ANASAYFA
29 Mayıs 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Firuze
Yayın Tarihi: 18 Kasım 2014 Salı, 12:30
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Firuze Engin'i; annesi Gazeteci Şennur Karagöz, dedesi merhum Gazeteci Mehmet Karagöz veya babası Futbolcu Süleyman Engin'in yanında gördüğümüz küçük ve şirin kız olarak tanırız. Oysa o küçük ve şirin kız, çoktan büyüdü de artık kendi ismiyle tanınır hale geldi. Ama maalesef Edirne'den çok Ankara, İstanbul'da ve de sanat çevrelerinde...
Yine de haksızlık yapmayalım, Edirne'de de kültür ve sanatla haşır neşir olanlar Firuze'nin başarılarına uzak değildir. Edirne'nin değerlerini öne çıkarmayı, onları kamu oyuna tanıtıp, haberlerini vermeyi gazeteciliğin keyifli alanlarından biri olarak kabul eden Hudut Gazetesi'nde de Firuze'ye ilişkin çok sayıda haber okumuş olmalısınız. 
Firuze'yi ilk görüşüm gazetede olmuştu. Kıvır kıvır saçlı, yerinde duramayan güzel ve şirin bir kızdı. O dönem Hudut Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan annesini ziyarete gelmişti. Tam da o günlerde Şennur ve gazete çalışanları beni yazmam için teşvik ediyordu. Sonunda ben de isimsiz yazabileceğimi, fotoğraf yerine de temsili bir portre koymayı düşündüğümü söyledim. 
Bunun üzerine Şennur, o dönem Edirne Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü (2 veya 3'ncü sınıf) öğrencisi olan kızına karakalem bir portre çizme görevi verdi. Firuze ertesi gün güzel bir çizimle geldi ve  yazılarım da bunun ardından yayınlanmaya başladı... Yazılar farklı anlatımı ve içtenliği ile ilk günden ilgi uyandırdı. Ama kısa bir süre sonra insanlar 'Eldivenli Kız'ı merak edip, “o mu, bu mu?” diye soruşturmaya başladı. 
Firuze'nin çizdiği portre uzun saçlıydı ve bu yüzden de Sevcan'ın başı Eldivenli Kız'la dertteydi. Herkes birşeyler sorduğunu için, tepesi atıp söyleniyordu. Bunun üzerine Firuze tekrar devreye girdi ve bir gecede 'kimseye benzemeyen' yeni bir portre çiziverdi. Firuze'nin imzasını taşıyan bu portreyi o günden bu yana köşemde kullanıyorum. Böylece başlayan dostluğumuz sürüyor ve Firuze de çok az kişinin bildiği sırrımızı kimseye söylemiyor.
...Firuze, Edirne'de Güzel Sanatlar Lisesi'nde Resim okurken bile sanatın bir çok dalıyla haşır neşirdi. Tiyatro'da oynuyor, senaryo yazıyor, tiyatro dekorları, afişler yapıyordu. Hatta bu alanlarda ülke çapında ödüller kazanmaya başlamıştı. Muhtemelen sesi de çok güzeldi. Özgüveni de  genel kültürü gibi yüksek bir genç kızdı. İnsan bu küçücük kızla her konuda konuşabiliyordu. Güzel, insanı düşündüren, hatta hayret ettiren felsefi yazılar yazıyordu.
Liseyi bitirdi, Ankara'ya gitti ve yüzlerce gencin arasından yetenek sınavını kazanarak Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümüne girmeyi başardı. Başkentte de kısa sürede zekası, girişkenliği ve yeteneğiyle camianın içine girerek kendini kabul ettirdi. 
O dönemde Son Sahne ve Yer altı Oyuncuları ile çalıştı, 2006'da ise iki arkadaşı ile birlikte Tiyatro BeReZe'yi kurdu. Halen BeReZe ile sanatsal çalışmalarını sürdüren Firuze, hiç boş durmuyor. Radyo metinleri TV dizileri için senaryolar, çocuk programları, oyunlar yazıyor, yanısıra da oyuncu olarak tiyatroya hizmet veriyor.
Seyahatlerim nedeniyle çok fazla görüşmesek de, 20'li yaşlarının sonudaki bu gencecik sanatçının başarılarını uzaktan da olsa mutlulukla takip ediyorum. 
Şimdilerde ise Firuze, konusu Edirne'de geçen ve 'Hıdrellez' adnı taşıyan oyunun yazarı olarak ismini en üst yazdırıyor. İstanbul Büyükşehir Beledyesi Şehir Tiyatrolarının Nisan ayında sahneye koyduğu oyun, Edirne'de Meriç nehri kıyısında geçiyor ve Romanların yaşamlarından  kesitler sunuyor. 
Oyunun başrol oyuncusu Elçin Atamgüç'ün Edirneli olduğunu da gazetemde yer alan bir haberden öğrendim, Aklıma hemen, “Bu oyunu Hudrellez'de Edirne'de  izlemek ne güzel olurdu. Belediye açık havada büyük bir sahne kurup tüm Edirnelilere ücretsiz  izletemez mi?” diye bir soru geldi. 
Kendi içimizden çıkmış sanatçılarla, bizi anlatan bir oyunda ve hatta oyunun geçtiği mekanlarda birarada olmak heyecan verici olurdu diye düşünüyorum... 
... Lütfen bizim olan değerlere sahip çıkalım! Bu sadece yerel yönetimlerin değil, bu kentin sosyal, kültürel yaşamında da olmaları,  emek ve hizmet vermeleri gereken tüm kurum ve kuruluşların görevi...
Umarım bu öneriyi içlerinden birileri üzerine alınır...!      
    Firaze'ye de bir çift sözüm var : Kırmızı halılarda yürüyesin inşallah...!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE