ANASAYFA
23 Ekim 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 217
Yayın Tarihi: 20 Eylül 2017 Çarşamba, 07:43
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

34 yazı daha yazıp Trakya'ya elveda diyeceğim. 216 yazı yazdım. Çocuklarınıza yazık oluyor dedim. Somut örneklerle açıkladım. Etkili olamadım. İletişim kuramadım. Bilimi, matematiği, tarihi, toplumsal gerçekleri öğrenmeniz engelleniyor dedim. İlgilenen, katılan olmadı. Derneklere üye oldum. Toplantılara katıldım. Gençlerle bir araya geldim. Hep yalnız kaldım. 
Trakya CHP li. Ama acaba CHP ile birlikte AKP li mi diye düşündüğüm oluyor. Öğrenmeyi en çok sevdiğini düşündüğüm bir Trakyalının Kürt devleti kurulursa bize ne? Biz de Trakya Cumhuriyeti kurar, Anadolu'dan kurtuluruz sözleri tüm Trakya aydınlarını mı özetliyor? On yıl kalmayı planladığım Edirne'den yedi yılda ayrıldım. Hiç olmazsa 250 yazımı tamamlayayım. Okunmasa bile elimde kalır diyorum... Bu 34 yazımda ne yazayım?
 Son üç  beş yazımda kendi gözlemlerimle Trakya aydınlarına Trakya aydınlarını anlatacağım.
 Ülke yönetiminin ne yaptığını, nereye gittiğimizi ben de izliyorum. Tek umut CHP tabanında ama CHP'de de ayrışım olmalı; mutluluğu kendisi için arayanlarla tüm toplumumuzla birlikte arayanlar bunu sağlamak için özünden vermeye hazır olanlar ayrılmalı. Daha çok şey yaşamalı, öğrenmeliyiz diye düşünüyorum. Bu konuda çabalarımı, gözlemlerimi, çıkarımlarımı yazacağım.
 Ama şimdilik okuduklarımdan aktarımlar. Seçtiğim ilk kitap Atatürkçülük nedir? Falih Rıfkı Atay Neden? Antalya'da Atatürkçü Düşünce Derneğine götürdüler. Aylık toplantı yapıldı. Önce başkan konuştu. Suriye, Irak dâhil Habertürk veya CNN Türk'teki tartışmaların öznel bir yorumu, AKP yönetimine öğütler, arada kendinin yaptıkları... Sonra katılımcılar. Farklı anlatımla aynı yorumlar. Herkes herkese herkesin bildiği... Toplantı sonrası çay içtik. Biri sordu. Siz konuşmadınız? Suriye, Irak'ta olanları bilmediğimi söyledim. Benim çalıştığım konular özelde matematik, genelde eğitim. Bunun dışında Atatürk'ü öğrenmeye çalışıyorum... Atatürkçü Düşünce Derneği gelişen olayları yorumluyorlar ama Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri'ni duymuş bir kişi o da telefon numaramı aldı, aramadı...
Falih Rıfkı Atay (kendi sözleriyle) 1923 ten beri ölünceye kadar Atatürk'le birlikte bulunmuş. Gazetesinin de yıllarca başyazarıymış. Yazdıklarından alıntılar:
 Yunanlıdan kurtulduk. Bakalım Mustafa Kemal'den nasıl kurtulacağız diyen kara kuvvetleri temsilcisi ile İzmir'de bize bu kara kuvveti ortadan kaldırmadıkça kurtulamayacağımızı söyleyen Mustafa Kemal arasındaki fark neydi? İkisi de Türk'tü. İkisinin de bu toprağa bağlı olduğunda şüphe yoktu. Tek fark birisinin okuldan ötekisinin medreseden yetişmesindeydi.
 Atatürk büyük bir İstanbul camiinde bir hafıza Türkçe Kuran okutmuştur. Cemaat Türkçe Kuran'ı huşu ile dinlemiştir. Yanında ne asker, ne polis, ne de jandarma vardı. Atatürk sonrasının korkaklar ve cüceler elinde soysuzlaşmasına engel olamadık.
Din politikanın oyuncağı haline geldi. Ben 1932 de Antep'te bir ramazan günü Türk hanımları ile öğle yemeği yemiştim. Yan bakan olmamıştı. Bu ramazan ilacımı alabilmek için Bursa yolundaki bir kasabada bir bardak su bulamadım.
 Atatürk bir yeniçağ reformcusu ve devrimcisiydi.
 Atatürkçülük nedir? Laisizm ve eğitim birliği temeli üzerinde toplum işlerini sadece akıl yoluyla ve değişken ihtiyaçlara ve şartlara göre yürütülen hür Batı Türklüğü kurmak. Atatürkçülük doğmacılığa karşıdır. Gündelik tartışmalarımıza Atatürk'ü karıştırmak ve büsbütün ayrı şartlar içinde söylediklerini sofra doğmacılığı gibi kullanmaya kalkışmak onun yolunda olmak değil, onun yolundan çıkmaktır.
 İşte size bilanço: Bir lider bulduk. Bir milleti ölümden kurtarma şerefinin bütün ağırlığını terazinin bir kefesine koyarak hiç kimsenin yapamayacaklarını yaptı. Biz, ondan sonrakiler herkesin yapabileceği tamamlama işlerini yapamadık. 
 Mustafa Kemal bir bilgin değildi. Bir felsefeci, maliyeci veya ekonomici değildi. Cumhuriyeti ve devrimler çağını, bu memleketi ve milleti gerilikten kurtarıp bir yeniçağ devleti ve toplumu yapmaktan alıkoyucu bütün engelleri yıkmak için yapmıştır. Bir nehr  i muazzam gibi cuş etmiş fakat çorak yerde akıp gitmiştir.
 Bir hoca Birecik'teki toplantıda neden bugün onbin Osmanlı at binip Allah'a inançları ve keskin kılıçlarıyla taa Moskova'ya kadar gitmesin diyordu. Bir Türk subayı da evet neden diye cevap vermişti. Avrupa'da okuyan bir subay bu sözden sonra da hemen fakat Fransızca olarak yeter ki pasaportlarını Rusya Elçiliği vize etsin demişti.
 1919 la bugünkü Türkiye ve Türklüğü kıyaslayınız. Eğer siz ve kuşağınız Atatürk ve kuşağının yaptıklarının yüzde birini yapabilirseniz...
 Biz Atatürk'ü yıktık. Dini yüzde yüz cehaletin eline verdik. Yıllarca önce Türkiye'ye gelen Filistin müftüsü bir soruya cevap vererek Kuran Tanrı'nın buyurdukları anlaşılıp öğrenilsin diye indirilmiştir. Kuran'ı anlamayarak okumanın ne faydası var demişti. Ezanın Arapça mı, Türkçe mi okunacağı sorusuna müftü siz birbirinizi hangi dilde çağırırsınız demişti.
 Atatürk bir diktacı mı, bir hürriyetçi miydi? Bir akşamüstü birlikte Sarayburnu Parkına gitmiştik. Bir aralık kimde bir küçük defter var dedi. Baktım yazı benim Ankara'daki komisyondan getirdiğim yeni Latin harfleriyle. Binlerce kişiye Atatürk'ün Türk yazısını temelden değiştiren sözlerini okudum. Coşkunca bir alkıştır koptu. İki gün sonra da Anadolu yolculuğuna çıkarak halka yeni yazı öğretmenliği etti. Bu tepeden inme bir olupbittiydi. Büyük Millet Meclisinin haberi bile yoktu. Metodun diktatörce olduğuna şüphe edilemez.
O devrin Teşkilat  ı Esasiye Kanunundaysa rejimin kayıtsız şartsız milli hâkimiyet olduğu ve milleti de ancak meclisin temsil ettiği yazılıydı. Teşkilat - ı Esasiye Kanunu Atatürk'ün devamlı kontrolü altında meydana gelmiştir. Bu da tam bir demokrasi demektir. 
Ben ömrümde onun kadar tartışmaya katlanan devlet ve hükümet adamına rastlamadım. Diktatör sözünden tiksindiğini hep bilirdik. 
Falih Rıfkı Atay'ın yazdıkları öznel, benim seçimim bir daha öznel. Anladığı, aldığı okuyucunun.
                                                                                                                  Sağlıcakla, 

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
‘Tüm kente dönüşüm lazım’
Ahşap ev çıra gibi
'Torba'daki endişe!
25 Kasım'da 3'lük dönüş
Çavuşoğlu İpsala ve Enez'de
İyilik meleğine son görev
Plastiğe savaş
Nefes kesen galibiyet
Cumhuriyet'e pedalladılar
Geri dönüş selfiesi
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE