ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Özdemir AKBAL / Dünyanın Penceresinden
Katar Krizinde Son
Yayın Tarihi: 16 Haziran 2017 Cuma, 09:45
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Bugün (15.06.2017) Türkiye'deki basına ABD-Katar Silah anlaşmasının yapıldığına dair bir haber düştü. Anlaşma 12 milyar dolar değerinde F15 satışını kapsarken, ABD-Katar ortak tatbikatının yapılacağı da duyuruldu. Bu anlaşma ABD'nin Basra Körfezi güvenliği için gerçekleştirdiği pek çok silah anlaşmasından sadece biri. Yani hem Katar'la yapılan anlaşmalar açısından bir kısmı teşkil ediyor hem de Arap Yarımadası'nda Basra Körfezine kıyısı olan ülkelerle yapılan anlaşmalar açısından bir kısmı teşkil ediyor. Geçen hafta kriz yükselişe geçtiği zaman çözümün ABD'nin arabuluculuğu ile gerçekleşeceğini ifade etmiştim. Kriz henüz sona ermedi ancak ABD'nin bu hamlesi ile krizde tansiyonun bir hayli düşeceği ve zaman içerisinde de denge noktasını bulacağı aşikâr. 
ABD - Katar ilişkilerini yorumlamadan, bu krizin gidişatı konusunda bir öngörüde bulunmak hayli güçtü. Maalesef uluslararası siyaset çalışmalarını “gelişkin diplomasi muhabirliği” seviyesine indirgeyen pek çok şahıs da bu hataya düştü. Ayrıca kavramların tam olarak ne olduğunu bilmeyen; ancak buna rağmen kullanma cesaretini gösteren bir kesimi de takdirle karşılamak lazım. Uluslararası siyaset analizi, gazete haber kupürlerinin anlık tepkilerle yorumlanmasından ibaret bir alan değil. Bu köşede hep dile getirmeye çalıştığım gibi, ekonomik, politik, askeri faaliyetlerin, incelenen ülkeler bağlamında karar alma mekanizmaları ve sosyal yapıların politik davranışa etkisini de dikkate alarak gerçekleştirilmesi gereken hayli karmaşık bir faaliyet. Dolayısıyla bir süreci ve bu sürece dayalı olarak da gerçekleşen olayları incelemeyi gerektiriyor. Konu Arap Yarımadası ise ABD'nin II. Dünya Savaşı sonrası dönemde ekonomi politik ve askeri uygulamaları, Ekim 1973 Petrol Krizi ve buna dayalı ekonomi politik yaklaşımların ne olduğunun incelenmesi, Körfez İşbirliği Konseyinin yapısının bilinmesi ve ayrıca bahse konu ülkelerin de ABD ile olan ilişkilerinin tespit edilmesi gerekir. Yani görüldüğü gibi, bir gazete haberi kupürü, bir televizyon programı tartışması tek başına yeter şart olmadığı gibi, siyasetçilerin yaptığı açıklamaların da hayli itidalli karşılanması gerekmektedir. 
Bunlara dayalı olarak geçen haftaki yazımda krizin ABD'nin arabuluculuğunda sonlanacağını, İran ve Rusya'nın ise sadece tali faktörler olduğunu ifade etmiştim. Türkiye'nin ise konuya olabildiğince serinkanlı bir şekilde yaklaşması gerektiğini; zira bölgesel olarak Türkiye'nin çıkarının Arap Yarımadasındaki tüm devletlerle iyi ilişkiler içinde olmayı gerektirdiğini belirtmiştim. Buna dayalı olarak benim gözleyebildiğim kadarıyla serinkanlılığı yalnızca Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş gösterdi. Katar ile iyi ilişkilerin olması gerektiği kadar Suudi Arabistan ile olan ilişkilere de dikkat çekti, sosyal medyanın hezeyanlı davranışlarının ne denli tehlikeli olabileceğini belirtti. Bu Türkiye'nin tam olarak benimsemesi gereken pozisyonun bir tarifi idi. Şunu lütfen göz ardı etmeyelim. Arap Yarımadası'ndaki neredeyse tüm devletler ABD ile hem ekonomik hem de askeri olarak derin bağlara sahip. Türkiye de yüzünü Marshall Yardımlarından bu güne giderek artan bir şekilde ABD ile iyi ilişkilere döndürmüş bir ülke. Bütün bunlar birleştiğinde, uluslararası sistem incelemesinde güç dengesi kavramının bir ana sistem ve buna bağlı alt sistemler dahilinde incelenmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Yani kabaca bir tanımla; ABD ve zaman zaman karşısında bulunan Rusya-Çin bloğu bir güç dengesi sistemi ise; buna dayalı olarak içinde Mısır, İsrail, Türkiye ve Arap Yarımadası devletlerinin bulunduğu güç dengesi sistemi de bir alt sistemdir. 
Bu yazdıklarım elbette hiç heyecanlı değil, içinde en ufak bir partizan slogan bulunmayan buz gibi yazılar. Ancak görünen o ki, ayrıca benim için de bir gurur vesilesidir, yaptığım analizler genel olarak çok büyük bir yanılma payı olmadan sonuçlanıyor. Zira yukarıda andığım konu başlıklarına dayalı olarak partizan saiklerden uzak ve uluslararası siyaset alanına “gelişkin diplomasi muhabirliği” muamelesi yapmadan analizleri kaleme almaya çalışıyorum. Bu noktada Katar meselesi de dikkate alındığında kriz henüz bitmedi ancak ABD krizde tansiyonun bir hayli düşmesini sağlayacak çok önemli bir hamle yaptı. Bu hamleye dayalı olarak Suudi Arabistan da pozisyonunu güncelleyecektir. Dolayısıyla krizde denge noktasına ulaşılmasına az bir zaman kaldı denilebilir. 
Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE