ANASAYFA
18 Aralık 2017 Pazartesi
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
AKP’nin kültür-sanatla dansı (3)
Yayın Tarihi: 11 Ekim 2017 Çarşamba, 07:18
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

AKP'nin siyasetin vesayet altında olduğu iddiasına bir de kültür ve sanatı eklemesi, bu partinin alışık olduğumuz alan kazanma manevrası ve elbette 'hikâyeciklere dayalı' politika üretme alışkanlığının tezahürüdür.
Aslında AKP 'demokrasi mücadelesi muhabbeti' ile kitleleri yıllarca oyalamış ve yanıltmıştır.
Bugün bunu daha iyi görmemizin sebebi ise bellidir: 'Tek adam yönetimi', demokratik hukuk devletinin sorgulanıyor olması… 
Oysa AKP ilk yıllarında 'vesayet siyaseti'ne son vereceğini öyle inandırıcı ve kararlı biçimde sundu ki, sadece Erdoğan'a meftun kesim değil, liberal, sol liberal çevreler de 'buldumcuk' vaziyette destek verdiler.
Bu liberal, “yetmez ama evetçi” takım geç de olsa ayıldı fakat olan da oldu. Şimdi bir kısmı içeride, bir kısmı pişman vaziyette günah çıkarır gibi yapıyor…
AKP'nin hegemonyasını güçlendirmek için yanına çektiği, kullandığı odakların çoğunu saha dışına itmesi elbette şaşırtıcı değil. Kapsama alanını genişletmek, siyasi iktidarını pekiştirmek için 'her yol mubah anlayışı' bu partinin yönetici elitlerinin fıtratında var.  
Ancak, AKP devlet organları üzerinde sağladığı hâkimiyetin yeterli gelmediğini çabuk kavradı. Toplumsal muhalefetin konsolide şekilde (özellikle rejim değişikliğine yol veren referandum sonrası) kendini göstermeye başlaması Erdoğan tarafından iktidar sorunu addedildi ve bu da bir dizi hamlenin önünü açtı.
Kadir Topbaş ile başlayan ve Melih Gökçek ile devam eden 'Reis müdahaleleri' ve 'metal yorgunluğu' kapsamında teşkilâta ayar verme teşebbüslerinin arkasında hiç kuşku yok ki iktidarı kaybetme kaygısı yatıyor.
Bu endişeyi körükleyen başka saikler de var kuşkusuz.
Örneğin Batı yakasında Erdoğan alerjisi! 
Almanya ile yaşanan gerilim, ABD'nin vize kararı… bu alerjinin dozajını anlamamız için yeterlidir. 
Ve biliyoruz ki, tribünlere dönük siyaset kitleleri oyalamak, gerçekleri çarpıtmak, perdelemek içindir; ama gün gelir gerçekler açığa çıkıverir.            
Zira ülke ekonomisinin dışa bağımlılığı, sıcak para tedarikinde Batılı finans kuruluşlarının ağırlığı tabak gibi ortadadır.
Nitekim dünyada dolaşan paranın bol zamanlarında AKP'nin dış kaynağa dayalı, ancak üretken olmayan, savurgan ekonomi politikaları ülkeyi ciddi boyutta borca soktuğu gibi taze kaynak sıkıntısı da had safhaya ulaşmıştır.
Bu nedenle yüksek oranda zamlar ile vatandaşa yüklenilmekte, çare olarak vatandaşın boynundaki dolaylı vergi kemendinin daha da sıkılması görülmektedir.
AKP'nin daralan siyaset alanına çözüm bulmasının iyice güçleştiği bir dönem içindeyiz vesselam.
Ekonomideki krizin vatandaşın cebine el sokarak çözülmeye çalışılmasının AKP seçmeninde de bir silkinme yarattığını ve dolayısıyla toplumsal muhalefet çemberini genişlettiğini AKP elitleri de görüyor şüphesiz. 
Afyon'da bir araya gelinerek kamuoyuna “yenileniyoruz” mesajı verilmesi de bu ihtiyaçtan, hatta endişeden kaynaklanıyor.
Mamafih Afyon kaymağı ile bile yutturulamaz gerçekler gün gibi ortadayken, 
AKP'nin aşınmış siyasetini yeni hikâyecikler üzerinden kendi kitlesine dahi pazarlaması zorlaşmıştır. 
Ülke kaynaklarının bir kısmını sosyal politikalar adı altında siyasetine finansman yaparak oy devşiren AKP, uyguladığı ekonomi politiğin sürdürülemez noktaya gelmesiyle kaynak sıkıntısı yaşamakta ve oy oranı seviyesini korumakta zora düşmüş görünmektedir.
Tüm bunlar şöyle bir sonuç çıkarıyor önümüze...
Kutuplaştırıcı, çatışma diline dayalı siyaset tarzında, AKP iktidarını besleyen bu damarda tıkanıklık baş göstermektedir. 
Toplumun yarısını iktidarının devamı için tahkim etmeyi zaruri gören ve diğer yarısını ötekileştiren, dahası, Almanya, Hollanda'ya haddini bildiren çıkışlarıyla 'öfke dili'ni yaygın iletişim aracına dönüştüren Erdoğan, ekonominin dar boğazda olması ve buna bağlı oy kitlesindeki çözülmeler, toplumsal muhalefetin giderek genişlemesi nedeniyle koltuğunun sallandığının farkındadır. 
Daha sonucu tartışmalı referandumda bunun böyle olduğunun gören Sayın Erdoğan'ın,  kutuplaştırdığı, ötekileştirdiği, aşağılamaktan geri duramadığı diğer yüzde 50'ye dönük taktiksel iletişim arayışlarına girdiği ise belleklerde tazeliğini koruyor. AKP'nin kendini muhalif toplum kesitine de anlatması yani şirin gözükmesi için partisinin çalışma başlatmasını istediği de hatırımızda.
Gayet tabii ki çelişkili tutum ve davranışlar bunlar da; AKP'den tutarlı bir siyaset beklemek zaten abesle iştigaldir.
Afyon'daki istişare toplantısının amacı da aslında beraber yola çıktığı ama sonradan dışladığı yakın arkadaşları ile köprü kurmak, onları yeniden aktifleştirmek ve bu sayede giderek güç kaybeden AKP'nin derlenip toparlanmasına çare aramak değil midir?
Kuruluşunda bir kadro partisi olan AKP'nin lider partisine dönüşmesinin sıkıntı yarattığı çok açık görünüyor. Erdoğan'ın bir çıkmazda olduğu ve çare aradığı da…
Toplumun en az yüzde 50'sini karşısına almayı uzun zamandır siyasetinin merkezinde tutan Erdoğan'ın alan kazanmak isterken alan kaybettiği bir dönemden geçtiğini ve gidişat karşısında çözüm aradığını söyleyebiliriz sanırım.        
Evet, AKP'nin siyasetin vesayet altında olduğu iddiasına bir de kültür ve sanatı eklemesi, bu partinin alışık olduğumuz alan kazanma manevrası ve elbette 'hikâyeciklere dayalı' politika üretme alışkanlığının tezahürüdür.
Bu bölümü, AKP'nin vesayet anlayışındaki çarpıklığı tartışmaya ayırdık.
Siyasi vesayeti antidemokratik bulan ve ortadan kaldırmaya soyunan AKP'nin ülkeyi “tek adam” yönetimine götürmesindeki çelişkiye de değinmiş olduk.
AKP ve dolayısıyla muhafazakâr mahallenin kültür ve sanat anlayışı, derinliği nedir, AKP'ye göre kültür ve sanat kimin vesayeti altındadır ve nasıl kurtulur, bu sorular üzerinde de durmak gerekiyor tabii…

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
Güler ve Muharrem'in mutluluğu
Ertene'den veda
Tarihi köprüde korkutan kaza
Vatandaşın 'yağmur' imtihanı
'Sivil mimarlık' çöplüğü!
ARAMIZDAN AYRILANLAR
‘Hiçbir ceza susturamaz’
‘Dini nikah kıyan da yargılanmalı’
'Hayvanlar oyuncak değildir'
Alzheimer'i geciktiren merkez
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE