ANASAYFA
24 Kasım 2017 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Gönül UYANIKTIR / Günce
Boşuna eskimesin koltuklar
Yayın Tarihi: 06 Kasım 2017 Pazartesi, 07:38
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz Cuma günü partisinin en sorunsuz şekilde oy alabildiği kentlerin başında gelen Edirne'deydi. Sayın genel başkan kısa ziyarete hem merkezi, hem ilçeleri sığdırdı. Koşa koşa açılışlar yaptı, moral buldu, güzel sözler söyledi. Parti tabanına, kamuoyuna mesajlar verdi, teşekkür etti, umut dağıttı.
Türk siyaseti, AKP'nin literatüre soktuğu, 'toplu açılışlar' modasını pek sevmiş görünüyor. CHP'li belediyeler de icraatlarını aynı yöntemlerle halka duyurmayı tercih edince, ortaya 'yok aslında pek farkımız' gibi bir durum çıkıyor. Bu yöntemi genel başkanlar da seviyor olmalı ki, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu  kısa günde onlarca açılışı birden yaptı. Ama hakkını verelim, diğerlerinden farklı olarak, lüks salonlar veya miting alanlarında sinema perdesi aracılığıyla değil, koşturup yetişmeye çalışarak. Üstelik her birinde konuşmalar yaptı, partililerle vatandaşlarla yan yana durabildi. Ama, diyalog kısımları sadece partinin kentteki üst düzey temsilcileriyle(!) sınırlı kaldı sanıyorum.
Sanıyorum diyorum çünkü, haberi başta Hudut olmak üzere diğer yerel gazetelerden izledim. İzleyebildiğim kadarıyla da halkla bir iç içe, karşı karşıya durumunu pek göremedim. Açılış yapılan yerlerde alanlarda bulunanlar hariç, çat kapı sondajlama bir ziyaret olup olmadığını bilemiyorum.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun Edirne'ye geldiği akşamüzeri saatlerinde benim de telefonuma birkaç mesaj geldi. Numaramı bilen birkaç esnaf, “Kılıçdaroğlu acaba Alipaşa Çarşısına gelecek mi? “ diye soruyordu. Ben de bilgim olmadığını, programda da böyle bir esnaf ziyaretinin gözüme çarpmadığını söyledim…
Alipaşa çarşısı Edirne siyaseti adına neden önemli!? 
Şundan önemli ki; öncelikle bu çarşının esnafı yerli esnaftır. 'Esnafın ithali de mi var?' diyeceksiniz. Evet var! Edirne'de yeni esnaf modeli, aklınıza gelebilecek her konuda büyük, hatta küresel zincirlerin temsilcileri, bayilerinden oluşuyor. Adam bilmem nereli ama, Edirne'de bir gelecek(!) görmüş ve bir zincir mağazanın temsilciliğini alarak falanca AVM'de işyeri açmış… Alipaşa'nın mütevazı esnafı ile onun arasında her bakımdan dağlar kadar fark var elbette.  
Vakıf kiracısı Alipaşa esnafı daha bir geleneksel yapıya sahip. Genelde ya Edirneli, ya da yaşamını yıllardır bu kentte sürdüren, kentin dününü bugününü bilen, yarını için endişe taşıyan insanlar. Geçmişte orta, hatta ortalamanın üzerinde bir gelire sahipken, günümüzde asgari ücret düzeyinde yaşamaya çalışıyorlar… Küresel zenginlerin sorunlarıyla onlarınki bir değil, yani onlar tabandakiler, yani çoğunlukta olanlar…
Geçmiş yıllarda, (ben daha çömez bir muhabirlerken) kente gelen her lider mutlaka bu çarşıya uğrardı. Gazeteler en çok buradaki esnaf diyalogları ve fotoğraflarına önem verir ve bu görüntüleri kullanırdı. Çünkü kentin nabzı orada atardı. Usta bir siyasetçi de Edirne'de gidişatın hangi yönde olduğunun ipuçlarını, üç beş esnafla konuşup kolaylıkla çözebilirdi. Hatta öyle liderler vardı ki bu çarşı esnafının bir kısmını ismen tanırdı. 
    Elbet o günler çok geride kaldı. Hem ölçü olarak hem de sorunlar ve beklentiler olarak… Ama şunu söyleyebilirim, Edirne'nin nabzı o büyük AVM'lerde değil hala bu çarşıda atıyor ve buradaki değişim de CHP'nin lehine bir değişim. Bunu değerlendirmek yerine, Kılıçdaroğlu'nun kişisel beklentiler sarmalında sıkıştırılması, yorulması tamamen siyasetsizlik ve 'acaba hakkımda kötü bir söz edilir mi' korkusundan kaynaklanıyor. 
Oysa sıradan insanların gündemi farklı. Onlar, (yani liderden kendi siyasi geleceği, çıkarı için değil, toplumsal beklentileri olanlar) inanacakları, güvenecekleri, kendilerine saygı duyacak kendilerinin de bu saygının karşılığını verebileceği siyasiler arıyor. En kısacası 'kalite' arıyor. Hem sadece Alipaşa esnafı da değil, Saraçlar esnafı da, Yeniimaret, Kıyık, yeni yerleşim bölgesi halkı da …
Bütün dünyada siyaset; kaliteli (eğitim, parti misyonu, katılımcılık, üretkenlik, inandırıcılık, şeffaflık v.b) insan gücüyle yapılırken (ya da yapılması beklenirken) bizim hala o kulvarlarda olamamamız ve o insanları kaybetmemiz ne yaman bir çelişki…! 
Oysa siyaset demek, özünde ülke yönetimi demek… İktidar olsun olmasın, toplumun geleceğine yön veren, toplum ve halk adına en doğru kararları verebilecek olan siyaset kurumu...! Hal böyleyken ve bizde, 15 yıldır tek başına ülke yöneten iktidarın, yapamadığı ya da kötü yaptığı her işten, sorumlu gösterdiği bir muhalefet varken ve de koskoca genel başkan Edirne'ye gelmişken; O'nu bazılarının gelecek siyasi emellerinin sarmalında yormak yapılacak en akılsız iştir…
Görüyoruz ki muhalefette zaten tek başına kalan CHP, bu haksızlıkları aşamıyor… Çünkü özgüveni az, çünkü tespitlerden öte sorunlara inandırıcı somut çözümler getiremiyor, iyi yönetilemiyor. İktidar; yanlışlarını peş peşe sıralarken, muhalefetin de çözüm çıtasını giderek yükseltiyor. Yani asimetrik bir denge mevcut... Bir tarafın hataları yükselirken diğer tarafın da doğrularının o seviyede yükselmesi bekleniyor…
Sonuçta Kılıçdaroğlu geldi, birbirinden pek hazzetmeyen örgütünün sadece bir kısmıyla birlikte açılışlar yaptı, moral buldu… Gelecekten kişisel siyasi beklentileri olan ve sadece bu doğrultuda çalışmalar yapan bir takım partililer, sosyal medyada sayın genel başkanlarıyla poz poz fotoğraflarını kullandı. Beğeni rekorları kırıldı, yıkama yağlama, (ver gazı) yorumlar birbiriyle yarıştı. Genel başkanın ağzından çıkan her lafı kendi lehlerine atfedenler, iki yıl sonrasının Edirne'sini dizayn ettiler bile… 
Halkın bu yorumlar karşısında neler söylediğini, (partili olduğum için beni tanıyanlar bana çemkiriyor) burada yazıp kimsenin moralini bozmak istemiyorum. Bazı arpacı kumruları, 'nasıl iktidar olunur' diye düşünürken, bazı kuşlar uçmaya devam edebilir…
Sonuç: Kılıçdaroğlu'nun ziyaretinden aklımda kalan şudur: Sayın Genel Başkan CHP Edirne örgütünün yeni binasını hizmete açıyor ve şöyle diyor.
“Güzel bir yer aldınız. Yerin güzel olması binaya kapanma anlamına gelmesin. Orası güzel ama, halkın arası daha güzel. Kırsalda, tarlada, sokakta, fabrikada çalışacağız. Bizim tarihi sorumluluğumuz var!”  
Pardon Sayın Kılıçdaroğlu! Şunu ekleyebilir miyim?
Güzel, konforlu bir bina, sanırsınız genel merkez! Ama içine gelmeli herkes. Sadece siz oturur, çay kahve eş dost sohbet derseniz yazık edersiniz. O salonlar dolmalı, bilgi paylaşılmalı, çoğalmalı kalabalıklar. Sizin adamınızı eleştirenleri de dinlemek zorundasınız. Dinlemez at gözlüğüyle bakmaya devam ederseniz, o güzelim (!) koltukları boşuna eskitirsiniz…     

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
En çok konuşulan görüntü
Edirne'den sonra Svilengrad
Savcı babanın avukat oğlu
Osman İnci Müzesi açılıyor
'Raika Anne'nin saygısı
Boşnak börekli protesto
ARAMIZDAN AYRILANLAR
Solo Türk’ün dansı
Çayır kadar sahnede de iddialılar
Edirne'de geçen ay 620 konut satıldı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE