ANASAYFA
19 Kasım 2017 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Orkun AKMAN / #Çengelli İğne
Komşu teyze fırçası...
Yayın Tarihi: 18 Nisan 2017 Salı, 10:15
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Çernobil sonrası dünyaya gelen bir nesil olarak komşu teyzelerin azarını epey işitmişliğimiz vardır. Hatta o kadar çok laf işitip fırça yedik ki bizden sonraki nesle bir şey bırakmadık desem yeridir.
Ben ve birlikte büyüdüğüm arkadaşlarımın çocukluğu sokaklarda geçti. Akşam ezanını çalar saat beller, annelerimizin seslenişini acil durum çağrısı görürdük. Üniversiteye başladığım dönem dizimdeki yaraların olmadığını fark edince vücuduma bir şeyler oluyor diye endişelenmiştim mesela. Dizlerimin fiziki bir haritayı andıran görüntüsüne o kadar alışmıştım ki, kabuk tutan yaralarım benimle bir bütün gibiydi adeta.
Edirne evvelden beridir rahat bir şehir. Vali Konağı'nın yanındaki asfalt kaplı basketbol sahası 90'lı yıllarda arkadaşlarımızla buluşma noktamızdı. Çocukluk ve gençlik dönemimde bu basketbol sahasına sık sık gelir, arkadaş grubumla eğlenceli maçlar yapardık. Hatta potayı bizden büyük abilerimize kaptırmamak adına okul çıkışı çantamızı eve bırakıp önlüğümüzü çıkardığımız gibi doğru buraya koşardık. Yaş grubu ne olursa olsun potayı ilk kapan grup, orada istediği kadar oynama hakkına sahipti. Semtin raconu buydu. Yine bir gün bu basketbol sahasında arkadaşlarla buluşmuş ve zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık. Hava karardıktan bir müddet sonra takım elbiseli iri kıyım bir adam sahanın yanına gelip 'Çocuklar vali amcanız uyuyamıyor. Artık evinize gidin de vali amcanız uyusun' demişti. O sahne bize o kadar ilginç ve gizemli gelmişti ki... 'O adam kimdi?', 'Vali amcamız neden uyuyamıyordu?' sorularıyla tıpış tıpış evin yolunu tutmuştuk. Eve dönüş yolunda arkadaşım, 'O adamın cebinde silah gördüm' diyerek olaya ayrı bir adrenalin katmış ve biz de daha sonra koşarak evlerimize dağılmıştık.
Eve vardığımda meraktan deliye dönmüş bir anne - baba beni bekliyordu. O zamanlar telefonun olmaması, merak denilen duyguyu daha da üst seviyelere taşıyor tabi. Klasik 'Neredeydin bu saate kadar?' töreni sonrası masaya oturduk ve yemeğimizi yemeye başladık. Arkadaşımın, bizi nazikçe basketbol sahasından uzaklaştıran adamın cebinde silah olduğunu söylemesi aklımdan çıkmıyordu. Babama konuyu anlattım ve babam da bana o adamın sivil polis olduğunu, valinin korumalığını yaptığını, bu saatlere kadar gürültülü bir şekilde basketbol oynamamız gerektiğini tane tane anlattı. Olay çok ilgimi çekmişti. Çünkü o zamana kadar sivil polis nedir bilmiyordum. Çünkü kafamdaki polis profilli, üniforması olan,  başında kasket bulunan bir şablondan ibaretti. Bir bakıma o gün oyuna doyamamış bir çocuk olarak polis ricasıyla eve varmıştım…
Oysa şimdi oradan her geçişimde o sahayı boş görmek içimi burkmuyor değil. Zamanında o sahada yer kapabilmek adına ne mücadeleler veriyorduk halbuki. Hatta bir dönem, pota kapma adına nöbet sistemi bile oluşturmuştuk kendi aramızda. Sadece o saha mı? Edirne'nin Binevler bölgesinde apartman aralarında çok sayıda basketbol sahası bulunur. Hepsi boş ve hepsinin potaları olsun, panyaları olsun her geçen gün çürüyor. Ve bir nesil, teknolojinin de etkisiyle yavaş yavaş sokaktan, sokak oyunlarından kopuyor, koparılıyor. Ve yine bir nesil, komşu teyzelerin fırçasını yemeden büyüyor…
***
Bu ara etrafım minik bızdıklarla dolu. Son yıllarda üreme dönemine mi girildi nedir, yakınlarımın çocuklarını kucağımda çokça bulur oldum. Ve yüzeysel bir gözleme dayandırarak yeni nesil çocuklarının çok zeki olduğunu ancak çoğunun konuşmaya geç başladığını söyleyebilirim. 3, 4 yaşında konuşmaya başlayan çocuklar bile var. Bunun neden olduğu sorusuna cevap olarak da, genç anne ve babaların daha rahat vakit geçirmeleri adına çocuklarını televizyon karşısına hapsetmesi, ellerine akıllı telefon ya da tablet vererek sözde 'yaramazlık' yapmadan vakit geçirmelerini sağlaması diyebilirim. Dolayısıyla çocuğun sürekli muhatap olduğu şey, yapay bir teknolojik ürün olduğu için konuşan sürekli teknolojik alet, dinleyen de çocuk oluyor. Bana göre bu da çocuğun konuşma evresine doğrudan etki ediyor. Benim tespitim bu. O yüzden sokaktan uzak, arkadaşlarla oynanan oyunlardan uzak, komşu teyzenin azarından uzak bir nesil tekrar sokağa, sokaklara dönmeli…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Av. Türkay, İYİ Parti İl Başkanı
7 saat 15 dakika Edirne'de
Hayvancılık böyle bitiyor!
Yerel yönetimlere 'yurtdışı' şartı
Bisiklet yola hasret
Özel kuzenlerin başarısı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Zamanlama hatası olmuş’
Dersleri ‘Kavala’
Kurtuluş Yürüyüşü
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE