ANASAYFA
22 Mayıs 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Heykelini istemezdi
Yayın Tarihi: 10 Ocak 2017 Salı, 11:42
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Edirne gündemini bir süredir 'Şeyh Bedreddin' meşgul ediyor. Ölümünün üzerinden altı asır geçen merhumu, bu fırsatla iyi kötü anmış olduk. Merak ediyorum, acaba 6 asır sonra hemşerilerinin adı çevresinde böyle kutuplaşıp bir bardak suda fırtınalar koparacağını tahmin etmiş miydi? Ne kadar öngörülü olursa olsun bunu düşünemezdi sanırım.
Belediye Başkanı Sayın Recep Gürkan 'heykelini dikeceğim' dedi, Baro Başkanı Sayın Özgür Yıldırım, 'O, döneminin FETÖ'sü bir isyancıydı' diye karşı çıktı. Fikir olarak bu isimlere yakın olanlarla, ahpap, arkadaş kontenjanındakiler de peşlerinden giderek, başta sosyal medyadan başladılar veryansına… Olurdu da, olmazdı da… Hatta bazıları işi kırıp dökme tehdidine kadar getirdi.
Bedreddin konusundaki cahilliğimiz su götürmez bir gerçek. 'Tarihi kazananlar yazar' diye boşa dememişler. Kazananların işine gelmemiş olacak ki, komşu Yunanlılar bile Bedreddin'i bizden iyi tanıyor. Bizde ise tanımamak bilmemekten kaynaklanan bir alerjik durum var. Oysa çağının asırlarca ilersindeki Bedreddin'i sevseniz de sevmeseniz de o zaten tartışmasız bir değer! Sizin sevip sevmemeniz O'nun değerini bir toz zerresi kadar bile etkilemez. 
Bence zaten tartışmanın konusu yanlış. Çünkü Bedreddin öncelikle hukukçuların sahiplenmesi gereken bir isim. Zira hukukçuların sokaktaki sıradan insanlar gibi düşünme lüksleri olamaz. Öte yandan bir belediye başkanının kentinde doğup büyümüş bir alimi sahiplenmesi de son derece doğaldır. 
Bana göre tartışılması gereken, heykelinin dikilip dikilmemesi değil, bu heykel olayının ne kadar öncelikli olduğu… Belediye hizmetleri açısından bir sıralama yaparsanız acil ihtiyaçlar arasında kaçıncı sırada yer alır? Popülist bir uygulama olması Bedreddin'i mezarında rahatsız mı eder?  
Ama yine de tartışmanın hiçbir zararı yoktur. Yeter ki şiddet ve gözdağı içermesin. Bu tartışmaların iyi bir yanı; çoğumuz Bedreddin'i daha bir derinden tanımış olduk diye düşünüyorum. Şahsen, son günlerde Bedreddin'le ilgili ne bulduysam okumaya başladım. 
Kitaplığımda hiç elimi sürmediğim bir sürü kitap arasında, Kaya Ataberk'in 'Bedreddin Yaşamı ve Mücadelesi'  isimli eseri bulmam ise tamamen bir tesadüftü. 
Kitap, Bedreddin'in ailesini, Selçuklu döneminden başlayarak anlatıyor. Dede Abdülaziz Gazi, oğlu İsrail Gazi (Bedreddin'in babası) Osmanlı'nın Rumeli'yi fethinde ön saflarda olan savaşçılar… Kuzen Hacı il Bey de Sıpsındığı savaşını Haçlı Ordularına karşı bir avuç savaşçısıyla kazanan komutan…!  Hani şu Yıldırım semtinde adını taşıyan bir de ilkokul bulunan… 
Kısaca Bedreddin, Osmanlı'yı Avrupa'ya taşıyan ve sonra da burada yerleşen ilk Türk ailelerden birinin soyundan geliyor.
Bedreddin Mahmud, doğumundan 20 yaşına kadar Edirne'de yaşıyor ve bilgeliğiyle daha o dönemde büyük üne kavuşuyor. Daha sonra öğrenme aşkıyla ve alimlerle tanışıp ders almak için Bursa, Konya, Kahire, Kudüs, Mekke ve hacca gidiyor. Mısır Sultanı Berkuk'un sarayındaki bir tartışmada dönemin en ünlü bilginlerinden İbni Haldun'la tanışıyor. Bu dönemde Sultan Berkuk, bilgisine hayran olduğu Bedreddin'den oğluna hocalık yapmasını istiyor. (İbni Haldun'a göre insanlar ve toplumlar yaşadıkları ekonomik koşullara, üretim biçimlerine göre şekilleniyordu. Bu, yüzlerce yıl sonra Karl Marks'ın ortaya atacağı tarihsel materyalizm doktrininin de temel tezi durumundaydı. Tarihin diyalektik bir yöntemle ilk kez açıklanmaya çalışılmasının onuru da İbni Haldun'a aitti.) 
Mısır Sultanının sarayında Şeyh Hüseyin Ahlati'yle tanışması ise, yaşamında yeni bir sayfa açıyor. Hakikatin peşinde, daha hakça ve doğru bir dünyayı özleyen Bedreddin bu dünyayı bilimde ve hukukta; Ahlati ise şiirde ve tasavvufun çileli yollarında arıyor. 
Selçuklu soyundan gelen Bedreddin, gerek ailesi gerek kendi konumu dolayısıyla hem Osmanlı hem de Mısır saraylarında önemli görevler üstleniyor. Mısır dönüşü yıkılması gerektiğini düşündüğü padişahlık düzeninin içinde yer almak istememesine karşın halkın durumunu düzeltmek adına Musa Çelebi'nin isteğiyle Kazaskerlik görevini kabul ediyor. (Tüm kadıların bağlı olduğu kazaskerlik (Başyargıç) Osmanlı'da devlet yönetiminin de en kritik göreviydi.) 
Kitap Bedredddin'in yaşamı ve mücadelesini, döneminin siyasi ve toplumsal yönlerini ve nasıl 'Bedreddin' olduğunu anlatıyor. Dönemin skolastik hukuk anlayışını akılcılıkla eleştiren, önemli halkçı hükümleri bünyesinde barındıran, Hukuk biliminin temel eserlerinden Camiü'l Fusuleyn ve Bedreddin isyanının ideolojik temel metni olan Varidat, Bedreddin'i asırlar sonrasına taşıyor. 
Kazaskerlik görevi sırasında Bedreddin'in eşitlikçi uygulamaları Musa Çelebi'nin politik stratejisi ile birleşince halkın durumunda da bir düzelme sağlanıyor. Ancak bunun karşılığında beyler her ikisine de cephe alıyor. Çelebi Mehmet ve Beyazıd Paşa'nın önemli bir tehlike gördüğü Bedreddin için isyana ve ardından idamlara giden süreç de böyle başlıyor.
    Kısaca Bedreddin, kör cahil kaba saba bir isyancı değil, bir hukuk ve halk adamı, bir bilge, bir düşünür, üst düzey bir yönetici ve bir devrimciydi. Hem büyük bir alim hem de devletin varlığını ve düzenini sarsacak kadar büyük bir olayın sorumlusuydu. 
1358'de Edirne'de başlayan  1416'da Serez'de sona eren 58 yıllık bir yaşam düşünün. Değil altı asır önce bu gün olsa 58 yıla neler sığdırılabilir ki? Bedreddin bu süreye bir sürü yaşam sığdırdı. 
O, Edirne'nin yetiştirdiği bir değerdir. Yaşasa, heykelinin dikilmesini, isminin böyle malzeme yapılmasını istemezdi, çünkü şekilciliğe karşıydı. O'na tüm dünyada sevgi duyan insanların varlığı yeterdi.

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
AÖL'de buruk sevinç
2'nci Lig coşkusu
Rota virüsünü göz ardı etmeyin
MHP ‘Özkan’la devam’ dedi
Parka renkli açılış
Vefa koşusu
Uçan Süpürge eş zamanlı uçtu
Edirne'de İstanbul fethi
Kan bağışında farkındalık
Keşan- Enez yolu yapılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE