ANASAYFA
22 Ekim 2017 Pazar
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Ziya GÖKERKÜÇÜK / SOLDUYU
SICAK
Yayın Tarihi: 10 Ağustos 2017 Perşembe, 07:55
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Orhan Veli; “Beni bu güzel havalar mahvetti” derken sanırım yaz sıcaklarını, 30-40 derecede seyreden havaları söylememiştir. Onu mahveden hava olumluluk yüklemiş kendisine ki özgürlük duygusu öne çıkmış. 
Havaların sıcaklığı hepimizi etkiliyor. Bu etkinin nedeni geçmişte yapılan yanlışlıklar. 
Çünkü biz; ağaçlardan, yeşil alanlardan (maalesef) arındırılmış kentlerde yaşıyoruz. Kişisel çıkarlara uygun planlandığı için esmeyen kent sokaklarında yaşıyoruz. Gerekli önlem alınmayan, günde 50 TL için 10-12 saat çalışmak zorunda bırakılan işyerlerinde çalışıyoruz. Yerelinde iş olanakları tüketilmiş ve yılın 6 ayı göçmen kuş gibi geldiğimiz ovada 40-50 TL için 14-16 saat çalışarak çadırlarda kalıyoruz.
Ve elbette sıcaklar bizim için “güzel havalar” değil ve mahvoluyoruz. Orhan Veli de bu sıcaklara “güzel havalar” demez ve kanmazdı zaten.
Yaşam devam ediyor. Havalar sıcak da olsa yaşamın devamı zorunlu. O halde en azından sıcak havalarda çalışmak zorunda kalanların işyerlerini serinletmek gibi çalışmalar yapılmalıdır. Çalışmayanlar çalışanlara daha hoşgörülü olmalıdır. Çünkü sıcak havalar insanların sinir katsayısını arttırıyor.
Hepimiz ekmek alıyoruz yaşamımızı devam ettirmek için ve o ekmeğin piştiği işyerini, fırını düşününüz. Ya da lokantaya gittiğimizde zevkle yemeyi hayal ettiğimiz hamur işi; lahmacun, pide, köfte, vb. yi yapan kişileri düşünün. Bir fırıncıdan aldığım bilgi; fırın sıcaklığının 300 derece olduğu. 
Saraçlar'ın bir fotoğrafı vardı geçen gün sosyal medyada; sokağın gölge tarafı tıklım tıklım insan, güneş alan tarafında sinek bile yok. Belediyenin soğutma sistemi az da olsa bir serinlik veriyor ki iyi bir düşünce.
Sıcak havalarda nelere dikkat edileceği bilgisi bu teknoloji çağında her yerde bulunabilecek bilgilerden. Bu bilgileri edinip dikkat etmek de bizlerin görevi.
Sıcaklar ev halkını bölüyor! Evde dışarıya açılan her yeri açıyoruz ama bir esinti yok. Evde tartışmalar da bitmiyor. Birimiz, “hava sıcak, esmiyor” derken diğeri; “eve toz giriyor”, bir başkası; “bir tarafı bari kapatın yel çarpacak” diyor. Aynı evde de yaşasak her bünyenin dengesi farklı olabildiğinden bu tartışmanın yaşanması normal. Bir de herkesin önemsediği konular farklı. Evin temizliğini yapan kadın tozdan korunmayı düşünürken yaşlı; romatizmasının azacağı korkusunu yaşayabiliyor.
İnsan için genel bilgiler yanında her bünyenin özel dengeleri de var ve kişisel ayrılık noktalarıdır bunlar. Bu nedenle de ev halkındaki geçici bölünme normaldir ve çözümü kolaydır.
Ya ülkenin, toplumun dengesi?
Havaların sıcaklığına bile çare bulunurken bazı sözler vardır ki denge-menge bırakmaz ve insanların yaşam alanlarına tecavüzdür, toplumu halk deyişiyle “karpuz gibi bölmek”tir.
Bizler sıcak havalarda 8-14 saat asgari ücretle günlük 40-60 TL ücretle çalışıp yaşamımızı idame ettirmeye çalışırken; emeğimizi değersizleştiren, çalışma koşullarımızı kötüleştiren, bizleri siyasi ayrım yapmadan yoksullaştıran iktidarın mikrofon gönüllüsü birisi yeni bir ülke kurduklarını söyleyebiliyor.
Emir komuta ile “sahibinin sesi” konuşan AKP yetkilileri, elbette bunu da sahibinden izin almadan söyleyemez. Bu politik dil 15 yıldır iktidarda ve önce radikal bir çıkış yapılmakta, tepkiye ve tepkinin gücüne göre geri adım-adımlar atılmaktadır. Söylemden geri adım atılsa da fiili olarak düşünce hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Onun için AKP ilgili ve yetkilileri söylenen sözün kişiyi bağladığını söylese de inandırıcı olamaz.
“Yeni Türkiye”, “II. Cumhuriyet” türü benzetmeler, çıkışlar 1950, 1960, 1971, 1980, 1984 gibi “güçlü iktidar” veya “darbe iktidarları” zamanlarında hep olmuştur. Ama toplumsal duyarlılığın etkisi ile geri adımlar atılmıştır. Bu kez geçmişten aldığı güçle fiili olarak zaten tepki odaklarını, kurumlarını yok eden iktidar, fiili olarak zaten yeni bir ülke kurduğunu göstermiştir. Bu nedenle “kendini bilmez, kendini bağlar” türü dışlayıcı cümleler sadece toplumun tepkisini frenleyip alıştırmaya hizmet edecektir. Bizler de “aha bakın iktidar bile tepki gösterdi, bu kadar da değil” diyerek sıcak havaların da verdiği gevşemeyle gündelik yaşamın ağırlığı altında yaşamımıza devam edeceğiz. Olayları tarih zamanla sıralayacak iken bu günden 15 Temmuz ile Çanakkale Savaşlarını karşılaştırmak ve 15 Temmuz'u öne geçirmek neyin habercisidir?
Orhan Veli'yi güzel havalar mahvetmiş ve bizi de sıcak havalar mahvedecek gibi. Toplum olarak daha dikkatli olup 300 derece sıcaklıkta çalışsak da, yeşili olmayan kentlerde yaşasak da, evlerimizde kişisel kaygılarımız-kavgalarımız olsa da; sıcak havalarda veya sıcak sözcüklerle söylenen sözlerin amacı ve anlamı derindir, tehlikelidir.
Yeni bir ülke kurulacak ise o ülke 50 milyonun değil hepimizin ülkesi olacaktır ve kurucu iradeyi red etmek değil onun üzerine katkı koymakla olacaktır.

Aman sıcak havalara dikkat!!!

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Hayal gerçek oluyor
Baraka temizliği
'Yok böyle kantin'
Edirne'de büyükşehir heyecanı
Avukat kuzenler
Kadın gözüyle yollar
Ambulans 'çiçek' açtı
Çölyak hastasına glütensiz ekmek
Obeziteye savaş
Arseven'in yerine Aksal
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE