk ve işsizliği bitirmek yerine büyüten hükümetin işi... Onun yerine “Yatırımcının çalışanın üretenin yani tüm kentin kazanacağı 'Turizm Stratejisi' oluşturacağız.”, “Engellilerin kullanımına uygun olmayan yapılara 'oturma ruhsatı' vermeyeceğiz. Ulaşımdaki engelleri kaldıracağız” gibi ayakları yere basan somut vaatlerde bulunuyor. Elbette bu vaatleri gerçekleştirebilmesi için de seçilmesi gerekiyor. Keza diğer adayların da hedefi aynı, seçilebilmek...! 
Seçilme hedefine kilitlenmişken, umarım içlerinden, “Eğer seçilirsem ne yaparım?” korkusunu da samimiyetle geçiriyorlardır. Bu korkuyu yaşamayan adaylardan, şahsen ben, bu kent adına pek fazla bir gelecek beklemiyorum...
Ahmet Günşen ve Ayten Eren örneklerini tezatlıkları açısından seçtim. Ama başka farklı noktalar da yok değil elbette... Tüm siyasi partilerin seçim otobüsleri konvoyları, günün her saati farklı tellerden şarkılar türküler çığırarak dolaşırken, yine örneğin Ayten Eren'in küçük seçim minibüsü sessiz ve sakin yol alıyor. İnsanların sadece gözlerine hitap ediyor. Diğerleri gibi ortalığı ayağa kaldırıp, yaygara yapıp, sinir bozmuyor. Keza Pazar günü bisikletli konvoy da kadın  duyarlığını en güzel yansıtan bir etkinlikti. 
Vatandaşın ortak kanısı, “Aman 30 Mart bir gelse de biz de bu ızdırıptan kurtulsak...” Gerçekten de son ses, kimin müzik zevkine hitap ettiği bilinmeyen, müzikten çok kakafoni oluşturan, üzerinde aday resimleriyle süslü püslü, gürültülü araçlardan kurtulmamıza az kaldı. Çünkü  bu gürültü, ortak bir talebimiz değil. Kimisinin hastası, bazılarının çocuğu var. Aniden kulak patlatırcasına yükselen ses, normal, keyfi yerinde, işleri tıkırında insanı bile canından bezdiriyor. Bir de sevdiğini, yakınını kaybetmiş insanların halini düşünün... Evet biraz saygı, bu saygıdan yoksun anlayışların bu kenti saygı ve sevgiyle yöneteceklerine olan inancımızla oynamayın lütfen.! Neyse tek tesellimiz 'son'a az kaldı. Ama yine de bir not düşmekte fayda var. Bize en çok hitap eden Sedefçi'nin şarkısı...
Çalınan şarkılar türküler, sonuca ne denli yansıyacak bilemem. Ama başta da dediğim gibi bu seçim çok bilinmeyenli bir denklem. Kimse tahminde bulunamıyor. Bilinçli seçmen kitlelerinin oturduğu semtlerde CHP diğerlerine göre önde görünüyor. Ama bu da CHP'de  herşeyin güllük gülistanlık olduğunu göstermiyor. Her halükarda, yani Edirne'de kazansa da kaybetse de 31 Mart'tan sonra CHP çok şeylere gebe. Ya halkın partisi olacak, halka kulak verecek. Ya da halk kulağını çekip, tembel öğrenci gibi sıfırı basacak.  
Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Kredi Kullanırken Hayat Sigortası Yaptırmak Zorunlu Mu?
Zevke Uygun Kol Saatleri
Forexi Öğrenmek Ücretli mi?
Aramızdan ayrılanlar
T.C. EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Bunun adı: vicdansızlık!
T.C. EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
Roman sorunları 'ısırgan' gibi
54 MKNZ.P.TUG MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI MSB BAĞLILARI
Çilek Trakya'da da zam şampiyonu
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE