ANASAYFA
27 Ocak 2022 Perşembe
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ahmet Yaraş / KÜLTÜRE DAİR
OSMANLI MEZAR TAŞLARI ve JET GÖSTERİSİ
Yayın Tarihi: 10 Aralık 2014 Çarşamba, 13:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Siyasetçilerimiz, "Osmanlı mezar taşlarını okuyamayan bir nesil yetişti" diye atıp tutuyor.  Bu söylemin aslında gündemi değiştirmek olduğundan hiç kuşku yok. Ve asıl hedefin ne olduğunu biliyoruz. 
Bu ülkedeki üniversitelerin pek çoğunda, örneğin Tarih ve Sanat Tarihi hatta Edebiyat bölümlerinde bile Osmanlıca dersleri yokken,  orta öğretimde Osmanlıca derslerini zorunlu vermeyi düşünmek, gerçekten akıllara zarar. Ortaöğrenimde gençler bugün kullandıkları Türkçe'yi tam anlamıyla kullanmaktan acizken Osmanlıca dersi ne kadar mantıklı anlamıyorum. Çağdaş ülkelerdeki eğitim sıralamasında Matematik sıralamasında kaçıncı olduğumuzu çok unutmuş gözüküyoruz. Üniversitelerin durumu ise herkesçe malumumuz. 
Gelelim şu mezar taşlarına… Bu yersiz lakırdıları yapanlar ya bu memlekette yaşamıyorlar ya da art niyetliler. Cumhuriyetimizin kurulduğu sırada nüfusun % 90 değil Osmanlıca okuma yazma bilmezken, bugün Osmanlıca dersini hararetle isteyen bu güruhun kaçının dedesi Osmanlıca biliyordu merak ediyorum. Geçmişte sadece saray ve çevresinde kullanılan bir dili sosyal bilimlerin dışındaki bu cenah neden ister! Aslında üstü örtülmeye çalışılan konular,  davalar, yaşananlar hatta bir sonraki hamle olmasın!
Osmanlı döneminde kentin dışına yapılan mezarlıklar veya camilerin hazirelerindeki mezar taşlarının kaçı günümüze kalmıştır? Bu konuda bir araştırma yapıldı mı? Örneğin Edirne.  Kent merkezinde yüzlerce camii ve haziresi varken bunlar zaman içinde çirkin yapılaşmaya yani ranta kurban edilmiyor mu? Bu hazirelerdeki mezar taşları hiçbir dini saygı gösterilmeden kırılmış,  atılmış, dolgu malzemesi yapılmış dede mezarlarının üzerine ise beton binalar yapılmıyor mu? Bunların ancak çok küçük bir kısmı yakın geçmişte ve halen bu yağmadan daha iyi niyetli yöneticiler sayesinde -müzeye traktör römorklarında atıl bir şekilde götürülerek-  kurtulmuyor mu? Bu hazireleri yok edenler aslında izin vererek veya göz yumarak kentin merkezi ve yerel yöneticilerinden başka kimse değil mi? Müzede yıllarca atıl kalan bu eserler bir başka hilkat garibesi uygulamayla Selimiye’nin arkasında suni bir hazire yaratılarak dünyada eşi benzeri görülmemiş bir başka ‘aptal’ uygulamanın mimari olmuşlardır. Yani sorunun ranta dönük kafalarda olduğunu görmek gerekir. 
Aynı sorunlu kafalar, yerel ölçekte bir başka ilke daha imza attı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Selimiye’nin neredeyse minarelerinin arasından bilmem kaç kilometre hızla giden Solo Türk F-16 Jeti’nin geçirtmekle övündüler. 500 yıl önce bu kadar yüksek desibele (ses) maruz kalabileceğini düşünerek mi acaba Mimar Sinan bu şaheseri inşa etti. Efendiler, Selimiye Camii ve Külliyesi sadece sizin eseriniz değildir!...  Politik oyuncağınız hiç değildir. O dönemin insan aklının yaratabileceği bir şaheser, O bütün dünya insanlarının ortak kültür mirasıdır. Sizin küçük ve basit hazlarınız için değil, bundan sonra bırakabileceğimiz bu toprakların tapusu geçmişten geleceğe en önemli mirastır. 
Hepiniz oradaydınız söylemi kaba olacak ama evet hepsi oradayken alkışlar arasında çok büyük bir iş yapıyormuş gibi İslam Dünyası’nın bu önemli anıtına nasıl zarar verebileceklerini / verdiklerini hiç düşünmeden kendilerinden geçiyorlardı. 
Ne denebilir ki, mezar taşını okuyamayan bir nesilden öte kişisel rant veya kibir uğruna bilime, bilgiye danışmayan bir güruh daha beter değil mi? Rant uğruna hazirelerin üzerine ‘ahlaksız binalar, otoparklar’ kondurup sonra da Osmanlı mezar taşlarından dem vurmak günümüzde pek bir moda. Hatta daha da ilerleyip Sultanahmet’teki 400 yıllık Başbakanlık Osmanlı Arşivi Binası’nı bile “Yenileme Projesi’ adı altında otel olarak açan sözüm ona yöneticiler, affedersiniz ama siz önce Türkiye’deki üniversitelerin Osmanlıca olması gereken ilgili bölümlerine layıkıyla Osmanlıca dersleri verebilecek nitelikli öğretim görevlilerini yetiştirin. Daha da önemlisi siz önce kültür mirasının gerçek anlamda korunması için orta öğretime; sanat tarihi, arkeoloji dersleri koyarak öncelikle kültürel mirasımız gerçek anlamda korunmasını sağlayın. Orta öğrenimde bu dersleri en azından alan vali, belediye başkanı… devleti emanet ettiğiniz bürokrat ve siyasiler(!) yetiştirin. Ondan sonra orta öğrenimi hedefleyin. Çünkü çok yakında siyasi rant uğruna bu Osmanlı mezar taşlarını bir yana bırakın, anıtsal cami kalmayacak…
--
Bugün için aslında kafamda başka bir yazı konusu vardı. Bugüne kadar olduğu gibi normalde ortaya atılan daha doğrusu kamuoyuna dayatılan,  yapay gündemlerden her zaman uzak kalmaya çalışmışımdır. Ancak Selimiye’nin üzerinden jetleri uçurtan bürokrasiye şahit olan bir akademisyen olarak Edirne dâhil bütün Türkiye’yi ilgilendiren bu sıcak konuda, düşüncelerimi paylaşmadan edemezdim. 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Aramızdan ayrılanlar
Kasımpaşa'ya büyük fırsat!
Küçük Arda Yılın Sporcusu
TYSD'de 'Ağaoğulları' yeniden
Süloğlu eski belediye başkanı vefat etti
Pazarkule tümüyle modernize
İYİ Parti'ye yeni üyeler
850 ilaç bulunamıyor!
Atkılı formalı davet!
İba'dan İmamoğlu'na fotoğraflı tepki
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke

Böcek İlaçlama