ANASAYFA
24 Kasım 2017 Cuma
Açılış Sayfam Yap!
Sık Kullanılanlara Ekle
Matbaa Hizmetleri
Künye
Reklam
İletişim
Siyaset
Ekonomi
Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Güncel
Röportaj
Resmi İlan
Yazarlar
E-Gazete
Video Galeri
Nurhan IŞIKSEREN / Eleştirel Düşünce
Sadede gelelim Kemal Bey! (2)
Yayın Tarihi: 08 Kasım 2017 Çarşamba, 07:36
16 Punto 18 Punto 20 Punto 24 Punto

Değerli okurlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.
“Eleştirel Düşünce” köşesinin hakkını iyi veriyorlar. Geçen haftaki yazıyı enine boyuna tartışmak isteyenlerin sayısı hiç de az değildi. 
Yazdıklarımı sorgulayan, hatta niyet okuyan, bir hesaba dayalı yazdığımı ileri süren, yanı sıra bilgi paylaşımında bulunarak bazı hususların daha anlaşılır kılınmasını isteyen, gerek sosyal medyada gerekse özel yazan okurlar, köşeme dinamik katıyor, renkli bir tartışma ortamı yaratıyorlar.  
Farklı bakış açılarının ortaya atılması, ele alınan konuların derinleşmesinin,  çapının genişlemesinin önünü de açıyor.
Kemal Bey hakkında bu köşede yer alan yazılar beş yıl öncesine dayanır.
Ortaya dökülen bilgiler ışığında, ama perde arkasını da görmeye çalışan bir objektiften Kemal Bey'in CHP'deki icraatlarını, yönetsel tutum ve davranışlardaki değişim süreçlerini incelemeye, kavramaya çalışıyoruz.  
Ülke siyasetinde CHP'nin rolünün yanı sıra CHP'ye ayna tutan, başta genel başkanlar olmak üzere önde giden bazı siyasi aktörlerin icraatlarının bu partideki izlerini konu eden yazıların da köşemde yer aldığını biliyorsunuz.   
Kemal Bey özelinde öne çıkardığım hususlar arasında, genel başkanlık koltuğuna “kaset operasyonu” ile oturtulduğu iddialarını ve bağlantılı odakların CHP üzerindeki etkilerini anlamaya çalışmak da vardır.
Buna dayanak teşkil eden merak ise; Kılıçdaroğlu'nun kafasında Ecevit şapkasıyla sahne aldığı 2010 Kurultayı'nda söyledikleri ile çelişen icraatların kısa bir süre sonra kendini göstermesi ve şüphe uyandırmasıyla başlamıştır.
Araştırma yöntemimiz ise; açık kaynaklardan yararlanarak iz sürmek ve ulaştığımız bilgileri köşeye yansıtmak, vardığımız sonuçları okurla paylaşmaktır…
Geçen hafta, Kemal Bey'in TÜSES'in düzenlediği Erdal İnönü'yü anma toplantısında söylediklerinden dikkatimizi çeken “Schröder olmasa Büyükada'da toplantı yapanlar serbest bırakılmayacaktı. O devreye giriyor çünkü ortada yargı yok.” tesbitini;
“Kemal Bey'in bu bilgiye nasıl ulaştığı elbette merak konusu… 
Ülke yönetiminde dış dinamiklerin etkisini de gözler önüne seriyor ayrıca.” ifadeleriyle yorumlamıştık.
Konuyu yakından takip eden bazı okurlar, bunun basına yansıdığını, bilindiğini belirttiler.
Doğrudur, ancak dış basında yer aldıktan iki gün sonra, üstelik “Adımız gibi eminiz…” vurgusuyla geldi Kemal Bey'den.bu açıklama. 
Yani burada dikkat çekmeye çalıştığımız nokta, bu habere katılan 'gizem' ve konunun asıl önemli yanının geçiştirilmesidir. 
Zira Kemal Bey konuyu basından öğrenip buna “Adımız gibi biliyoruz...” diyorsa, herkesin malumu sıradan bir açıklamada bulunduğunun da farkında olmalıdır. 
Evet, esasında odaklanılması ve aydınlığa kavuşması gereken: Schröder ile Erdoğan arasındaki görüşme ve anlaşmanın ayrıntılarıdır. Gün yüzüne çıkmayan bilgilerdir. 
Alman Der Spiegel dergisinde 26 Ekim'de yayınlanan, Türkiye'ye 28 Ekim'de bir bölümü yansıyan bu haberin içeriğinde şunlar da var:
Schröder, Almanya genel seçimleri sonrası (Eylül 2017) partili arkadaşı Sigmar Gabriel'in ricasıyla Erdoğan ile kontağa geçiyor ve Deniz Yücel, Mesale Tolu, Peter Steudtner'in serbest bırakılması için arabuluculuğa soyunuyor.
Schröder ile Erdoğan, konunun çözüme ulaşması için dışişleri bakanlarının temasa geçmeleri konusunda mutabık kalıyorlar. 
Bu görüşmenin ilk meyvesi, Steudtner'in serbest bırakılması oluyor.
4 Kasım'da da Çavuşoğlu ve Gabriel Antalya'da bir araya gelerek iki ülke arasındaki zorlu konuları ve beklentileri ele alıyorlar. 
Evet, Merkel'in de başından beri haberdar olduğu “Schröder'in bu 'gizli görevi” sonuç vermiş görünüyor.
Eylül sonu gibi başlayan, Alman basınına Ekim sonu yansıyan bu dar çevrenin bilgisindeki “operasyon”dan Kılıçdaroğlu'nun haberi ne zaman oldu peki?
Açıklamasından düz mantıkla anlaşılacağı üzere, basınına yansıdıktan sonra…
Kılıçdaroğlu'na önceden, CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'de beraber olduğu SPD'den (Schröder ve Gabriel'in partisi) bilgi gelmiş olabilir mi? 
Dar çevrenin çapını bilemediğimiz için fikir yürütmeyelim. Olabilir de olmayabilir de...
Aslında kafa yormamız gereken, yukarıda belirttiğimiz ve Kemal Bey'in de öne çıkardığı gibi ortada yargıyı aşan girişimlerin bulunması… 
Ülke yönetiminde dış dinamiklerin ağırlığı, belirleyiciliği…
Der Spiegel'in haberinden öğrendiğimiz kadarıyla, Erdoğan'ın Schröder'i Türkiye dostu ve Almanya'da halen güvenilecek tek siyasetçi görmesi ve bunun da “gizli arabuluculuk” misyonuna dayanak yapılması, iki ülke arasındaki ilişkilerin düzeyini de gösteriyor.
Hülasa; Kemal Bey mevcut durumu kamuoyuna duyurmanın (o medyanın işi) ötesinde bir tutum sergilemeli,  Schröder'i arabulucu yapan nedenlerin yüzeyselliğine dikkat çekerek Türkiye-Almanya ilişkilerinin doğru zeminde rayına sokulması yönünde politikalarla öne çıkmalıydı.
Şu “kaset” meselesinde de 'derinleşmek' gerekiyor galiba…
Haftaya…  

Gönder Yorum Yap Yazdır Facebook Twitter FriendFeed Google
Ucuz uçak bileti En ucuz uçak biletleri için arayın,
kıyaslayın ve satın alın
aloucakbileti.net   0850 500 0 737
  ÇOK OKUNANLAR
En çok konuşulan görüntü
Edirne'den sonra Svilengrad
Savcı babanın avukat oğlu
Osman İnci Müzesi açılıyor
'Raika Anne'nin saygısı
Boşnak börekli protesto
ARAMIZDAN AYRILANLAR
Solo Türk’ün dansı
Çayır kadar sahnede de iddialılar
Edirne'de geçen ay 620 konut satıldı
  GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi
Yeni Hudut Gazetecilik ve Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti
Babademirtaş Mah. Üç Şerefeli Camii Arkası No:7 EDİRNE