ANASAYFA
29 Mayıs 2020 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ahmet Yaraş / KÜLTÜRE DAİR
MEMLEKETTE BİR ETKİNLİĞİNİN ANATOMİSİ
Yayın Tarihi: 30 Mart 2016 Çarşamba, 10:09
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Ülkemiz doğusundan batısına tarihinin en sıkıntılı sürecini yaşarken, henüz terörün acımasız yüzünü göstermediği Edirne'de başka bir gündemimiz var.
Bugünkü yazımda Edirne'de kıyısından köşesinden müdahil olduğum organizasyonlardan birine dair tanıklığımdan yola çıkarak- ciddi bir etkinliğin başından geçenleri ve sonucuna dair gözlemimi kısaca paylaşmak istedim.
Öyle ya, belki de 'Etkinlik Enflasyonu' yaşayan Edirne'de bu organizasyonlar nasıl yapılıyor? Kimler katkı koyuyorlar? Kimler dinliyor ve de kimler sonuç çıktısı alıyor?
Aslında konunun uzmanı olmadıkları halde -belki de direk hiçbir zaman yaşamlarını etkilemediği halde, aydın olmanın gereği-, sadece yaşadıkları kente duydukları sorumluluk gereği, iki yıldır, insan hayatındaki en önemli nesnelerden birini 'suyu' konu edinmişlerdi. 2015'de musluk suyunun içilebilir olması gerekliliğinden ve bunun öneminden yola çıkarak başarılı bir panel yapmışlardı. 
Bu sene de, yine bir su gününde neredeyse her yıl Edirne'de sorun olan 'Su Taşkınlarını' masaya yatırmak istediler. İş bölümü açısından sayısal olarak belki yeterli değillerdi. Ancak kararlıydılar. Önce aralarında görev dağılımı yaptılar. Hangi STK'ların bu konuda organizasyon içinde olmaları gerektiği konuşuldu. Edirne Tabipler Odası, TMMOB (Edirne), Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği ve EDAYKO'nun organize edip Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Edirne Ziraat Odası'nın yardımları talep edildi.
Sonra konunun muhatapları ve mağdurları yani tarafları belirlenmeye çalışıldı. Kimler katkı sunabilirler? Hangi kurumları dâhil etmek gerekir? Etkinliği nerede yapmak gerekir? Kimler konuşmacı olmalı? Nasıl bir program akışı olacak? Kaç oturum olacak? Açılışı kim yapacak? Modaratör kim olacak? Öncesinde ve sonrasına kamuoyu nasıl bilgilendirilecek, afişleri kim tasarlayacak? Kim basacak? Nasıl dağıtılacak? Açılışta kimler olacak, onlara nasıl ulaşılacak? Katılımcılar kaçar dakika konuşacak? Yurtdışında taşkından etkilenen belediyeler, STK'lar var mı? Onlarla irtibata kimler geçecek? Kimler nasıl gelecek? Çeviriyi kim yapacak? Yaka kimliğinden ikrama, servisten video kayıta, belediyedeki anonstan makamlara arza, hediyelerden sonuç bildirgesine kadar her şey ardı arkası gelmeyen toplantılar boyunca günlerce saatlerce konuşuldu, çözümler arandı. Bu köşeyi değil sayfayı dolduracak soruların yanıtları tek tek tartışıldı ve problemler veya olası beklenen sıkıntılar aşılmaya çalışıldı. 


Böyle mütevazı bir organizasyonda insanların hiçbir karşılık beklemeden çok ama çok büyük bir özveri ve memleket sevgisi ile bu sancılı sürece katkıda bulunduklarını gözlemledim. 
Bu hazırlık evresi neredeyse üç ay sürdü. Toplantılar önce kafelerde başladı. Sonra Edirne Tabipler Odası ev sahipliği yapmaya başladı. Etkinlik yaklaştıkça detaylar daha bir somutlaşmaya, dolayısıyla daha sıklıkla yapılmaya başlandı. 
Afişler bastırıldı. Edirne'deki malum ulaşım araçlarına astırıldı. Belediyeden düzenli aralıklarla belli bir metinin anonsları yaptırıldı.  Taşkından etkilenen köylere gidildi. Afişler köy kahvelerine asıldı. Özellikle duyarlı ve mağdur vatandaşların mutlaka katılması için ne yapılması gerekiyorsa yapıldı. Bu kapsamda daha çok katılım olması için de etkinlik zamanlama olarak hafta sonu tercih edildi. Milli eğitime bağlı okullarda kompozisyon yarışması organize edildi. Sıkıntı ile de olsa okullarda ilan ettirildi. Öğrencilerin katılması için teşvikler/ödüller hazırlandı. Yarışma sonuçları belirlendi. Kentin saç ayaklarından biri olan Üniversite Rektörlüğüne gidildi. Kentin bu hayati konusu için afişlerin birimlere asılması talep edildi. Vali ve yardımcıları davet edildi. En azından açılış konuşmasında bulunmaları istendi. Belediye Başkanının açılışta olmasıhiç olmaz ise bir temsilcisinin olması talep edildi. Bütün kurumlar istisnasız son derce olumlu yaklaştılar. Katkılarını ifade ettiler. Umutlar arttı…
Ve nihayet 20 Mart 2016 saat 9.30 da ETSO büyük salonundayız. Yaka kartı almak için büyük salon önündeki masaya kayıt yapıldı. Fakat gelenlerin pek çoğu bir şekilde benim gibi kıyısından köşesinden organizasyona katkısı olmuş insanlar. Bir hafta sonu ailelerinden yakın dostlarından imtina ederek bu organizasyona gelen topu topu yüz civarında zevat.
Edirne için bu kadar hayati olan her yıl en azından bir hafta boyunca ülke medyasında bile konu olan bir problemle ilgili bir etkinlikte ne valilikten ne belediyeden hiç kimse yoktu. 
Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen üç konuşmacı aynı sıkıntının kendi ülkelerinde de yaşandığını anlatmaya çalıştılar. Problemi yaşayan ülkelerin ortaklaşa çözmesi gerektiğine dair son derece olumlu görüş bildirdiler.  
Öğle arasında katılımcılara yemek, kahve ve çay ikramından sonra ikinci oturum başladı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığı ile okullar arasında yapılan yarışmada başarılı olan öğrencilerimize ödülleri, teşekkür belgeleri verildi. Aileleri bu güzel çocukların fotoğraflarını gururla çekti. Bizler yeniden onları tebrik ettik, başarılar diledik…
Öğleden sonraki oturumda DSİ'den, üniversiteden ve STK'lardan konuşmacılar sunumlarını yaptılar. Bütün sunumlar kayıt altına alındı. Birkaç yerel gazeteci dışında medya da takip etmedi. Çünkü aynı saatlerde Su ve Orman Bakanı için Edirne'de açılış programı organize edilmişti. Etkinliğin sonuna kadar kalan salondaki çok az zevat birkaç soru veya ekleme ile katkıda bulundu. Etkinliğe katılanlara teşekkür belgeleri hediyeleri verildi. 
Bu kez sonuç bildirgesinin hazırlanma aşamasına geçildi. 
Sözün özü; aylarca uğraş verip özveri ile hiçbir karşılık beklemeyen 'bir avuç aydın' kentin bir sorununa dokunmaya çalışmış kendince de başarılı olmuştu. Halkımız daha gündelik yakıcı yaşam sıkıntısı, bürokratlarımız bakan, 'mevki/makam' peşinde iken mangalda kül bırakmayanlar veya bazılarının deyimi ile tuzu kuru olanlar yeni bir etkinliğin heyecanınıçoktan paylaşmaya başlamışlardı. 
Çünkü sunuş ve sonuç bildirgeleri ile Edirne'deki birkaç STK tarihe çoktan not düşmüşlerdi bile. Elbet ilerde sorumluluk sahibi birileri taşkınlarla ilgili bütün bu yapılanları, yazılanları ve görevlerini yapmayanları, kaçanları savsaklayanları okuyacak ve yaşadıkları kente sahip çık(a)mayanları yargılayacaktır. Kentin pek sorunundan sadece biri olan Taşkınlarla ilgili bu sorununa elinden geldiğince derman olmaya çalışan STK'ları, katkı sunan diğer kurumları ve emeği geçenleri aydınları altın harflerle yazacaktır. Bir tarihçi olarak belirtmeliyim ki aslında tarih gerçek anlamda tümüyle bunlardan ibarettir. 
Kısaca en azından kendince tarihe bir not düşüp, insan olmanın, hamasetle değil yaşadığı toprakları gerçekten seven bu olağan üstü insanları tanıdıkça, onlarla bu heyecanı paylaştıkça umut eksilmiyor. İyi ki varsınız…

 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE