ANASAYFA
15 Ağustos 2022 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
CHP'nin “siyasi ahlâk” meselesi (3)
Yayın Tarihi: 17 Mayıs 2017 Çarşamba, 12:21
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

CHP'nin siyasi ahlâk meselesine kabaca iki temel noktada eğildiğimizi hatırlayacaksınız.     
1- CHP'nin ülke siyasetinde “ahlâk” gerekiyor iddiası ve öncü role soyunması.                                                                      
2- CHP'nin kendi içinde “siyasi ahlâk” ihtiyacı.
Birincisi, Kılıçdaroğlu'nun çiçeği burnunda genel başkan sıfatıyla değindiği ve sonrasında bazı önde giden parti yöneticileri tarafından da dillendirilen bildik mevzu.
İkincisi, incelenmesini zaruri gördüğüm CHP'nin kendi içindeki “siyasi ahlâk” durumu.
Hiç şüphe yok ki, CHP'nin kimliğini geri plana itmesi, muhafazakâr kesimden oy alacağım diye takiye yapması, siyasi ahlâk ile bağdaştırılamaz.
Hele ülkenin sürüklendiği siyasi iklim dikkate alındığında, CHP'nin temsil ettiği dünya görüşü ve değerler giderek daha fazla önem kazanmaktadır. CHP'nin kendini silik ifade etmesi ülkenin çağdaş dinamiklerini örseler.  
Yanı sıra, CHP'nin üzerindeki sorumluluğu taşıyabilmesi için demokratik, saydam, dürüst bir yönetim biçimine kavuşması zaruridir. Bunun yolu da CHP'nin öne çıkardığı siyasi ahlâk meselesinde önce kendisine ayna tutması ve çekidüzen vermesinden geçmektedir.
Evet, daha kendi içinde siyasi ahlâk sorununu halledemeyen bir CHP'nin inandırıcılığını zedeleyeceğine dikkat çekmeye çalışıyorum.
Önceki iki bölümden alıntılarla konunun özünü bir kez daha ortaya koyduktan sonra, ikinci bölümde ortaya attığımız şu iddia üzerinden devam edelim. 
//…Baykal, örgütten çıkacak kontrol dışı bir dinamiğin oluşmasını şimdiden önlemenin peşindedir. Zira Baykal, 2019'da yürürlüğe girecek 'yeni sistem' nedeniyle mahalle, ilçe, il kongrelerinin öncelikli görmüyor. Baykal'ın bu önerisinin, potansiyel genel başkan adaylarının etkisini kırmak gibi bir hesabı da kapsadığı söylenebilir şüphesiz. 
(…)        
Biri kasetle giden, diğeri kasetle gelen, iki 'başarılı' genel başkan, sanki bir siyasi ahlâk sorunu yokmuş gibi muhabbetle bir araya gelebiliyorsa, ortada “siyasetin gereği” gibi beylik laflarla açıklanabilecek bir durum yoktur. Buradan ancak 'kurnaz siyaset' ve CHP tabanını aldatma teşebbüsü çıkar.//
Bu satırlardan sonra ne oldu kısaca belirtelim.
Baykal'ın açıklamalarından sonra CHP kısa bir müddet dalgalandı, sonra duruluverdi.
Sorunun özüne değil de etrafına dönük, yani alışık olduğumuz parti içi iktidar odaklı hareketlenmelere tanık olduk yine.
Güncelliğini kaybetmesine rağmen CHP'deki parti içi iktidar odaklı çekişmelere değinmeden geçmemek lazım. Çünkü yine yapısal sorunların doğurduğu arızalı davranış biçimlerini adeta gözümüze sokan gelişmeler yaşanıyor CHP'de.  
Fikri Sağlar, Akşam gazetesine verdiği bir mülakat nedeniyle alelacele PM kararı ile Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Gerekçe olarak da, Kılıçdaroğlu'nun tek adam yönetiminin yandaş medyada afişe edilmesi gösterildi. Sağlar'a göre, PM'de alınan kararları, Kılıçdaroğlu, birilerinin kulağına bir şeyler fısıldaması sonucu değiştiriyormuş.
Kılıçdaroğlu'nun kaset ile CHP'nin başına getirilişinin bir operasyon olduğu, bu partinin dizayn edildiği kamuoyunda yaygın bir kanaat iken, Sağlar'ın disipline sevk gerekçeleri sırıtıyor şüphesiz. 
Muharrem İnce ve Selin Sayek Böke'nin itirazları da aynı çerçevededir ama disipline sevk gündeme gelmemiştir. Dahası, Baykal'ın CHP'ye halen yol haritası çizme yetkisini kendinde görmesi hiç yadırganmamakta, Kılıçdaroğlu tarafından anlayışla karşılanmaktadır. 
Evet, PM ve MYK'da tartışılmamış ve karara bağlanmamış bir konuda Baykal'ın kamuoyunda tartışma yaratacak açıklamalarda bulunma lüksü nereden gelmektedir?
Ülke siyasi tarihine “hizipçi” sıfatıyla geçmiş ve bundan başka da bir ‘başarısı’ olmayan birinden medet ummak ve uluorta konuşmasını meşru görmek, CHP üyesi ve seçmenine hakaret değil de nedir?
Baykal'ın ortalarda dolaşmasının, CHP'yi başta gençler olmak üzere seçmeninden soğuttuğunu göremiyor mu Kılıçdaroğlu?
Elbette görüyor ama Baykal sayesinde hem kendi defolarının tartışılmasını geri plana itiyor, hem de parti üyelerine sopa göstererek aklınca disiplin sağlıyor. 
“Parti içinde kavga edenleri gerekirse kapı önüne koyarım” diyen bir genel başkan ile CHP'nin ülkeye demokrasi getirmesi iddiası inandırıcı olabilir mi?
Bu kadarla da bırakmadı Kemal Bey. 
Baykal, Sağlar, İnce, Böke eleştirilerine, “Saray kışkırtması” diyebilecek kadar da kontrolünü kaybetti. 
Öyle anlaşılıyor ki, “güç bende, kimse beni deviremez, istediğim kadar CHP'nin başındayım…” diyor Kemal Bey, fakat biz kavramakta güçlük çekiyoruz.
Aslında kameraların karşısında müstehzi bir gülümsemeyle olağanüstü kurultay taleplerine cevap yetiştiren Gürsel Tekin'in, “Sayın Genel Başkan istemedikten sonra kurultay toplanamaz…” şeklindeki veciz sözleri duruma yeterince açıklık getiriyor tabii.        
Yani, Kemal Bey ve oligarklarının ne partililer ne de seçmen umurlarında.
Parti içi iktidardan öte bir ufka sahip değiller.
Bütün dertleri il/ilçe yönetimlerini kontrol altında tutmak ve kendilerini merkez yönetim koltuklarına tekrar seçtirmekten ibaret. 
Ne hazindir ki, Cumhuriyet Halk Partililer de kendilerine yapılan bu hakaretleri görmezden gelebiliyorlar. Daha önceki yazılardan hatırlayacağınız gibi, öğrenilmiş/öğretilmiş/kabullenilmiş çaresizlik tam da budur işte.
Evet, açıktır ki, Baykal'ın ortaya döktüğü 'saman alevi laflar' CHP'de lider oligarşisinin güçlenmesine dayanak, Kılıçdaroğlu'nun başarısız yönetimine de örtü sağlamıştır. 
Parti içi iktidar odaklı, CHP'yi AKP'nin yönetim anlayışı ile aynılaştıran böylesi manevraların siyasi ahlâk ile bağdaşıp bağdaşmadığını siz değerli okurlara bırakıyorum.
SATIN O ARABALARI!    
Ülke kaynaklarını heba edilmemesi, verimli kullanılmasına ilişkin CHP'nin hassas bir tutum içinde davrandığı biliniyor.
AKP'nin ülke kaynaklarını israf ettiğini, artan dış borçların ülke geleceği açısından tehdit oluşturduğunu sıkça dillendirmektedir CHP. 
Muhalefet partisi konumundan dolayı yapabilecekleri elbette sınırlıdır CHP'nin.
Ülke kaynaklarının kullanımına dair kararlar AKP hükümetince alınmakta ve uygulanmaktadır.
Ancak CHP, denetleyici ve uyarıcı rolünün yanı sıra örnek teşkil edecek adımlar atarak kamuoyunda duyarlılık yaratabilir.
Nasıl mı?


Örneğin, yönettiği belediyelerde 'akçeli işler' noktasında hiçbir tereddüde mahal vermeyecek saydamlığı göstererek. Gelir ve giderlerin hesabını halka kör kuruşuna kadar vererek.
Genel merkez harcamalarında da yapılacaklar var kuşkusuz.
Siyasetin finansmanı Hazine kaynaklarından karşılanır ülkemizde.
Yani, halkın parası ile ihtiyaçlarını karşılar siyasi partiler.
Dolayısıyla, milyonlarla ifade edilen Hazine yardımlarının doğru harcanıp harcanmadığını bilmek, hem partililerin hem de seçmenin doğal hakkıdır.
CHP Genel Merkezi, Hazine yardımlarının tasarruflu kullanılması, kaynak israfının önlenmesi için örnek teşkil edecek şu adımı atabilir, atmalıdır.
Merkez yöneticilerin altındaki Audi, Mercedes gibi onlarca araç satılarak, yerli üretim araçlar tercih edilebilir mesela. Değeri 300 bin lirada az olmayan araç kullanmak yerine 100 bin liralık yerli üretim bir araç neden yeterli olmasın?           
Satın bunları, daha ucuz araçlara binin! Neticede halkın parasını kullanıyorsunuz, sefa sürme lüksünüz yok!
Siyasi ahlâk gereğidir ayrıca!  
* Fotoğraf, Gürsel Tekin'in bir parti örgütü ziyaretinde kullandığı aracı gösteriyor    

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
  ÇOK OKUNANLAR
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
Kırtasiye malzemesi alınacak
Bakım ve onarım işleri yaptırılacak
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE
Özel Okullar, Özel Okul Fiyatları

Marküteri Parke