ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Mustafa DERİBİÇEN / MERHABA
Dün Bugün Yarın (3)
Yayın Tarihi: 28 Eylül 2017 Perşembe, 07:29
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Yıl 2001. Yirminci asır bitti Yirmi birinci asır başladı. Yaş oldu 65 emeklilik yaşı arkadaşım bildiğim kimseler yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Yalnızlık başlıyordu. Bu yaşta ne yapılır? Evimde el işi bir şeyler ile uğraşırken bir taraftan yerel gazetelere yazılar yazıyorum. Yıl 2002 politik ortamda bir değişiklik oldu. AKP iktidar oldu. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Abdullah Gül Başbakan oldu. 
    O yıllarda Türkiye'nin milli geliri fert başına 2.500 Dolar, enflasyon yüzde 35'ti, Türkiye nüfusu 70 milyon. AKP diğer partilerden farklıydı. Radikal bir parti ve tecrübesi olan kimseler çoğunluktaydı. Birkaç yıl içinde enflasyonu %10'un altına, kişibaşı geliri 10 bin dolara yükselttiler. Yalnız düzende radikallik ağır basıyordu. Giyimde tesettür, türban uygulanıyor, dekolteye karışılmıyordu. 
    Dış politikada hatalar yapılsa da, ekonomide başarılıydılar. Bugüne kadar hiç olmayan uygulamalar yaptılar. İzmit Körfezi'ne boğaza köprü kurmak, denizin altından metro geçirmek, hızlı tren, birazda geçim sıkıntısının hafiflemesi. 
Akp iktidar olalı 15 yıl oldu. Benim yaş da 81. İşte 80 yıl böyle geçti. 
YA BUGÜN
Seksen yılın geçmişini anlattık, ya bugün?
Bu günü de görüşmek gerekir. Çünkü dün dünde kaldı, bugünü yaşıyoruz. Bugün dünden farklı mı? Evet farklı. Fark ne?
Bugünkü insanın kafa yapısı dünkü insana göre değişmiştir. Daha dolu bir kafa yaratılmıştır. 
İslam ülkesi olduğumuz için hala kaderciyiz ama daha az. Bunlara sebeb ne? Okuma-yazma oranının artması, okul miktarının ve yerlerinin çoğalması. Bugün okulu olmayan köyümüz yoktur. 
1955 yılına kadar İstanbul'da ve Ankara'da iki adet olan üniversitemiz bugün yüzde seksenin üzerine çıkmıştır. Ama elle tutulur üniversite sayımız yirmibeşi geçmez.
Öğrenimde bugün çağdaş bir seviyedemiyiz? Hiç sanmıyorum. Sosyal yönden Cumhuriyet kurulduğunda % 75 köylü olan Türkiye'de bugün bu oran % 35'e düşmüştür. Gelişmiş ülkelerde % 5'tir. Cumhuriyet kurulduğunda 13 milyon olan nüfusumuz bugün 80 milyondur. Cumhuriyet kurulduğundan milyonluk şehrimiz yokken bugün bu sayı altıya varmıştır. 
1950'li yılların sonuna doğru cep radyosu, hesap makinesi daha sonraları bilgisayar, televizyon, fotokopi makinası yaşantımıza girmiş ve bugün evlerimizde kullanılmaktadır. Kırklı yıllar fukaralık yıllarıydı. Bugün o günler atlatılmıştır. İş sahaları açılmış, fakirlik azalmış, kimse ayakkabısız gezmiyor, iyi kötü geçinebiliyor, bir çok insanın altında otomobili var. 
Eskiden Türkiye tarım ülkesi bilinirken, bugün tarım, endüstri ve turizm ülkesi oldu. Bugün en güçlü endüstrilerimiz, tekstil, otomotiv, şeker, çimento. Maalesef kötü politikalar yüzünden tarımda lider olamadık. Gemi inşaatında dünyada dördüncüyüz. Uçak ve savaş gemileri yapabiliyoruz. 
İnşaat sektörümüz dışa açılmış durumda. Bugün yapamadığımız nükleer, termik santral, petrol rafinerisi, boğazdaki asma köprüler ileri teknoloji. Turizm konusunda dünyada beşinciyiz, daha da ileri gidebiliriz. 
Ekonomik bakımdan bugün Türkiye düne göre iyi durumdadır. G20'ler topluluğu içindeyiz. Bu ne demek? Ekonomisi en iyi yirmi ülke topluluğu demek. Tek kusurumuz fırsat eşitliğimizin bozuk olması. Hangi ülkenin fırsat eşitliği doğru dürüst ki? 
Bugün sokaklara çıktığımız zaman yırtık, pırtık pejmürde kılıklı ayakkabısız insanlar görmüyoruz. Bugün Edirne olarak Avrupa kadar değilsek de daha düzgün, daha intizamlıyız. Kültür seviyemiz eskiye göre daha üst seuiyede ama artık eski arkadaşlıklar, komşuluklar kalmadı. 
1940'lı yıllarda Edirne'de on adet otomobil yokken, bu gün iki kişiye bir otomobil düşüyor. O yıllara Edirne bir harabe iken, taş yapılarımız, camiler, köprüler, kervansaraylar çok güzel onarılmıştır.
İlkokuldayken fasülye taneleri ile hesap yapardık, şimdi bilgisayar kullanıyoruz. Çocuk tuşa bastığı zaman dünyayı önüne seriyor. O güzelim kanalları yok ettik. Onların yerlerine apartmanları diktik, içinde de kümeste oturur gibi oturuyoruz. İyi mi yaptık? Hiç iyi yapmadık. Değeri kaybettik. Bugün düne göre köyler hariç birçok evde doğalgaz kullanılıyor. Daha birçok olay ve konu. Peki ya yarın?
YARIN
Türkiye'nin nüfusu her yıl 800 bin kişi artıyor. Bugün 80 milyonuz. 20 yıl sonra 100 milyon olacağız. Türkiye'nin yarısı kadar Japonyo 120 milyon kişi barındırıyor. Sorun besin üretimi yönünde. Yılda 30 milyon ton buğday gerekli. Bunlar için de su. Türkiye kurak evreye giriyor. İş üretim tekniğini arttırmak.
Bir sorunumuz da enerji. Her yıl Türkiye'nin %10 artı enerjiye ihtiyacı var. Nüfusun artması demek konutun artması demek. İyi bir inşaat sektörümüz var, sorun olmaz. Nüfus artarsa araç sayısı da artacak. Araç sayısının artması demek otopark sorunu demek. Çözüm şekli binaların bodrum kısmına otopark yapmak. Mahallelerde katlı otopark yapmak. Yolları iki katlı yapıp üst katta trafiği işletip alt katı otopark olarak kullanmak. 
Her yerde olduğu gibi Edirne'de de hızlı inşaat faliyetleri var. Bu konu algılanırken tabiat değerlerini kaybetmemeliyiz. Örneği ahşap evler yok oluyor. Sonradan pişman olmak istemiyorsak bu değerleri korumalıyız. 
Türkiye'de sevinilecek bir olay da; gençlerin tahsil yapma arzusudur. Üniversite'ye girmek için milyonun üstünde genç sınava giriyor. Bu sevinilecek bir olay. Gelecek yıllarda tahsilli kültürlü insan sayısı çok olacak. Bu insanları idare etmek, iş sağlamak zor olacak. Şimdiden ince hesap yapıp tedbirimizi almalıyız. Gelecekte siyasilerin işi zorlaşacak. 
Türkiye doğru yoldadır. Bir savaş, yıkım görmezse belini doğrultacaktır. Türkiye'nin bu durumundan rahatsız olan ülkeler olacak. Dışarıdan saldırmasalar da içeriden parçalanma, ayırma, kışkırtma gibi taktikler uygulayabilirler. 
Örneğin; sağ-sol çatışması, PKK olayı, kışkırtmacı. Türkiye bunların üstesinden gelirse ki gelir Türkiye'nin önü açıktır. 80 milyonu göze alarak, dünü, bugünü, yarını yorumladım. İyi mi yaptım? Evet iyi yaptım.  (SON)

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Ertene'den veda
Tarihi köprüde korkutan kaza
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
'Hayvanlar oyuncak değildir'
Alzheimer'i geciktiren merkez
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE