Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, geçtiğimiz Cuma günü geldiği Edirne'den aynı gün bir dizi mesajlarla ayrıldı.
Bakan Günay'ın Elektrik Fabrikası'nı bir-iki numara küçük görmesi sebebiyle Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'nin burasıyla ilgili “buz pateni” hayali de böylelikle “buz”a değil “suya” düşmüş oldu!
**
Bu sadece küçücük bir örnek.
Aslında Günay'ın verdiği en önemli mesaj, “Edirne'nin silüeti!”
Bakan Günay, Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi ve kent halkından bu konuyu özellikle rica ederek Ankara'ya döndü.
Keşke Sedefçi, Makedonya Kulesi ve Elektrik Fabrikası'na olduğu gibi Bakan Günay'ı kendi adını verdiği “kule” ve TOKİ'yle “Manhattan” yapmak istediği yerleri de gezdirip, buradaki hayallerini de açıklasaydı.
Edirne için o kadar hassas düşünen Bakan Günay, o zaman bunları tarihi kentin silüeti ile nasıl yanyana koyardı, gerçekten çok merak ediyorum?
**
Başkan Sedefçi'nin geçen Salı günü TOKİ ile ilgili açıklamaları haftaya damgasını vurdu.
“Sedefçi'nin son incisi: Yalayın”
İşte Hudut, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'nin basın toplantısını bir gün sonra bu başlıkla verdi.
Niçin?
TOKİ ile protokolün hayal olduğunu yazan basın mensuplarına, “İmzalı protokol belgesini yalasınlar” dediği için.
Böyle üsluplar bu kente yakışmıyor!
**
Sedefçi, aynı basın toplantısında üç altın kemerin yapımına ilişkin eleştirileri de yanıtladı.
Ancak, yarım-yamalak!
Bu yüzden yeterli yanıtı aldığımı söyleyemiyorum.
**
Sedefçi'nin birini yani “nama” olanını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Kırkpınar'ın son günü verdiği, diğer ikisini ise yani “hamiline” olanları TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na gelmeleri halinde vereceğini “15 gün sonra” açıkladığı kemer olayını bir kez daha aktarmak istiyorum.
Edirne Belediyesi'nce iki personel 3 altın kemerin fiyat araştırması için 24 Haziran 2011 tarihinde görevlendiriliyor.
Aynı kişilere yine aynı gün yani 24 Haziran'da bu kez altı kemerleri “Doğrudan temin için” yeni bir görev daha veriliyor.
Gelin görün ki, 3 altın kemerin yapımını üstlenen firma, buna ilişkin teklif mektubunu personel daha fiyat araştırması için görevlendirilmeden önce, yani 23 Haziran 2011'de Edirne Belediyesi'ne sunuyor...
Kendisinden beklenen lafı “dönüp dolaştırmak” değil.
Firma, ortada “fol ve yumurta” yokken söz konusu üç kemerin yapımı için bırakın haberdar olmayı bir gün öncesinden nasıl teklif verebiliyor?
Sedefçi konuyu niye eleştirildiği gibi değil de üzerinden “iki hafta” geçtikten sonra açıklıyor?
Kamuoyu bu soruların yanıtını hala merakla bekliyor.
**
30 yılı aşkındır bu mesleğin içerisindeyim.
Hamdi Sedefçi, 90'lı yılların başında ilk belediye başkanı seçildiği dönem Edirnespor Kulübü'nü de sırtladığında Yönetim Kurulu'nda birlikte çalıştık.
Öncesinden, sonrasından dostluğumuz var.
Son 5 yılımın 4'ü Edirne dışında geçti.
Ama, ne var ki, şimdi kendisini tanımakta güçlük çekiyorum...
“Adım Hamdiye” olsun gibi söylemleri kendisine hiç yakıştıramıyorum.
Kuleyi yapması halinde başkalarının isminin sonuna “iye” eki eklenmesini istemesi çok tuhaf...
“Yeni yetmeler” sözü sindirilecek cinsten değil...
“Yalayın” ise bunların 'Ağa babası!'
**
Sedefçi'nin kafası karışık.
Aslında, biraz geriye dönüp, nedenini kestirmek hiç de zor değil.
Bana göre, bu yüzden haksız bulduğu eleştirilere haklılığını ispat etmek için sert tepkiler veriyor.
Eleştirileri hazmedemiyor, hoşlanmıyor.
Kullandığı bu cümleler yıpranan bir ruh halini yansıtıyor.
Basın mensuplarıyla tutumunda ciddi sıkıntıların olduğunu gözlüyorum, adeta sataşıyor.
Yalnız, gazetecilerle değil kendi partilileriyle de öyle.
Birçok Belediye Meclis üyesiyle de aynen.
Kısacası, Bakan Günay'ın Edirne'nin silüetini emanet ettiği kişi, ne var ki kendi silüeti ile çelişiyor!
|
|
|
Copyright © Edirne Hudut Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti.
Babademirtaş Mah. Demirtaş Sok. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE Tel: 0.284.212 53 59 | Fax: 0.284.212 38 74 |