ANASAYFA
03 Haziran 2020 Çarşamba
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Eldivenli Kız / ELDİVENLİ KIZ
Bizdensin be ya!
Yayın Tarihi: 16 Kasım 2011 Çarşamba, 12:03
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Trakyalılar kendilerine özgü insanlar, bundan kuşku yok. İletişim kurma biçimlerinden tutun, olaylar karşısında verdikleri tepkilere, tek bir sözcüğe sığdırabildikleri esprilere, aklınıza gelebilecek her alanda bu farklılığı gözlemlemek mümkün.
“Eyvah eyvah!” deyip Trakyalı şivesiyle gişe rekoru kıran iki filme imza atan Ata Demirer de bunu yapmış. (Paza kazandığına göre, işi de bu) Ve bir şovunda da Trakyalılarla bol bol dalga geçip para kazanmayı sürdürüyor. İnsan, günlük yaşamın doğallığı içinde konuştuklarının, hareketlerinin, mimiklerinin bir başkası tarafından böyle yüzüne çarpılması karşısında ne yapabilir? Sanki yüzünüze bir ayna tutulmuş, mahremiyetinize girilmiş gibi bir hisse kapılırsınız. Doğal, yapmacıksız, kontrolsüz kendiniz gibi olduğunuz o anlar, başkaları tarafından komik bir şekilde taklit edildiğinde bence her uygar insan gibi, siz de gülüp geçmelisiniz.
Trakyalıların (bir kısmının diyelim) bu özel durumları ile dalga geçilmesi hali, hepimzin farklı ortamlarda bulunduğumuzda başımıza gelmiştir. Hiç demeseler, “A be” “Te be ya” demişlerdir, mutlaka. Ya da zihinlerdeki bu şablona uymuyorsak, “Sen ne biçim Trakyalısın” diye yadırganmışızır mesela.
Çoğuna hak vermişimdir. Çünkü (sağ olsunlar) bundan önceki dönemlerde, TBMM'ne gönderdiğimiz milletvekillerimizin bile en az yarısı 'h' harfi kullanma özürlüydü. Onları meclis kürsüsünde çok göremesek de, en basitinden yemin ederken, 'h' harfini nasıl katlettiklerini biliyoruz. Seçim konuşmalarında, basın toplantılarında da bu özürleri yüzünden hiç de tedirgin olmadıklarının yakın tanığıyız.
Eğitimli, okumuş yazmış takımından oldukları için vekillerimizin ve aynı koşullarda olanların durumu, çoğumuzun doğal, kontrolsüz olduğumuz zamanlardaki halimizden farklıdır. Çünkü onlar gerçek birer 'h' özürlüdür. 'H' harfini kontrol edememe gibi bir problemleri vardır. Horoz'a, 'oroz', havuç'a 'açuç derler. O avuçun acunuzun içi mi, yoksa bildiğiniz havuçun 'h'siz hali mi olduğu sizin yüksek anlayışınıza kalmış. Ama işin komik tarafı, büyük çoğunluğu, bildiğiniz avuç'tan bahsederken  de 'havuç' der mesela.
Yani özürlü olmak 'h'yi hiç sevmedikleri anlamına gelmez. Horozdan, havuçtan esirgedikleri h'yi örneğin 'ayva'nın veya 'ayrı'nın başına getirip, 'hayva' yaparlar, 'hayrıca epizin bayramını kutlarım' diyeblirler.
Trakyalılık böyle bir şeydir. Bir sayfalık bir metin okumasanız da, üç beş kelime konuşrken bile yakayı ele verirsiniz. Ama bir Trakyalı'nın Trakyalı olduğunu da en iyi, yine bir başka Trakyalı anlayabilir.  Ayrıca Trakyalı hikayeleri Karadenizlilerin, 'Temel ve Fadime' fıkralarıyla yarışabilir zenginliktedir. Belki de her iki yöre insanının hoşgörü ve espri yeteneği ile, olduğu gibi olma özellikleri de bunda rol oyamıştır. 
İlahi Ata Demirer, bir defasında kökeninde Anavut'luk olduğundan söz ettiğini hatırlıyorum. Demek, “sen de bizdensin be ya..!”

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
İşletmenize Özel Hosting Seçimi Nasıl Olmalı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE