ANASAYFA
19 Kasım 2017 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
YURTTAŞ YERİNE YIĞIN
Yayın Tarihi: 20 Nisan 2017 Perşembe, 10:49
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Baharı karşılamayı beklerken kısa sürecek bir umutsuzluk oldu gibi düşünenler olsa da bu yanlış bir düşüncedir. Sonuca bakınca referandumu kazandığını zanneden kişi ve kurumlar kadar zor durumda olan yok şu an. Yazdık, okuduk, tartıştık ve oy kullandık. Elbette her şeyin kurallar içinde olduğu bir durumda tırnak kadar da fark olsa kazanana saygı duyulur ve tartışma; kazanma-kaybetme üzerine değil başka alanlarda yapılır.
Ama 2002 yılından beri ülkenin tüm kurum ve meslekleri güvensiz hale gelip tartışılır hale geldiyse, o iktidarın aldığı veya aldırttığı her karar tartışılacaktır. 1946 seçimi nasıl unutulmaz ise 2017 halkoylaması da unutulmayacaktır. Sonuç değişir mi? Sanmıyorum, minareyi çalan, atı alarak Üsküdar'ı geçmiş ve minareyi kılıfın içine koymuştur. 
Minare deyince aklıma geldi. Dünya yeniden dinciliğe dönüşüyor. Minarelerimizi camilerde aramaktan vazgeçelim derim. Camide duran minarelerin dini anlamı; o camiye gelen dindar insanın beyninde, gönlünde. Camiye bu amaç ile gelenler zaten her yerde minareleri yanında taşıyabilen ulvi insanlardır. Sorun; camiye gelip minarenin gölgesinden, şerefesinden, boyasından para kazanmayı amaçlayan din tüccarlarıdır.
Sadece minare ve cami mi? Haçlarımızı kiliselerde, yıldızlı kalkanımızı da sinagogda aramaktan vazgeçelim. Çünkü dünyada dinler, dindarların elinden alınıp tüccarların eline geçti. Zaten öyle değil miydi diye sorulabilir. Ancak ortaçağ karanlığı sonrasında din-devlet ayrımı oluşmuş ve kralın hakkı ile dinin hakkı ayrılarak aydınlanma ve laiklik gelmişti.
Bugün papazın önünde sıralanan devlet yöneticileri, her toplumda yükselen etnik ve dini siyasetlerin anlamı; 'dinine sarıl, cennete hazırlan ve iyi tüketici ol' düzeni değil mi?
Günümüzün kısır ve gündelik tartışmalar yerine bilim ve fennin bu kadar ilerlediği çağımızda binlerce yıllık ideolojilerin egemenlik kurmasını tartışmak gerekiyor. Bunu tartıştığımızda referandumu, 15 yıldır hep kazananları, Ortadoğu'yu, Putin ve Trump'un kazanmasını ve benzeri ülke ve dünya olaylarını daha iyi anlarız gibi geliyor bana.
Amin Maalouf; “Duygularım anestezi altında, her şeyi görüyorum, her şeyi işitiyorum ama artık hiçbir şey hissetmiyorum” diyordu'Doğudan Uzakta' adlı eserinde.
Bu hissetmeme hastalığı doğadan gelen bir hastalık değil. Aksine bizi doğadan koparan kapitalizmin ürettiği bir hastalık ve bilimi ele geçirenler bu hastalığı toplumlara yayıyor.
Yüzyıllardır süren yurttaş olma aşamasından geriye dönüş yani yurttaşlıktan yığınlaşmaya dönme çağındayız. İletişim sayesinde her şeyi göreceğiz, işiteceğiz konuşacağız ama tepkimiz olmayacak çünkü hissetmeyeceğiz. Bir de bol bol tüketeceğiz…
Yığın olduğumuzda artık birer meta'yızdır, kalabalığızdır. İktidarlar bizi topluca alıp satabilir, adımıza her tarafa imza atabilir. Örneğin fabrika işçi-siyiz; işveren yasalardan aldığı güç ile 'İstihdam Bürosu'na kiralayabilir. Kamu çalışanıyız-dır ve 657 sayılı yasadan kaynaklı güvencelerimiz vardır ama ülkenin tek yetkilisi çalıştı-ğımız kurumu özel sektöre devrederek yasayı boşa çıkara-bilir. Örneklerini parlamenter rejimde bile yaşadık ki gayri “Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı Sistemi” var. 
Örnekleri çoğaltabiliriz. Karşı koyacak güç var mı? Olmaması için yurttaşlıktan yığınlaşmaya yönlendirildik zaten. Futbol üzerinden, inanç üzerinden, etnik yapı üzerinden bölündükçe bölündük, hırpalandık ve olumsuz gelişmelere rıza gösterdik. “Alışırlar, alışırlar” denmişti ve alıştık .Gün geldi iç-dış düşmanlar yaratılıp yapay savaşlarla, bitmek bilmeyen vatan millet nutuklarıyla duygularımız yönlendirildi, gün geldi gözyaşlarıyla, komplo öyküleriyle, tehditlerle baş başa bırakıldık. Bazen devletin yapması gerekenleri parti lütfu olarak sundular geleceğimiz ipotek altına aldıklarını gizlemek için, bazen dostane uyarılara babalandılar ucuz kahramanlıklarla yığınları arkalarına tahkim etmek için.
Bu gün evrende yurttaş olma ve yığınlaşma çatışması var. Yaratılan yığından her dönemde nemalanmayı amaçlayan nutuk sever iktidarlardır. İktidar yığını beslerken yığınlar da iktidarı ayakta tutan en önemli dayanaktır. Bu kirli ilişki nasıl bozulur? Bu tartışılmalı, 'tarihin akışı içinde değişecek' diyerek tarihi akışı beklemek yerine tarihi akışı değiştirmek için neler yapacağımızı kararlaştırmalıyız.
İnsanın sosyal yaşamı olan canlıdan robot olarak tüketen bir varlığa dönüşmesini bilim kurgu filmlerinde çok izlemişizdir. Ortadoğu'da ne olacağını bile yıllarca Kurtlar Vadisi türü dizilerde öğrenmedik mi? Ve alıştığımızdan olsa gerek dünya olarak sessiziz. Kısacası geleceğimizi öncebilim-kurgu filmlerde izler ve hazırlanırız. Gelecek yıllarımızı da son başlayan dizilerden anlayabiliriz. Ortadoğu ve kendi iç çatışmalarımızı görüyorum ben. 
Yurttaş olmaya çalıştığımız, parlamenter yaşam denemelerinin, 200 yılın bittiğini balkon konuşmasında söyleyenlerin yönetildiği bir döneme girdik. Yığınlaşma artarak sürecektir. 
Çözüm; dayanışmadır, birleşmedir, bilgidir. Umut doğadır, emektir. Doğayı ve emeği savunurken ve korurken ne inancımız, ne etnik yapımız ne de siyasi tercihimiz ayırabilir bizi. Çünkü yaşam doğadadır ve emeğimiz ile kazanılır. 
Biz; eksiği ile fazlası ile 23 Nisanlarda yurttaş olmaya karar verdik ve egemenliği gökten yere indirdik, egemenlik milletindir dedik. Millet; çoğunluk değil herkestir. Tartışmalı bir referandum ile yeniden göklere, tekliğe bırakamayız…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Av. Türkay, İYİ Parti İl Başkanı
7 saat 15 dakika Edirne'de
Hayvancılık böyle bitiyor!
Yerel yönetimlere 'yurtdışı' şartı
Bisiklet yola hasret
Özel kuzenlerin başarısı
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Zamanlama hatası olmuş’
Dersleri ‘Kavala’
Kurtuluş Yürüyüşü
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE