ANASAYFA
17 Ekim 2017 Salı
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Erdal AKAS / KONUKLARINIZIN SESİ
KONUKLARINIZIN SESİ 218
Yayın Tarihi: 11 Ekim 2017 Çarşamba, 07:17
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Falih Rıfkı Atay'ın Atatürkçüler Nedir inden sonra Yılmaz Dikbaş'ın Atatürkçüler Yenildi sini tanıtmam doğru olur sanırım. Yılmaz Dikbaş bir mühendis. Çok iş yapmış ama görmüş ki (Atatürk dönemi sonrası) ülkemizde yıkım yapımdan çok daha fazla. Bu yıkıma eğilmiş, onbeş kitap yazmış, yayınlatmış. Deniz Bitti, Özelleştirme Sömürgeleştirme, Gaflet Dalalet Hıyanet, Satılık Vatan, Tabuta Çakılan Son Çivi Avrupa Birliği, İğfal, Türk Milletine Suikast, Atatürkçüler Yenildi... 
Biz bu kitaplardan Atatürkçüler Yenildiyi seçtik. Yılmaz Dikbaş kimseye hakaret etmiyor, kimseyi karalamıyor. Araştırıyor, belgeleri aktarıyor, ülke yönetiminde, gençlerimizin eğitiminde görev alan kimlerin ne yaptığını, ne ilişkiler içinde bulunduğunu anlatıyor. Anlattıklarını kitaba bırakalım. Burada Yılmaz Dikbaş'ın girişte yaptığı Günümüz Atatürkçüleri tanımıyla yetinelim.
Türkiye genelinde ortalamanın üzerinde eğitimlidirler. İlk ve orta eğitim öğretmeni, memur, emekli, doktor, avukat, mühendis ve subaydırlar.
Siyasi parti olarak CHP de sivil toplum örgütü olarak da Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) de örgütlenmişlerdir. Hiç kuşkusuz diğer siyasi partilerde ve sivil toplum örgütlerinde de çok sayıda Atatürkçü bulunmaktadır. 12 Haziran 2011 genel seçimlerinde CHP'nin yaklaşık 12 milyon oy aldığı, Atatürkçü Düşünce Derneğinin Türkiye genelinde toplam 463 şubesi bulunduğu göz önünde bulunursa Atatürkçülerin Türkiye'de ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğu kolayca anlaşılır.
Sanata, kitaba, sinemaya, müziğe ve tiyatroya sanki düşkün gibi görünseler de konser ve tiyatroya pek gitmezler. Çok okudukları da söylenemez. Okuyanları da sadece bilgi depolamak, sırası geldiğinde bilgiçlik taslamak amacıyla okurlar. Okuyarak edindiği bilgileri bilince daha sonra da eyleme dönüştüreni yok denilecek kadar azdır.
Osmanlı tarihini ilk ve orta eğitim sürecinde okudukları kadar bilirler. İstiklal Savaşı yani Bağımsızlık Savaşı tarihimizi doğru kaynaklardan ciddiyetle, dikkatle okumamışlardır. Bildikleri çoğunlukla kulaktan dolmadır. Yarım yamalak bildiklerini bir böbürlenme aracı olarak kullanırlar. 19 Mayıs 1919, 10 Kasım 1938 sürecinde yaşanmış olan olayları sağlam kaynaklardan okumamışlar, öğrenmemişler, bilinçlenmemişler, gerekli dersleri çıkarmamışlardır. Çoğunluğu Atatürk'ün Nutuk (Söylev) unu bile okumamıştır.
Sık sık Atatürk İlke ve İnkılâplarından söz ederler. İnkılâp yerine öz Türkçe Devrim demekten bile korkup çekinir ancak bu ilke ve devrimlerin içeriği hakkında doğru dürüst üç cümle kuramazlar. Atatürk İlke ve İnkılâplarından tek anladıkları Laiklik ilkesidir. Türkiye Laiktir Laik kalacak diye haykırmaktan büyük zevk duyarlar.
Kendileriyle aynı siyasi görüşü paylaşmayan, dindar yanı ağır basan halkımızı din sömürüsü yaparak iktidar olmakla suçladıkları Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) oy verdikleri için sürekli olarak aşağıladılar. 12 Haziran 2011 genel seçimleri sonuçlarına göre AKP'ye oy vermiş 21 milyondan fazla insanımızı kendilerini bir paket makarnaya, bir çuval kömüre satmış kişiler olarak gösterip hakaretler yağdırdılar. Tüm seçmenlerin yarısını oluşturan bu kesimi aptal, koyun sürüsü gibi göstermekten garip bir zevk duyarlar. Halkımızın yarısına bidon kafalı, göbeğini kaşıyan adam, geviş getiren kıllı bacaklılar diyen köşe yazarlarını çok sever, el üstünde tutarlar.
İlkelerin değil kişilerin arkasından giderler. Sevdikleri, beğendikleri kişileri putlaştırırlar. Putlaştırdıkları bu kişileri (siyasetçi, kamu yöneticisi, yazar, gazeteci) asla eleştirmedikleri gibi buna karışanlara şiddetle saldırırlar. Eleştiri, hele hele özeleştiri kültüründen yoksundurlar.
 Hem ulusalcı olduklarını söylerler hem de dil elden gidince ortada ulus kalmayacağını bilmezler. Türkçeye sahip çıkmazlar. Türkçemize sahip çıkmadıkları gibi anlamlarını tam olarak bilmedikleri şu yabancı sözcükleri olur olmaz yerde kullanmaktan garip bir zevk duyarlar. Misyon, vizyon, motivasyon, aksiyon, ajitasyon, versiyon, tirend, paradigma, parametre, senkronizasyon, konsensüs, konsept, konjonktür, neo-liberal, neo-con, post-modern, reel politik, kaos, manipüle, sendrom, enstrüman, agresiv, provakatif, plaza, fantastik, perspektif, flu, argüman, sofistike, steril, barbekü, portföy, ikona, idol...
Amerika ve Avrupa'yı pek sever ve gözlerinde çok büyütürler. Çocuklarını eğitim amacıyla ABD ya da Avrupa'ya göndermeyi becerebilmiş olanlar bundan büyük gurur duyarlar. ABD ve Avrupa'nın siyasi, ekonomik ve toplumsal konumuyla hiç ilgilenmezler. Buralarda yaşayan milyonlarca insanın içinde bulunduğu olumsuz koşullar onlar için pek önem taşımaz.
Sağlıcakla,

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
‘Suriye en büyük hataydı’
Bu hesap Gürkan'ı şaşırttı!
Annenin servisi
Kızlık soy ismi de yaşayacak
HBT'de Edirne Platformu
Billboardlı EDS duyurusu
Bircan Almanya'da CHP temsilciliğini açtı
'İstifa söz konusu değil'
YÖK'e tarih dersi sorusu
‘Rengarenk amacının dışına taştı’
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE