Olin Edirne Beko Basketol Ligi'nin yeni sezonunda şu ana kadar pek tat vermedi.
5 maçta 1 galibiyet, 4 mağlubiyet.
Eurochallenge Cup'taki Güney Kıbrıs Temsilcisi Etha Engomi yenilgisini de hesaba katarsanız 6 maçta 1 galibiyet, 5 mağlubiyet.
Daha önceki Spor Toto Türkiye Kupası'nda Erzurum'da oynanan 3 maçı da eklerseniz 9 maçta 2 galibiyet, 7 mağlubiyet.
Yani, işler iyi gitmiyor.
Geçen sezondaki Olin Edirne ile bugünkü Olin Edirne oynasa sanırım o takım bu takıma basar!
**
Basketbol yorumcusu değilim.
Ama bir iki-noktaya da dikkat çekmeden geçemeyeceğim.
Olin Edirne Avrupa Kupası'ndaki ilk maçında Güney Kıbrıslı Etha Engomi'ye 82-70 yenildi.
Baskette beraberlik yok.
Yenersin ya da yenilirsin.
Nitekim, iki sonuçtan hoş olmayan Olin Edirne'nin payına düştü.
Hoş olan tribündeki beraberlik.
Maç boyu ve sonunda tribünleri dolduran Edirneli basketbolseverlerin güzelliği.
Karşıyaka'nın Güney Kıbrıs'ta bir süre önce yaşadığı tabloyu düşününce Mimar Sinan'daki bu güzelliğin anlamı o “deha”nın ismiyle birebir örtüştü.
**
Fakat, bir de “Reha” var.
Olin Edirneli Reha Öz, bu karşılaşmanın ilk yarısında rakip potaya saydırdığı üçlüklerle takımına büyük katkı verdi.
Oyunda bir anlamda dengeyi sağladı.
Diğerlerine göre, az süre yer almasına karşın 14 sayı ile takımının en skorer üçüncü adamı oldu.
Tribünleri hava getirdi.
Güney Kıbrıslılar bunun üzerine Reha'nın peşine “palikarya” takmak zorunda kaldı.
Bu nedenle karşı takım adeta bir kişi eksik oynadı.
Ama ne var ki, ikinci yarı gözler sahada Reha'yı aradı.
Olin Edirne koçu Gökhan Taştimur'un bu oyuncuyu daha sonra neden kenarda oturttuğunu hala anlamış değilim!
**
Taştimur'un maçta ceketini fırlatışı da maçın skorunu yansıtan önemli bir enstantane olarak ortaya çıktı..
Ceketin bozulan ütüsü düzelir.
Ancak, bu görüntünün oyuncuların moralini ne kadar bozup ya da bozmadığının ayrıca tartışılması gerekir!
**
Gökhan Taştimur'un Olin Edirne'nin Mimar Sinan'a galibiyetsiz gelen Trabzonspor maçını değerlendirirken, oyuncularının birinci lig tecrübesi olmadığını, “liseli” ya da “üniversiteli” gibi oynadıklarını kaydetmesi de oldukça ilginç!
Oysa, rakip takım karşılaşmanın son bölümünde faul hakkını oldukça erken doldurdu.
Son 5 dakikaya 62-58 giren Olin Edirne, kalan süre zarfında potanın altına yüklenerek iki atış kazanabileceği yerde ne yazık ki uzaktan şutlar deneyip maçı kendi elleriyle konuk takıma verdi.
Bu şutlardan bazılarını gönderip, sonuç alamayan oyunculardan biri de ne liseli, ne de üniversiteli... Hepsinin abisi!
Sonuçta “Kuru fasulye” bir başka maça kaldı!
Dileriz, daha da geç pişmez!
**
Edirneli basketbolseverler her şeye rağmen bu maçta da takımlarını alkışladı.
Trabzonlular'a göz dağı vermek için, “Burası Edirne, burdan çıkış yok!” diye bağırdı.
“Olin Edirne aşkına herkes ayağa” sloganıyla tribünler yine ayağa kalktı.
Ne var ki, maç sonunda Mimar Sinan'dan ayrılan taraftarlar evlerine gidebilmek için bir de Serhad Birlik minibüslerinin içinde ayakta gitmek zorunda kaldı.
Balık istifi minibüsteki ayakta dikilen yolculardan biri de üstelik trafik polisi.
Kendisine soruyorlar, “Ayakta gitmek yasak değil mi?”
Burası Edirne, burda yasak yok!